| |
|
BEN SENIN ISMINI SUYA ATESLE YAZDIM VARSA SENI BENDEN FAZLA SEVEN ISMINI BUZLA GUNESE YAZSIN OZAMAN SENDEN VAZGECEYIM!! Bizim yorelerimizde kaderimiz dogustan yazilir Ne seni unutacak kadar zaman geçecek, AŞK HİÇ BİTER Mİ ? Aşkın ömrünün üç yıl olduğuna dair söylentiler ayyuka çıktıysa da, daha kısa veya daha uzun sürmesi sizin elinizde! Maymun iştahlı bir tavırla daldan dala konmuyorsanız, ilişkinizin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için 5 küçük ipucumuzu okuyun. * Açık olun. Hissettiklerinizi söyleyin. Ona kızdığınızda, küçük bir jesti mutlu ettiğinde... Hislerinizi paylaşmazsanız, zamanla aranızda bir mesafe oluşacaktır. * Özgürlüğünüzden vazgeçmeyin. Ama onu da özgür bırakın. Aşk denizinde boğulsanız bile, arada karaya çıkıp nefes almalısınız. * Bir anda aileden biri olmasına izin vermeyin. Anneniz onu çok sevebilir, evinizde artık bir diş fırçası vardır ama daha fazlasına lüzum yok. Gardrobunuzu onun evine, onunkini de size taşıdıkça, içiçe geçen hayatınız, aşk hayatınızı da boğacaktır. *İş her şey demek değildir. İşinizi ona götürmeyin. Yorgunluğunuz, sterisiniz ne raddede olursa olsun; o sizin stres topunuz ya da psikoloğunuz değil! * Küçük sürprizler... Ona yaptığınız sürprizler, bir e-kart yollamak ya da sevdiği bir CD'yi satın almak gibi, ilişkinizdeki rutini engelleyecektir. |
|
|
HOŞÇAKAL !!!... Sözlerin artık ikna etmediği bu yaşımda, ağlamak da artık zor geliyor, zoruma gidiyor.Benden sana, söylemesi zor, yazması kolay bir kelime; Hoşçakal. Aldatıldığımı bildiğim bu geceden sana son bir yazı, son bir hatıra.Seni her çağırdığımda, artık yüreğime yumruk atamayacaksın. Ben de bir başkasının yasak bahçesine uğramayacağım. Artık ne gelmeni isteyeceğim, ne de kalmanı.... Bu akşam masamdaki tek bir mumu kendim için yaktım. Senin oturduğun iskemle boş, ev boş... İhanetin resmi boşlukta çizili... Şimdi sen bir başka masada başka gözlerlesin. Yüreğindeki pembe yalanlar büyüdükçe büyüyor. Karaya çalan pembeler... Kim, kimi kandırıyor bu alemde? Kumdan kalelerimiz her dalgada yıkılıyor. Kimseyi yolundan döndürecek gücüm yok artık. Dayanıksızım, dayanaksızım... Olduğun yerde kal... Hoşçakal... ÇAREGidene kal demeyeceksin... Gidene kal demek zavallilara, Kalana git demek terbiyesizlere, Donmeyene don demek acizlere, Hak edene git demek asillere yakisir. Kimseye hak ettiginden fazla deger verme, yoksa degersiz olan hep sen olursun...
Düsün.... | |
|
Aşk üstüne yanlış bilinenler
Eski sevgilimi unutamadım. Doğru insanı tanımak.
Birlikte yaşamak. Seks... Kıskançlık değer verdiğini gösterir. İlk buluşma. Doymuş kişilik. | |
|
* ANTRENÖR: Geleceğinizin güvende olmasını mı istiyorsunuz? Çevrenizdeki insanların sizinle aynı düzeyde olmasını mı istiyorsunuz? Bu durumda siz ilişkinizi 'bir takım' olarak görüyorsunuz. Aşka aslında çok da inanmıyorsunuz. Aşkı ve ilişkiyi çıkarların uyumu olarak niteliyorsunuz. Sevgilinize sürekli taktikler veriyorsunuz. Gerektiğinde iş degiştirmesi için baskı yapıyorsunuz. Ama onu biraz rahat bırakmalı ve siz de rahatlamalısınız. * SAHİPLENEN: Onu kıskanıyor musunuz? Sürekli sevgisini kanıtlamasını mı istiyorsunuz? Sık sık onsuz bir hayatın nasıl olacağını düşünüyor ve onun odak noktası olmak için çabalıyorsunuz. Sorunlar da bu noktada başlıyor. Onun sizsiz birşeyler yapması sorun oluyor. Onun adına yaşamaktan, iki vücutta tek ruh olmaktan vazgeçmeniz gerekiyor. * BAĞIMLI: Onu deli gibi seviyorsunuz. Bu sevgi adına her şeyi yapmaya hazırsınız. Onun için yapamayacağınız fedakarlık yok. Peki bu ilişkide siz neredesiniz? Biraz kendiniz için yaşamayı öğrenmelisiniz. Başkası için yaşadığınız taktirde siz yok olursunuz.. * DOST: Kavgaları çocukca mı buluyorsunuz? Siz sevgiliden çok, dost olmayı istiyorsunuz. Aşk her şeyden önce güven sizin için. Değişiklik, uçarılık size göre değil. İlişkileriniz hep uzun soluklu. Sevgilinizle her şeyi yapmayı, onunla tüm hayatı paylaşmayı istiyorsunuz. Ancak dostça tavırlarınızın yanında bir sevgilinin şefkatini de ondan esirgemeyin.. * TUTKULU: Onu çok çekici buluyorsunuz. Siz aşka aşık bir insansınız. Partnerinizin de öyle olmasınu tercih ediyorsunuz. Onsuz bir dakika bile ıstırap içinde geçiyor. Çevrenizdekiler sizden 'Romeo ve Juliet' diye söz ediyor. Ancak siz aşkta acı olması gerektiğine inanıyorsunuz. Hep imkansız aşkların peşinde koşuyorsunuz. Onun için şiirler yazıyorsunuz. Doğru insanı bulursanız bir sorun yok ancak, kendinize acı çektirmekten vazgeçmelisiniz.
| |