Bu sayfada sizlerden gelen şiirler yayınlanmaktadır.
Sizinde yazdığınız yada sevdiğiniz şiirleriniz varsa
burayı tıklayarak veya
buradan
yayınlanmak üzere gönderebilirsiniz.
Not: Gönderdiğiniz şiir başkasına ait ise, Alıntı şiirlerinizin lütfen
asıl sahibinin adını da
yazınız.
İki yol var gidebildiğim Biri sana giden...
Diğeri Ölüme.. Sana giden yolda Trafik kontrolleri var, Oysa bende
Ehliyet Yok ! Diğer yol serbest, ama... Ona gidecek İstek Yok !
ÜÇ TEK GÜL
Üç tek gül var sevgilim, Beyazı Benim Kırmızısı
Sensin Pembesi Aşkımız Ben seni terkedersem Beyazı Sen Beni Terk
edersen Kırmızısı Tanrı bizi ayırırsa Pembesi SOLSUN !!
Manalı bakışında sanki
huzun gizlenmiş,
Eskimiş şarap gibi durdukça güzelleşmiş,
Tanrı yıldızlar kadar
parlak bir hayat vermiş,
İnci kadar bulunmaz hayallerle süslemiş,
Nasıl bir kaderdirki
seni gözlerimde gizlemiş,.
seni düşünmek seni düşünmek güzel şey seni düşünmek ümitli şey dünyanın en
güzel sesinden en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey fakat artık ümit
yetmiyor bana ben artık şarkı dinlemek değil
Şarkı söylemek istiyorum...................
Kaç akşamdır bekledim seni gelmedinki Hani seni ilk gördüğüm o
akşamdan beri
Gözlerimde bakışların, neden değişmiyorlar Niçin aklım, ruhum,
duygularım hep seninle Senin için bütün bunlar, hep seni
unutamadığım için Gökte bulutlar göründüğünde Rüzgarın ve
yağmurun geleceği gibiİ Sende Her akşam olduğunda Bana Geleceksin
Değilmi?...........
Gönderen: N.Y
KIIZIL BIR GÜNEŞİN ÖNÜNDE MAVİ
BİR YELKENDIR HAYAT. ALIR GÖTÜRÜR SENİ BİLİNMEYEN DERİNLİKLERE. SEVDA
MAVİDİR,MAVİ İSE UMUT, SENDE YÜREGİNİ HEP MAVİ TUT...
Ne zaman
denizler çöl, çöller deniz olursa... Kayalarda nilüfer, çamlarda gül
biterse... Güneş doğmayı unutur, Ay çimenler üstüne düşerse...İşte o
zaman seni unutur bir başkasını SEVERİM !!
ATMA TÜRKÜ
Rize den çıktım yola
Sahil boyu yol aldım
Yedim hamsikoliyi
Çayelinden su aldım.
Çayelinden Pazara
On dakikaya vardım
Ardeşen sahilinden
Deniz havası aldım
İsmimi söylemiştim
Unuttun mu yoksa sen
Hafızanı zorlarsan
Beni bulursun hemen
İsmin ne önemi var
Bu kadar uğraş neden
Akşam eve gidince
Sopa yersin hanumden
Nihayet en sonunda
Şairluği öğrendun
Beni bulana kadar
Kim bilir neler çektun
Mesaj yazarım sana
Türküler sıra sıra
Acep yolun düşer mi
Bizim bu fabrikaya
Gönderen: naz
Ulaşacağım yere
Ben hala varamadım
Nerden rastladım sana
Yandım allahım yandım
Çok mahsum bakıyordun
Bakışına aldandım
Eşinin olduğunu
En sonunda anladım
İşlerimi hallettim
Tekrar Rize ye vardım
Seni bulayım diye
Anatamire daldım
Hulyalara dalmıştın
Bense kapını çaldım
Birşeyler sordum sana
Hiç farkına varmadın.
Çayelinde kar yağar
Rizede de kar varmı
Neden erken pes ettin
Yoksa yüreğin darmı
Her zaman sesli akar
Koca senoz deresi
Benim çalıştığım yer
Bil bakalım neresi
SENİ
YAŞAMAK Seni her
özlediğimde sevgilim, Gökyüzüne
bakıyorum; Göğün
mavisinde gözlerini görüyorum çünkü. Seni her
özlediğimde bir tanem, Denizlere
bakıyorum. Ufuğa
bakınca mucizeni görüyorum çünkü. Seni her
özlediğimde bir tanem, Kuşlara
bakıyorum. O
kanatlardaki özgürlüğünü görüyorum çünkü. Ve aşkım,
seni her özlediğimde, Adında
isyan ediyorum. Seni
özlemek istemiyorum ben, Ben seni
yaşamak istiyorum, Seni her
özlediğimde sana bakmak istiyorum Ve seni
sende görmek sadece.
SEN, BEN, O!..
Her ben , dolaylı bir
şekilde bir seni anlatış, bir senden yakınıştır.
Çünkü benim yerim
seninle onun arasındadır.
Ve o değildir bana
yakın olan, sensin.
Ben ben olsam
dilbilgisi kitaplarındaki tekil şahıs zamirlerini şu
sıraya göre
düzenlerdim.
Sen, ben, o!
Başta sen gelir, çünkü
ben diye bir şey yok sen olmadıkça.
Her ben, ben'liğini
sen'le anlar
BEHÇET NECATİGİL
SEN !!
Kor bir alev sardı yüreğimin derinini Kızıl kahvelere
büründüm sen gidince Haykırdım..diz çöktüm sevgimle Yığıldım kaldım öylece...
Tebessümsün yüzümde..mutluluksun kalbimde..
Sen varya sen.. umudumsun her günümde Hiç gece olmazki Ben'de... Hiç karanlık olmazki Sen'le
SENSİZLİK
Sensiz olmak siyahi...senle ise ebruli
Bak gene çöktü aşkımın üzerine bulutlar
Yağmur mu yağacak gene... Boğulup kaybolacağım belkide
Kaybolacağım mutluluğun sığ sularında,
Çok tanıdık..ama hiç bilmediğim Akıntının kollarında
BİRGÜN !! Birgün çıkarsam karşına.. Elleri buruşmuş, yanakları çökmüş..
Elimden tutan, adına torun denen delikanlıyla..
Ve gözlerim buğulanıp, kirpiklerime kayarsa
damlacıklar...
Sen bana aldırma. Ama nolur bakma gözlerimin içine eskisi gibi..
Dayanamam sonra. Belkide yine sarılırım boynuna.
Artık yapamam sıpa şakalarımdan sana.. korkma,
Eşşek şakalarım var artık; büyümüşüm ya !!
....Ne çok özlemişim seni Bu gri saçlar da çok yakışmış sana..
Ne kadar oldu görüşmeyeli? Kaç yıl geçti...
Bu gözler kaç yıl oldu birbirine bakmayalı
Ya ellerimiz kaç zamandır kenetlenmedi birbirine...
Ve kollarım ne kadardır sarmadı o sıcak bedenini...
Seni sevdiğimi en son ne zaman haykırdım sana.....
ilk elini tuttuğum an geldi şimdi aklıma ve ilk öpücük...ilk sarılış...ilk kaçamak........
ahhh... yeşil yandı bak..hadi !! yine...herkes yoluna
Gönderen: Kraliçe Elizabet
ERZURUMLU MEMUR
Sabah erken gahiram, el
yüzümi yihiram,
Aynanin garşısına geçir, bene bahiram.
Gari sofrayi gurir, çay dolmuş önde durir,
Okula giden oglan bene dersini sorir.
Bir cigara yahiram, çay başından gahiram,
Vahit gelip çatanda giravati tahiram.
Çeketimi giyirem, paltomi ver diyirem,
Ayahgabimi geyip, gapi çekip gidirem.
Hava soyuh, tipi var, ağzin burnun sihi sar,
Keyif senin, ister sarma, goynan dolar sonra gar.
Birez yürir gidirem, çoh çoh dua edirem,
Durağima varanda otobosa binirem.
Devletimi sevirem, rüşvet nedir bilmirem,
Git ganaat geçinir, az alir şükredirem.
Seggiz uşah, bir gari, yeddi esmer, bir sari,
Odun kömür bitecah zor beklirem bahari.
Ahşam olir gararir,cüzdanim çoh morarir,
Sabah ahşam dolaşmah ayaklarimi yorir.
Eve yorgun dönirem, el ayak yihaniram,
Hazir sofra görende aj gurt gibi daliram.
Sofra gahir, gelir çay, içtin mi oliram tay,
Yorgunluh, uyhi gelir, gari gah yataği yay...
YANSIMA
YANSIYAN DÜŞÜNCELER
DÜŞÜNMEK İSTİYORUM;
HANİ O GERÇEK SEVGİLİ VARYA,İŞTE O'NU
KÜÇÜK İÇİNE KAPANIK BİR ÇOCUK GİBİ,CEVAPSIZ KALAN SORULARI.
ISSIZ,SESSİZ ZİFİRİYİ....
BİR DOSTU;
ARADIĞIM,BULAMADIĞIM...
AĞLAYAN AKŞAMLARDA BENİ PENCEREYE ÇAĞIRAN O SESİ.
DÜŞÜNMEK İSTİYORUM;
HANİ DOST İSTERSEM O YETER YA,İŞTE O'NU....
GÖZLERİNDE
GÖZLERİNDE BİTMEYEN BİR TÜRKÜ DİNLERDİM HEP.
BAZEN SİTEMKAR BİR DUYGUYU,BAZEN ÇAĞLAYAN ÜMİTLERİ
BAZEN İSE HEP KENDİMİ HİSSETTİM.
BAKMAYA KORKTUM KİMİ ZAMAN
BEN SENİ HEP GÖZLERİNDE İZLEDİM.
RUHUMA YAĞAN BİR DAMLA OLDULAR KİMİ ZAMAN,
KİMİ ZAMAN DA UFKA TAŞIYAN KANATLARIM.
RUHUM SIKILDIĞINDA GÖZLERİNİ ARADIM.
GÖZLERİNLE KONUŞTUM,GÖZLERİNLE YÜRÜDÜM.
BEN SENİ HEP GÖZLERİNDE GÖRDÜM.
ŞİMDİ YİNE RUHUM SIKKIN,İÇİM DÖKÜK.
ANLATACAĞIM O KADAR ÇOK ŞEY VAR Kİ GÖZLERİNE.
BAZI ÇOŞKUN ÇOŞKUN.....
BAZI SÖKÜK SÖKÜK.....
Gönderen: Pelin & Seda
İŞTE HAYAT
Karanlık bir gecede
başladı yolculuk
Umutlar hayaller ve yaşanacak güzel günler
Sürükledi bizi bu sevda yoları
Yarını bekleyen güzel günlere.
Başta herşey güzeldi sanki
Günler ve geceler hep düşünce ile geçiyordu
İşte aşk diyebiliyordum
Ve ben seviyordum
Bunu anlamak bu kadar zormuydu ki
Gündüzleri yanımda geceleri rüyamda
Sevmek ne güzelşeymiş be
Anlayana bir hoş geliyordu
Bir yandan çiçekler gülüyordu
Bir yandanda bülbül neşe ileşarkı söylüyor
Sanki bütün doğa bizi alkışlıyordu
Bir şarkımız bile olmuştu bile
Sadece aşkımızı anlatan bir şarkı
Zaman gelince sahilde el ele tutuşmalar
Ne güzel bir sey bu hayat be
Aşık olmak ayrı birşey sanki
Başlardık şimdiden hayaller kurmaya
Yarınlar sanki bizim için vardı
Bir yuva kurmuştuk gecenin karanlığına
Mutluluk sadece bize aitti.
Günler geceler hep böyle geçti
Ama ben bir şeyiöğrenmeyi daha
Acı gerçekleri unutmuştum
Acıları ve mutsuzluğu unutmuştuk!
Ve günler geldi çattı bir kere
Kurtulana helal olsun
Bir yandan kavgalar bir yardanda bağrışmalar
Bu nedir ya anlamadım
Ve anlamadan o güzel günler bitti
Anlamadım Anlayamadım...
Bir kurşun yarası gibi kalbimden vurdu
Ölmek bu muydu? sanki
Ölmek bence daha güzel olmalı
Ama ayrılık ölümden daha acı bir son
Şimdi bütün şarkılar benim oldu
Sanki beni anlatmaya başladı
Geceler sadece karanlığın değil
Bir de karanlığa arkadaş oldum,
Güller artık gülmüyor
Bülbül ağlamaktan gözlerini kaybetti
Ve ben...
Ben ayrılığın kelepçesini giydim
Ve mutluluğu olmayan bir hapse girdim
Kaybettim umutlarımı
Ve kendimi yalnızlığa mahkum ettim
BANA BUNU YAPMAYACAKTIN
Bana bunu
yapmayacaktın
Öyle sırtımdan vurmayacaktın beni
Gelişin gibi onurlu olmalıydı gidişin
Ve öylesine gururlu bitişin
Gel gör ki kötü oynadın bu oyunu
Erken düştü masken yüzünden
Demek ki sen içimde büyüttüğüm bir dev değil
Bir hiçtin,Görüyorsun işte
Gittin..Ve de bittin...
Bana bunu yapmayacaktın
Böyle bir hancerle yıkmayacaktın beni
Bir ihanetin adresi olmamalıydı ayak izlerin
Nasıl kirlettin o tertemiz aşkımızı?
Yoksa ben mi yanlış tanıdım seni?
Yoksa hep böyle kirlimiydi senin denizlerin?
İşte ellerimde,Suç ortağı bir sinema bileti
Bir pastahane köşesi,Bir tiyatro gişesi.
Bu kadar ucuza gitmeyecektin
Sigara dumanlarında harcamayacaktın bu aşkı
Ve aşk cellatlarına meze yapmayacaktın beni
Şimdi boş bir mezar bulsam
Seni böylesine sevdiği için;
Oraya gömerdim kalbimi...
Bana bunu yapmayacaktın
Böyle küstürmeyecektin şiirlerimi
Kan kırmızısı yağmurları yağdırmayacaktın gecelerime
Kanatlarını kırmayacaktın hatıralarımın
Çıldırtmayacaktın
Artık adın ihaneti çağrıştırıyor bana
Ve tadın bir yılanın en öldürücü zehirini
Bilmiyorum,Şimdi hangi yüreğe saplıyorsun
O acımasız hançerini...
Unutma ki;Yasaklanmış kitaplarım gibisin artık bana
Bundan böyle
Yaklaşmam yasak
Dokunmam yasak
Ve ..Sarılmam yasak sana...
Aklına düşerim hani olur da Güzelliklerin görünmeyen yüzünde ara Sevginin menfaate döndüğü yerde Bir gönül yarasının izinde ara
Yıkılmış umutların enkazından geç Öksüz bir çocuğun gözünde ara Ağıtların tüttüğü evlere uğra Bir ananın bos kalmış dizinde ara
Beni yıldızlarda arama boşa Yüreğini yasa boğan sızılardayım Dertlerinle bulursun beni baş başa Senin gibi karayazılardayım
Sahte sevgileri tanımaz kalbim Beni seven gönüllerin ocağında ara Menfaatle bakmasını bilmez gözlerim Beni gerçek dostlukların kucağında ara
Mutluluğu anlatan şarkılarda değil Yaralı yüreklerin ağıtlarında ara Beni menfaat ve ihanetten uzakta Yağacak sevgi bulutlarında ara
Öyle senden çok uzaklarda değilim Görmesini bilen gözlerin bakışındayım Belki sana senden daha yakın bir yerde Çarpan kalbinin her atışındayım
Aklına düşerim hani olur da Beni sığmadığın duyguların içinde ara O kadar da kolay bulurum sanma Beni benim seni görebileceğim biçimde ara. Teşekkürler: Hülya Yağız
Sevgi Şiiri
Ben senin en çok sesini sevdim Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak Nice güzellikler gördüm yeryüzünde En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak
Ben senin en çok gözlerini sevdim Kah çocukça mavi, kah inadına yeşil Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
Ben senin en çok gülüşünü sevdim Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran Unutturur bana birden acıları, güçlükleri Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman
Ben senin en çok davranışlarını sevdim Güçsüze merhametini, zalime direnişini Haksızlıklar, zorbalıklar karsısında Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini
Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim Tüm çocuklara kanat geren anneliğini Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada Sensin, her şeyin üstünde tutan sevgini
Ben senin en çok bana yansımanı sevdim Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...
Teşekkürler : xxx
ELVEDA Merhaba Yalnızlık Merhaba Hüzün Size Geliyorum Bitkin Ve Yorgun Bitmiyor Gönlümün Derdi Çilesi Bütün Acılara Elveda Bugün
Yalnız Gelmedim Mi Dünyaya Zaten Beni Kabul Eden Bir tek Sendin Sen Terk Edilen Sendin Ter Eden De Ben Bütün Korkulara Elveda Bugün
Ağrılar, Acılar, Sancılar Neymiş Sevgiler, Saygılar, Duygular Neymiş Bunca Üzüntüler Kaygılar Neymiş Bütün Kaygılara Elveda Bugün
Gökyüzüne Çizdim Hudutlarımı Rüzgar Aldı Sevda Bulutlarımı Mutsuzluklar Kırdı Umutlarımı Bütün Umutlara Elveda Bugün
Hiç Kimse Kimseye Saygı Duymuyor Sevilen Seveni Aynı Sevmiyor İstesen de Hak Yerini Bulmuyor Bütün Duygulara Elveda Bugün
Yalnızlık Ölümün Bir Parçasıdır Yalnızlık İnsanın İhtirasıdır Yalnızlık Hayatın Bir Mirasıdır Bütün Sevgilere Elveda Bugün
Elveda Yıldızlar Elveda Güneş Merhaba Karanlık Merhaba Toprak Merhaba Yalnızlık Merhaba Hüzün İbrahim Çınara Elveda Bugün
Şiirleri Yazan : İbrahim ÇINAR
GEÇ OLDU
Yollar Bile Hasret Kalmış Sevgiye Gezdiğin Sokaklar Dönmüş Deliye Kederli Hüzünlü Sen Yoksun Diye Matemler İçinde Bizim Sokaklar
Meltem Rüzgarları Artık Esmiyor Soğuk Bile Hararetim Kesmiyor Yüreğim Ağlıyor İnan Susmuyor Sitemler İçinde Bizim Sokaklar
Hazan İle Bahar Sanki Bir Olmuş Gönül Sevdiğine Bir Esir Olmuş Sevgili Kaybolmuş Sanki Sır Olmuş Gizemler İçinde Bizim Sokaklar
İsmin Duvarlarda Hala Duruyor Kim Ne Bilir Ne Hayaller Kuruyor Cana Gelmiş Bu Sokaklar Yürüyor Gezenler İçinde Bizim Sokaklar
Gezdiğimiz Kaldırımlar Söküldü Yerlerine Kara Asfalt Döküldü Filiz Gibi Çınar Nasıl Büküldü Hazanlar İçinde Bizim Sokaklar
____CELLADIM SEVDAM OLSUN____
DOĞUNUN KUCAĞINDA
BU ŞAFAK BAŞKA AĞARMIŞ
BU GÜN.
BU ŞAFAK BENİM SON ŞAFAĞIM,
ÖNÜMDE FERMANIM,ARKAMDA DİVANE AŞKLARIM
SAĞ YANIM BOŞLUK
SOL YANIM BOŞLUK,
BÖYLEYMİŞ HAYAT
NE ÇİZGİ,
NE HAT.
ÖZLEMİM SORUYOR...
SON İSTEĞİN NE?.. DİYE
BAĞIRIYORUM...SON İSTEĞİMİ,
CELLADIM SEVDAM OLSUN...
BİZİM SOKAKLAR Senin De Benim De Gençliğim Gitti Hasret Çeke Çeke Bir Ömür Bitti Saygılarımı Sevgilerimi Unuttu Soramadın, Aramadın Geç Oldu
Ne Haberin Geldi Ne De Bir Sesin Seni Hala Seviyorum Bilesin Ben Aynı Yerdeyim Sen Neredesin Gelemedin, Bulamadın Geç Oldu
Çiçek Açtın Bahar İle Yaz İle Canım Aldın Eda İle Naz İle Sevda İle Özlem İle Naz İle
Sevemedin Saramadın Geç Oldu
Yıllar Önce Kondurduğun Buseni Kaybettin mi O Tükenmez Neşeni Gelir Diye Bekliyorum Ben Seni Gelemedin, Göremedin Geç Oldu
Üzülme İbrahim Gelsen Boş Yere Hevesini Sakla Yüce Mahşere Bu Günlerin Değerini Bir Kere Anlamadın, Bilemedin Geç Oldu
DÜŞ SEBEPSİZ OLSAYDI
Şu tezekli tarlanın, altı taştan yapılmış,
Çevirirdi toprağa, taş sebepsiz olsaydı.
Fikir yüzmüş nehirde, akıl sele kapılmış,
Zikri hakim kılardı, baş sebepsiz olsaydı.
Göze kudret bağışlar, varlık onu görürdü,
Kimbilir haşyetinden, buz dağları erirdi,
Eksilmeyen mülkünden, rızkı hazır verirdi,
Sofra ihsan ederdi, iş sebepsiz olsaydı.
Coşamazdı ırmaklar, haz olurdu çağlamak,
Çözülürdü düğümler, gerekmezdi bağlamak,
Hele insan hasleti, hıçkırarak ağlamak,
Gönül daim gülerdi, yaş sebepsiz olsaydı.
Gül gülşende değil de, her bahçede açardı,
Güneş doğup batmayıp, nur-u daim saçardı,
Zamanın hasretinden, kaplumbağa uçardı,
Ayrı kanat vermezdi, kuş sebepsiz olsaydı!
Terazi hile çekmez, hüküm hakka ağardı,
Zalime mühlet olmaz, zülmü zaman boğardı,
Mevcudatın üstüne, her an rahmet yağardı,
Üşümezdi Kainat, kış sebepsiz olsaydı!
Herşey ihsan edilir, insan hazır alırdı,
Levh-i Mahfuz okunur, kafdağını bilirdi,
Doğmadan doğurmadan, kadın huri gelirdi,
Bebek sırdan olurdu, eş sebepsiz olsaydı!
Ne hasret ne gam çeker, ne saçını yolardı,
Umudun tadı olmaz, ne hayale dalardı,
Ayan görüp alemi, kabı bilgi dolardı,
Fani beka bulurdu, boş sebepsiz olsaydı!
Dile izin olmazdı, dönemezdi riyada,
Kimse mana aramaz, bulamazdı güyada,
Acep nasıl hikmettir, gözsüz görmek rüyada,
Aşikar gösterirdi, düş sebepsiz olsaydı!
Gönderen:Mansur İlhan Yakar
Vezir ettin kapı kulu çobanı,
Kaybettiğin sürü sana az Osman.
Unutursun dediklerim önemli,
İster isen şöyle bir bir yaz Osman.
Hoşgörülü olmak yoktur çakala,
Merhamette daim maraz yakala,
Yavaş tükrük zarar verir sakala,
Kesince de köse kalır yüz Osman.
Kim olursa olsun sırta binerse,
Hele hele mert görünce inerse,
Baykuş gibi can evine tünerse,
Beklemeden yuvasını boz Osman.
Karga besle amma sakın gözünü,
Zebun etme sağır ile sözünü,
Hor nazardan gizle elvan yüzünü,
Didar olmaz her gönülde göz Osman.
Dil yüzüne katledilen boyunmuş,
Dolu hayat boş kafaya oyunmuş,
Mezarlıklar düşlerinden soyunmuş,
Elde kalan iki arşın bez Osman.
Misal bu ya düve tosun süserse,
Boynu! ile deve ahkam keserse,
Mağazallah biri çapraz eserse,
Yedi divan sonra yutar toz Osman.
Hani derler ali cengiz oyunu,
Cengiz ölçer ali yazar boyunu,
Dere ile deryaların suyunu,
Birbirinden ayrı kılan tuz Osman.
Yetim yaprak uçar iken yellerde,
Dala idam hükmü vardır dillerde,
Resmi gezer emanetin ellerde,
Aslı gibi hürmet görür poz Osman.
''Yetmiş iki'' ucu çıkmaz yol işte,
Memnun ayak yürümekten inişte,
''Yetmiş üçü'' bulacaksan dönüşte,
Süreceğin ayak izi! düz Osman.
Osman benim gayrı gözüm yaşarır,
Nev baharda gönül vuslat başarır,
Bu toprakta çiçek hasret yeşerir,
Göz yıkanır durulanır öz Osman.
Mansur derki meram alır giderim,
Dağım güneş kuzum gölge güderim,
Hakkı olan gelsin burda öderim,
Orda çetin paylaşılır koz Osman.
Senden kalan baki destan, söz Osman!
Keşke ; tanımasaydım seni .
Omuzlarıma , bu kadar yük binmezdi o zaman ,
Gözlerim , ağlamayı bilmezdi ;
O kadar sık kalbim çarpmazdı böyle delicesine !!!
Benimde ellerim sımsıcak olurdu mutlaka ;
Geceleri asla uykusuzluk çekmezdim sabaha kadar ...
Rüyalarım ; hatta , tatlı hayallerim olurdu !
Duygusuzca düşünmezdim yokluğunda günlerimi , saatlerimi ...
Hem hiç üşemezdim !
Böylesine ölü soğukluğunda , hırsla takip etmezdi beni böle kötü kaderim .
Kan çanağına dönmezdi gözlerimin taa içi ...
Kayan yıldızlarda , bende farklı dilekler tutardım ...
Duyardım , anlardım yanımda konuşulanları .
Hasretin bu kadar artmazdı o zaman ,
Bende gülerdim zaman zaman ,
Deniz ve Mehtap benim için de önemli olurdu ...
Hele , hele kara saplı bıçak dostum olmazdı sırtımda...
Güneşsiz dünyamda kavrulmazdı çiğerlerim !
Beynim ise böylesine hırçın uğuldamazdı sürekli ,
Kar yüreğimde damla damla vurmazdı gözyaşlarım ...
Ruhum daraltmazdı benliğimi , sıkıştırmazdı ;
En tiz sesiyle çığlıklar atmazdı göğsüm ...
Simsiyah yankılar oluşturmazdu ufkumda ...
Saçıma , sakalıma bende bakardım ; delicesine ...
Bütün gücümle sigaramı çekmezdim her an !!!
Keşke tanımasaydım seni , keşke ....
Karasaplı bıçak dostum olmazdı ,
Kar yüreğimde ; damla damla vurmazdı gözyaşlarımı ...
Dedim ya ulan ,
Keşke , keşke tanımasaydım seni ...
Keşke ...
Keşke Tanımasaydım ....
MÜHENDİSTEN ŞİİR (COSİNÜS)
Herşey cosinüsü sevmemle başladı.
Pi sayısı nasılda yakışıyordu yüzüne!
İnişli çıkışlı idi hayatımız koordinat sisteminde
Yine de mutluyduk, Sonra integral girdi hayatımıza
Nasıl da değişiyordu insan bir anda
Artık hiçbirşey eskisi gibi değildi
Sinüs vardı artık
Neler oluyordu, grafikler niçin kayıyordu?
Cosinüsün neyi olurdu sinüs?
Hep bunu bulmaya çalıştım Bu nedenle matematikten kaldım.
Artık yaşamak istemiyordum Uçuruma koştum,atacaktım kendimi
Yüksekliği kaçtı acaba bu uçurumun?
Yukarı hangi hızla fırlamalıydım ki,
Aşağı öldürücü bir hızla düşmeliydim.
İlerde bir tank var mıydı, yoksa kandırıldım mı yıllardır?
Onu vurabilir miydim? Menzilim neydi? İlk hızım var mıydı?
Açım ne olmalıydı? Kahretsin, yine cosinüs geldi aklıma?
Aklım karıştı,kaçtım,atamadım kendimi
Koşmaya başladım bir bozkırda
Atlılar geliyordu peşimden Tüfek sesleri duyulmaya basladı
Yine hangi savaşa girmiştim acaba?
Kuzeyde Ruslar, güneyde Amerikalılar
Sağımda çinliler, solumda İngilizler
Arkam, önüm, sağım, solum sobe
Yönler bitti, savaşçılar bitmiyor Atilla geliyordu bana doğru
Ne işim vardı benim onla,korkmaya basladım
İsa isa sesleri yankılanıyordu gökyüzünde
İnsanlar mı şaşırmıştı yoksa ben mi
Nerde,ne zaman ,kiminle, ne yapıyordum
Ve kimse görmüyor muydu acı çekiyordum.
Daha çocuktum nice savaşlara katıldığımda,
savaşamadım,tarihten kaldım.
Hızımı iki v'ye çıkarttım Sürtünmemi de azalttım artık
Nereye gidiyordum?
Hangi nehirde hangi kayıkla yarışıyordum?
Kıyıdaki bir kurbağa benim bağıl hızımı merak eder miydi?
Ölçtüm ve kurbağaya söyledim.
Bana "vırak vırak" dedi. Ne demek istiyordu?
Kurbağaca dersini o zaman almaya karar verdim
Ortalamam yetmiyordu, alamadım.
Trene bindim. İçinde hiç hareket etmedim
Yeni bir problem çıkarmak istemiyordum.
Uyumak istedim,uyuyamadım.
Yine cosinus geldi aklıma Ne yapmalıydı,uyuyamıyordum.
Niye bir kuşu yada ağacı düşünemiyordum?
Niye koyunları sayamıyordum?
Sevmek miydi benimkisi, Yoksa alışkanlık mı?
Yoksa hep uyuyor muydum? Tüm bunlar rüya mıydı?
Uyanmak istiyorum öyleyse
İçinde cosinüs olmayan şarkılar dinlemek,
sevmek istiyorum baharı,ömrümün baharını.
Direncim kalmıyordu artık. Çok kırılmaya başlamıştım
Esneklik katsayım yok sayılabilirdi
Yoğun bir stres altında
Newtonun etki-tepki kanununu yok sayarak Çaresizce oturuyordum.
En iyisi A kentinden B kentine gitmekti.
Belki bir kamyona çarpardım yolda.
X noktasındayım Ambulans meşhur v hızıyla yola çıksa
Bana kaç t saat sonra ulaşırdı?
Yaralı yerim y olsa,
X bölü v çarpı yaralanma katsayisi lamda çarpı y eşittir ?
Nedir? Hangi doktor bu denklemi çözebilir ki?
Kuşçu Ali olmalıydım, kendimi çözebilmeliydim.
Doktor bey! Yaşayacak mıyım? Daha önce hiç yaşayamadım!
Belki bir vektördüm ben
Hep birileri tarafından kordinatları belirlenen...
Hangi düzlemdeyim şimdi Nerde başlayıp nerde bitiyorum
Teğet geçtiğim şey yaşamak mı?
N eksenli kordinat sisteminde Bir garip vektör müyüm ben?
Ve yürüyorum muyum gündüz gece
Tüm vektörlerle aramda 180 derece açı var
Ne demek oluyor bu? Hangi boyuttayım?
Mayınlayın su O noktasını Yıkın tüm boyutları...
Ümidim sıfıra giderken ben nereye gidiyordum
Sorumun karşılığını bilmiyordu hiçbir limit
Birşeyler yapmalı,kaçmalıydım buralardan. Beynime format çekmeliydim.
Soru sormak istemiyordum, Soru duymak da
Buldum,boş kümenin içine girmeliydim
Kimse bulamazdı beni orda
Hersey beni kapsardı, bense hiçliği
Aradım, boş küme kalmamıştı yeryüzünde
Sadece kitaplarda vardı,
Kitaplara verdim kendimi, Madde dünyasını unuttum
Hacmi,yoğunluğu,kütleyi... Fizikten kaldım.
Hep başarısız oluyordum.
Artık dört işlemde etkisiz eleman olmaya karar verdim
Tepki vermiyordum Tüm sayılar geçip gidiyorlardı önümden,
Bense bakıyordum sadece.
Nereye gidiyorlardı, Meraklanmaya başladım...
Etkisiz eleman da olamadim
Hangi programcı beni kurtaran bir program yazabilir ki?
Ben sonsuz bir döngüyüm. Bitiş koşulum yok.
AĞLAMAK
AĞLAMAK İÇİN GÖZDEN YAŞ MI AKMALI? DUDAKLAR GÜLERKEN İNSAN AĞLAYAMAZ MI? SEVMEK İÇİN GÜZELE Mİ BAKMALI? ÇİRKİN BİR TENDE, GÜZEL BİR RUH KALBİ BAĞLAYAMAZ MI?
Sazımı çalmaya
el lazım
şarkını söylemeye ses lazım
gözlerimin içine bakarak gitmene
dayanacak can can lazım
ellerini ellerimden bırakıp gitmene
dayanacak yürük yürek işte o yürek lazım
şarkını yazmaya ilham ilham lazım
bestesini yapmaya tene tane notası lazım
gözlerimin içine bakarak gitmene
dayanacak can can lazım
ellerini ellerimden bırakıp gitmene
dayanacak yürek yürek işte o yürek lazım
arkandan ağlamaya göz gözümde de yaş lazım
son sözümü söylemeye dolanmamış dil lazım
gözlerimin içine bakarak gitmene
dayanacak can can lazım
ellerini ellerimden bırakıp gitmene
dayanacak yürek yürek işte o yürek lazım
hey hey hey işte o yürek lazım Gönderen: HASAN ARSLANTA
Sesleniyorum
Gökyüzünü sana hediye etsem
Koynundaki yıldız ben olurmuyum
Sana Seni seviyorum desem
Sende Seni seviyorum dermisin.
Bir gökyüzü düşün sensizliğin ötesinde
Bir gül düşün kokuların ötesinde
Bir gün düşün sensiz geçen
Bir de beni düşün, sensiz ne yaptığımı.
Düşün
Geceleri sabahlara kadar seni düşündüğümü,
Senin için her gece için için ağladığımı,
Nefes alışımda senide içime aldığımı,
Bir defa olsun aklına getirip DÜŞÜN.....
Şu küçük dünyamda yalnızca seni bildiğimi,
Hiç bilmiyorsan kendi kendinin benliğini,
Aynaya bakıp, biliyorum güzelliğimi
Diyebiliyormusun, Allah kahretsin DÜŞÜN...
Ayrılık denizinde sensizlik
dalgalarıyla boğuşurken Gecenin sessizliğinde kayboldu feryatlarım Kalbim alev
alev yokluğunla yanarken Kulağım hala ayrılık çanlarıyla çınlarken Gözlerim
kapıda seni bekliyorum Mutluluk şarkıları değil Hasret dolu türküler dinliyorum
Rüyamda seni görünce,bir başka sabaha uyanıyorum Ben seni öylesine özlüyorum
Hayır hayır yokluğuna alışamam Simsiyah gökyüzüne saçılan yıldızlar gibi
dağıldın yüreğime Bir kalemde silip atamam Acın öylesine tarifsizki anlatamam.
İçimde küçük bir çocuk var
Hep suskun, hep gözü yaşlı
Kavuşmak istediğine kavuşamayan ve hep yollarını gözleyen,
dudaklarını büküp yarınlarını düşünen gözyaşlarını hep içine akıtan
sevdiğinin sevgisini hiç bilmeyen sonsuz a kadar onu seveceğini düşünen ve
sonsuzluğunun sevdiğinin dudaklarının arasında kalan.............?
SEN COK UZAKLARDASIN...
SİYAH BEYAZ BİR RESİMDEN BAKIYORSUN BANA ..
MELEKLER GİBİİİ
BAYGINLIK VAR BAKIŞLARINDA...
GÖZLERİN VAR...
İCİNE CEKEN SİMSİYAZ ...
BEMBEYAZ GÖZ BEBEKLERİ..
İŞTE BEN ORDA KAYBOLUYORUM.
SEN COK UZAKTASIN...
İNAN FARKINDAYIM VE BİLİYORUM
ELİN ŞAKAGINDA PARMAKLARINI SALMSSIN AŞAGIYA..
SİMSİYAH SACLARININ ARASINDA NARİN ÖJELİ PARMAKLARIN...
BİR KOLYE SALLANIYOR İNCECİK BOYNUNDAN PERVASIZCA..
GÖGÜSLERİNİN ARASINA...
KIZIYOR KISKANIYORUM ASLINDA...
ASKILI NE YAKIŞMIŞ AMA...
BİLİYORUM COK UZAKTAN BAKIYORSUN BANA
HERGÜN SAAT 4 TEEE BAKIYORSUN GÖZLERİME...
O MELEK YÜZÜNLE...
BİLİYORUM SEN COKKK UZAKTASINNN.YAAA.
KORKUYORUM HERGÜN SAAT 4 TEEE
GÖRÜNMEZSEN GÖZLERİME
2 DAMLA YAŞ OLUYORSUN KİRPİKLERMDE..
BİLİYORUM CK UZAKLARDASINN...
SADECE SİYAH BEYAZ BİR RESİMDEN BAKIYORSUNN..
Bilemem ne zaman gelecek gelecek diye beklediğim
Ardı sıra düşünüp hayallere daldığım
Gün olur umut yok olur
Gün olur umuttan bir denizde bulurum kendimi
Dedim ya bilemem
Ne hal içinde olduğumu dahi bilemem
Kızmayın bana öfkelenmeyin
Ben böyleyim değişemem ki
Bir hüzün kaplar bazen beni
Nedenini bilmediğim
İçimi yakan beni ağlatan
Bir hüzün ki beni benden alan…
Bir ayrılık rüzgarı nefesin
Bir hasret ırmağı göz yaşların
Beni ciyerden vurur bakışların
Gel cananım gel göz bebğim ağlama
Yakıp şu bedenimi hasretinle dağlama
Ben bir yolcuyum kıyılarında
Sahile vuran su sesiyim canım
İstanbul sokakları uçsuz bucaksız
Sudan çıkmış balık bedenim canım
Yinede beni kör düğüm edip saçlarına bağlama
Doğanım cihan yorgun canım ben yorgun
Gönül hasretinden hemi çok kırgın
Bir uçsuz ok yonusta vurgun yemişim vurgun
Gidersem bi gün canım ne olur ne olur
Peşim sıra ağlama canım ağlama
Sevdanın
pençesindeyim
kurtuluşum yok benim
aşkın dolu bu kalbimde
virane oldum her bi köşede
güneş doğdu bir sabah odama
seni gördüm güneşin ışığında hiç böyle ışıtmadı güneş odamı
belki gönlümde açtığı aşkın kanıtı
seni görebilmek umudum
bir gün bir saat yada bir dakika
söylediğim yalanlar bini geçti
senin için değer yasak sevgili
yanımda olmanı isterdim elini tutup saçını okşamak
nasıl bir çiçeği koklar içine çeker insan
koklayıp içimde tutmak isterdim seni
"Aşkta gurur yoktur ya gururun içinde aşkını yada aşkın içinde
gururunu terk edeceksin"
İzmira Doğmadan Öldü
Yemyeşil gözler
Boncuk dudaklar
Seviyor buzlu kahveyi
Kışın
ortasinda
Sanki
yer degiştiriyor
organlarım
Resmini
gorsem
Keçiye taş çıkarır
Köprüde
Ölürde kipirdamaz
yerinden
Kesip
atmakda üstüne yoktur
Acımaz ama… sözde
Kalbi
yumuşacıktır severse
Sevmesse suratı buz
İmkani yok kazanamassın
Kaybedersen onu bir kere
INANMAYIN
Ona dokunmak istiyorum Opmek istiyorum Kucaklamak istiyorum Uzanirken soguk yatagima Keske diyorum olmuyor Iste bazen hayat istedigini
vermiyor Takmiyor ne kadar arzuladigini Kahpe felek cark ettikce Umudum ile kalbim el ele Elleri tetikte, namlu anlimda.
Derdi senden aldım sana veremem
İlacı da sendedir, senden istemem
Dertlerine alıştım, gülünü deremem
Gülünü dermeye gücüm kalmadı.
Derdine alıştım, yokluğuna asla
Yürekten sevilen, cananın varsa
Benim sevilmem kaldı olmayan şansa
Şansı beklemeye gücüm kalmadı.
Dizlerim yoruldu, yüreğim pes etti
Çektiklerimle bu beden iflas etti
Alışmıştım dertlere, vücut ses etti
Çıkan sesi kesmeye gücüm kalmadı.
Dertlerim bana arkadaş oldu
Anlaşamasakta sırdaşım oldu
Acıyı dindirmeyen, koca taş oldu
Taşı yonacak gücüm kalmadı.
Bu acılar bedenimde saklıdır saklı
Susuzluktan çatlamış topraktan yok farkı
Çekilmez dertlere, yazıldı bu şarkı
Şarkıyı dinlemeye, gücüm kalmadı.
Dertlerim çoktur, hangisine yanayım
Sancıları ayrı ayrı nasıl dayanayım
Acıları çeken bir bahtı karayım
Bu bahtımla yaşamaya, gücüm kalmadı.
Yaralar uç vermiş hepsi çiban gibi
Açın bağrımı görün, sanki viran gibi
Güner çok aradı bulamadığı derman gibi
Dermanı aramaya gücüm kalmadı.
Nereden
Çıktın Sen Karşıma Bahar
Ne Çiçek Açar Bu Gönül
Nede Meyve Verir Ağaç
Nereden Karşıma Çıktın Sen Bahar
Meyvesi Toplandı Çoktan Ağacın
Nadasa Bırakalı Çoktan Toprağım
Sarardı Kurudu Bak Yaprağım
Nereden Çıktın Sen Karşıma Bahar
Ne Kalem Olur Artık Benden Nede Defter
Bu Ömür Seninle Ah İle Geçer
Sormadın Ki Kendine Bu kadın Ne Eder
Nereden Karşıma Çıktın Sen Bahar
Duracak Mecalim Yok Ayakta
Ne Susamıştım Bir Damla Yağmura
Elbet Düşerim Kara Toprağa
Nereden Çıktın Sen Karşıma Bahar
Hayatla Başlayan Bütün
Sözcükler
Devamında Acı Ve Kederi Getirirler
Herkes Allah’ım Ben Bunu Hak Edecek Ne Yaptım Dese De
Aslında Herkes Kendi Kaderini Kendisi Çizer
Ben, Diyerek Kendimi Övmeyi Sevmiyorum
Bu Hayat Benim İçin Bir Sınav Biliyorum
Gözyaşı Dökmeyeceğim Hayat Senin İçin
İnadına Yaşattırdıklarına Gülüp Geçiyorum
Daha Bir Haftalık Asker İken Oğlun Olacak Dediler
Acımasız Görünen Hayat Bazen Verir Böyle Hediyeler
Ne Kadar Da Yaşadıklarına Gülüp Geçmek İstesen De
En Delikanlıyı Bile Ağlatır Acı Gerçekler
Nasıl Karları Erimeyen Dağlar Var İse Hayatta
Görürsen, Yağmurdan Islanmış, Soğuktan Titreyen Birini Batakta
Benim Anam Gibi Bir Tekmede Sen Vurma Sakın
Kendi Yavrunu Gözünün Önüne Getir, Kurtar Onu Bir Solukta
Ne Olurdu Düşerken Kurtarsaydın Beni
Ben Çok Mu Kötüyüm Anacığım Neden İstemedin Gülmemi
Beni Dünyaya Getirirken Hiç Mi Canın Yanmadı?
Bu Kadar Çok Mu İstiyorsunuz Acı Çekmemi
23.10.2008 Hüseyin İpek
BENDE KARİYAM
SABAH GURMA SAAT ÇALİR KALKİRAM
NE EKMEK NE PEYNİR NE ÇAY BULAMİREM
ÇITILTİ ETMEDEN EVDEN KAÇİREM
SENDE DİYECAKSİNKİ BENDE GARİYAM
Acıların bir başka bahara, uzanıp kaldığı,
Ateşlerde yandım, cılız kalan şule misali.
Sanki yanan ben değilim, içinde sakladığı,
Elbet bir gün söner diye, verilmiş gözdağı.
Doruklarda sancımız vardı, şale gibi uzak,
Nem aldı ten’e inat, sessiz kalan yekvücut.
Onulmaz yaranın, bitmeyen sesi oldu firak,
Uzak değil di gidilen, uzaktan da çok ırak.
Kuşların cıvıltısı sanıldı, duyulurken nale,
Dona kalmış hislerin, parıltısı idi yansıyan.
Atlas gibi gökyüzünde, görünen mavi hale,
Yalnız kalan dertlerin, ortasında açmış lale.
Yüreğin ortası alev, alev olmuş, kızıl har,
Mesafeler yok olmuş, dümdüz kalmış çile.
Aşklar tersyüz gelmiş, halka, halka yanar,
Başa gelen çekilir, sağ vücutta o başta var.
çakalı kurdu dadandı yurda
kurşun işlemez oldu,çakala,kurda
üçgünlük ömrümüz kaldı şurda
koreden aldı ırak'a veriyor
çıkmadan posası kuruldu başa
çökü ekonomisi düştü telaşa
kalmadı takatı ki:savaşa
tek piyonu türkiyeyi sürüyor
satıldı avradımız,malımız kanımız
kuruldu sehpamız hazır salımız
koreden sonra ırak masalımız
zafer bizim ganimeti amerika yiyor
LOZAN'ı tanımayanı patron yaptılar
toprağımızı,malımızı,kanımızı sattılar
hak dediler,din dediler dolara taptılar
hıristiyanı,yahudisi islama gülüyor
ağa,paşa,atam nerdesin hani
duy sesimi çakalı,iti tanı
para için vatanımı satanı
yine senin saltanatın koruyor
bindiği dala balta vuranlar
yahudi olup namaz kılanlar
akrepler, çıyanlar,yılanlar
ne yaptığınızı türk milleti biliyor
ey!yüce millet nerde kaldı senin yüceliğin
içine düşmüşsün bunca gafletin kahpeliğin
kükrede yer al yanındadermani'nin
dermani düşmanın kim olduğunu iyi biliyor!
BAK! şu milletimin haline bak kardeş,kardeşe kurşun atıyor
bir fırtna kopardı yine
kargaşada vatanımı satıyor
ermeni yahudi yurduma doldu
abd kürbistanı başımıza saldı
gahbeler islamı yerlere vurdu
utanmadan çıkmış nutuk atıyor
amerikan uşagı çifte vatandaş oğlu kızı
yalanla nutukla düpedüz kandıırıyor bizi
israil ile abd yönetiyor sizi
foyası çıktıya herkesi mahpusa atıyor
dermani çekinme sözün gayet ağır olsun
hangisi başta ebed kaldı biliyorsun
ey! milletim vatan için şehit veriyosun
bunlada toprağımızı karış,karış SATIYORLAR...