İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ

Fabrikamızda bütün alanlarda iş sağlığı ve güvenliği yönünden gerekli tedbirler alınmıştır. Koruyucu malzemeler (Baret, Eldiven, Çapak gözlüğü, Kaynakçı önlüğü, Kaynakçı eldiveni, Dökümcü elbiseleri, Metal uçlu ayakkabılar, Gaz maskeleri, Toz maskeleri vb.) çalışanlarımıza imza karşılığında dağıtılmış ve her çalışanın bu koruyucu malzemeleri kullanması yönünden sıkça takipler yapılmaktadır.
Atölyelerimizde çalışma alanı dışında kalan bölüm Kırmızı boya ile ayrılarak belirlenmiştir. Tüm Atölyelerimizde 100'ü aşkın güvenlik ve uyarı levhaları ilgili yerlere asılmıştır.
|
"İş güvenliği uygulamaları ve ergonomik uygulamalar, olabilecek iş kazalarını ve meslek hastalıklarını önler; çalışanların verimliliklerini ve işletmenin karlılığını arttırır." 4857 SAYILI İŞ YASASI GEREĞİ İŞYERLERİNİN (İŞVERENLERİN) İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ AÇISINDAN YÜKÜMLÜLÜKLERİ (MADDE 77-89) I- SANAYİDEN SAYILAN ve DEVAMLI 50 KİŞİDEN AZ İŞÇİ ÇALIŞTIRAN İŞVERENLERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ; a) Yıllık eğitim planları yapmak, uygulamak ve yetkili uzmanlarca verilen iş güvenliği eğitimlerini kayıt altına almak, b) İşyerinin risk haritasını çıkarmak; iş
kazası, meslek hastalığı, yangın ve patlama oluşturabilecek
yerlerin risk analizini yaptırmak ve uygulamak. c) İşyerince kullanılan BASINÇLI KAPLARIN (kompresör, hidrofor tankı, buhar kazanı) ve KALDIRMA MAKİNALARININ (lift, vinç, forklift, caraskal v.s.) periyodik bakım ve kontrollerini, yetkili uzmana yaptırmak ve kontrol kartlarını kayıt altına almak, d) Elektrik tesisatı, ısıtma-havalandırma ve paratoner tesisatının kontrollerini yetkili uzmana yaptırmak ve kayıt altına almak. e) İç yönetmelik (işyeri ÇALIŞMA, İŞLETME ve BAKIM talimatları) hazırlamak ve her çalışana imza karşılığı vermek, f) Acil Durum Planı hazırlamak ve işletmenin görünür yerlerine asmak, g) Yangın söndürme, kurtarma, koruma ve ilkyardım ekipleri kurmak ve altı ayda bir tatbikatlı eğitimleri yaptırmak, h) Gürültü, titreşim ve aydınlatma ölçümleri yaptırmak; gerekiyorsa, maruz kalanlara KİŞİSEL KORUYUCU DONANIMLAR temin etmek ve uygulatmak, ı) İlk işe başlayanlara ve çalışanlara periyodik SAĞLIK KONTROLLERİNİ yaptırmak. II- SANAYİDEN SAYILAN VE DEVAMLI 50 KİŞİDEN FAZLA İŞÇİ ÇALIŞTIRAN İŞVERENLERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ a) Yukarıdaki (9) madde de sıralanan yükümlülüklerin hepsi, b) İŞ SAĞLIĞI ve İŞ GÜVENLİĞİ KURULU oluşturmak, c) İş yerinde İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI (kadrolu veya sözleşmeli) çalıştırmak, NOT: 4857 sayılı İş Yasasının, İş Sağlığı ve İş güvenliği ile ilgili hükümlerine aykırılık halinde CEZAİ işlemler aynı yasanın (105. MADDE) sinde belirtilmiştir.
İŞ GÜVENLİĞİ UZMANININ GÖREVLERİ, YETKİLERİ ve SORUMLULUKLARI; " 4857 sayılı iş kanununun 81. maddesi "
İşverenler, devamlı olarak en az elli işçi çalıştırdıkları
işyerlerinde alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği
önlemlerinin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi, iş
kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi, işçilerin ilk
yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık ve güvenlik
hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla, işyerindeki işçi sayısı,
işyerinin niteliği ve işin tehlike sınıf ve derecesine göre;
İŞ
GÜVENLİĞİ UZMANININ GÖREVLERİ: İş güvenliği uzmanı aşağıda belirtilen görevleri yerine getirmekle yükümlüdür : a) İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatına uygun olarak işyerinde gerekli çalışmaların yapılmasını sağlamak, b) İşyerindeki tehlikelerin tanımlanmasını ve risk değerlendirmesinin yapılmasını, tehlikelerin ortadan kaldırılmasını ve risklerin kontrol altına alınmasını sağlamak için önerilerde bulunmak, bu hususlarla ilgili işverene rapor vermek, c) İşin ve işyerinin özelliklerine uygun olarak tehlikeleri kaynağında yok etmeye yönelik tedbirlere öncelik vererek gerekirse ölçümlere dayalı değenlendirme yapmak, alınması gereken güvenlik önlemleri konusunda, çalışanların veya temsilcilerinin görüşünü de alarak işverene önerilerde bulunmak ve uygulamaların takibini yapmak, d) İşyerinde yapılacak periyodik kontrol, bakım ve ölçümleri planlamak, hazırlanan planların uygulanmasını sağlamak, e) Risk değerlendirme sonuçlarını da dikkate alarak, ani veya yakın tehlike durumları ve kazaların potansiyelini tamamlayan ve bunlara ilişkin risklerin nasıl önleneceğinin gösteren acil durum planlarını hazırlamak ve gerekli tatbikatların yapılmasını sağlamak, f) Yangın ve patlamaların önlenmesi, yangın ve patlama durumunda önlemlerin alınması, yangından korunma teçhizatı ve araçlarının kontrol edilmesi, yangın ekiplerinin oluşturulması, yangın tatbikatı gibi yangından korunma ve yangınla mücadele çalışmalarını yönetmek ve ilgili kayıtların tutulmasını sağlamak, g) İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu toplantılarına katılmak, kurula işyerinin sağlık ve güvenlik durumu ile ilgili bilgi vermek ve önerilerde bulunmak, h) İşyeri Sağlık Birimi ile işbirliği içinde çalışarak işyerinin sağlık ve güvenlik durumunu, işyerinde olabilecek kaza ve meslek hastalıklarını işyeri hekimi ile değerlendirmek ve değerlendirme sonuçlarına göre önleyici faaliyet planlarını yapmak ve uygulanmasını sağlamak. i) İşyrinde meydana gelen kaza veya meslek hastalıklarının tekrarlanmaması için inceleme ve araştırma yaparak düzeltici faaliyet planlarını yapmak ve uygulanmasını sağlamak, j) İşyerinde yapılan inceleme ve araştırmalar için yöntemler geliştirmek, bu yöntemlerle ilgili çalışanları bilgilendirmek, her incelemeden sonra inceleme formlarını doldurmak ve gereği için işverene bildirerek sonuçlarını takip etmek, formların değerlendirme ve izlenmesi amcıyla muhafazasını sağlamak, k) İşyerine yeni bir sistem kurulması veya makine ya da cihaz alınması halinde; kurulacak sistem veya alınacak makine ya da cihaz ile ilgili olarak risk değenlendirilmesi yaparak sağlık ve güvenlik yönünden aranan özellikleri belirlemek ve bu özelliklere uygun sistemin kurulması, makine ve cihazın alınması için işverene rapor vermek ı) Uygun nitelikteki kişisel koruyucuların seçimi, sağlanması, kullanılması, bakımı ve test edilmesi ile ilgili bilgi ve önerileri hakkında işverene rapor vermek, m) İşyerinde sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamının oluşturulması ve geliştirilmesi amacıyla verilecek eğitimin kimlere verileceği, kapsamı, kimlerin vereceği, süresi, eğitimin sürekliliğinin sağlanması konusunda işverene önerilerde bulunmak. İŞ GÜVENLİĞİ UZMANININ
YETKİLERİ: İş güveliği uzmanı, bağımsız çalışma ilkesi uyarınca bu Yönetmelik hükümlerini yerine getirirken hiçbir şekilde engellenemez, görevini yapmaktan alıkonulamaz. İşyerinde çalışanların yaşamı ile ilgili yakın tehlike oluşturan bir husus tespit ettiğinde derhal üst yönetimi bilgilendirerek işin geçici olarak durdurulmasını sağlar. Üretim planlamalarında karar alma sürecine katılır. Görevi gereği işyerinin bütün bölümlerinde iş sağlığı ve güenliği konusunda inceleme, araştırma ve çalışanlarla görüşme yapar. Gerektiğinde konu ile ilgili kurum veya kuruluşlar ile işbirliği yapar. İŞ GÜVENLİĞİ UZMANININ
SORUMLULUKLARI : İş güvenliği uzmanları; a) Yönetmelikte belirtilen görevleri yapmakla, b) bu görevleri yaparken, işin normal akışını mümkün olduğu kadar aksatmamak, durdurmamak, güçleştirmemek, verimli bir çalışma ortamının sağlanmasına katkıda bulunmakla, c) İşverenin ve işyerinin meslek sırları, ekonomik ve ticari durumları ile ilgili bilgileri gizli tutmakla sorumludurlar. İŞ GÜVENLİĞİ UZMANININ
GÖREVLENDİRİLMESİ : İşverenler, bu yönetmelikte belirtilen niteliklere haiz iş güvenliği uzmanı veya uzmanları ile sözleşme yaparlar. Yapılan sözleşmenin bir nüshası Genel Müdürlüğe gönderilir. Sözleşme, ekteki örneğe uygun olarak düzenlenir. |
|||||||||||||||||||||||||
RİSK
DEĞERLENDİRME
Daha önce adı dillendirilmeyen Risk ve Risk Değerlendirmesi terimlerine bir çok yönetmelikte yer verilmiştir. İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinde ise 26 kez tekrarlanan Risk ve Risk Değerlendirmesi'nin ne denli önemli olduğu ortadadır. Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği anlayışının temelini teşkil eden, risk değerlendirmesi ile birlikte bir çok yeni tanımla karşılaşıyoruz. Risk değerlendirmesi: İşyerlerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin, işçilere, işyerine ve çevresine verebileceği zararların ve bunlara karşı alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla yapılması gerekli çalışmaları ifade eder. Tehlike: Çalışma ortam ve şartlarında mevcut olan yada dışarıdan gelebilecek kapsamı belirlenmemiş, maruz kalacak çalışanlara, işyerine ve çevreye; Bir zarar, hasar veya yaralanma oluşturabilme potansiyeli bulunan kaynak durum, Risk: Tehlikeli durumun meydana gelme ihtimali ile gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkaracağı zarar, hasar veya yaralanmanın şiddetinin bileşkesi, Kabul edilebilir risk: Kanuni zorluklar ile işletmenin kendi "İş Sağlığı ve Güvenliği Politikası" dikkate alındığında, kabul edebilecek düzeye indirilmiş risk, Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği anlayışının en
belirgin özellikleri:
- Risk Değerlendirmesi
- Çalışanların Katılımı
- Uzman Katkısı Sağlanması
- Çalışanların Bilgilendirilmesi
- Çalışanların Eğitimi
- Koruma Önleme Anlayışı
- Acil Durum Hazırlığı
İş hayatında riskler ;
Risk değerlendirmesi çalışmalarının işverenler açısından faydaları ;
Risk kaynaklarının gruplandırılması: İşyeri risk kaynakları aşağıda belirtilen başlıklar altında gruplandırılabilir.
- İşe başlama aşamasında, - İşyerinde bir değişiklik olması durumunda, - İş kazası, meslek hastalığı veya bir olay sonrasında, - Düzenli aralıklarla yapılmalıdır.
Kimler tarafından yapılabilir:
Risk değerlendirme faaliyetleri,
Takım Çalışmasının Faydaları;
Ekip halinde gerçekleştirilen risk değerlendirme
faaliyetleri aşağıdaki faydaları sağlar.
Risk Değerlendirmesi Yapmanın Faydaları:
Risk Değerlendirmesi faaliyetleri işverene
aşağıdaki konularda fayda sağlar.
Risk Değerlendirme Adımları: Tüm risklerin belirlenmesi ve ne düzeyde olduğunun saptanmasından sonra işyeri ortamına yönelik çok verimli bir risk haritası ortaya çıkacaktır. Bu haritada hangi risklerin düşük, orta veya yüksek olduğu, hangi risklerin hafif, orta veya ağır düzeyde insan sağlığını etkilediği ya da ne düzeyde müsaade edilebilir olduğu su yüzüne çıkacaktır. Risklerin derecelendirmeleri düşük-orta-yüksek, hafif-orta-ağır şeklindeki terimlerle ifade edilebileceği gibi 1,2,3,4,… şeklinde de puanlandırılabilir. Burada 1 en azı, son rakkam ise en fazlayı göstermektedir. Telikelerin boyutu ve tehlikelerin olma olasılığı puanları ile bir matrix oluşturup hangi riskin kabul edilebilir veya kabul edilemez olduğuna karar verilebilir.
Risklerin puanlama yoluyla hesaplanması Matrix’teki her kutu, tehlike boyutu puanı ile tehlikenin olma olasılığı puanının çarpılması sonucu elde edilmiştir. Buna göre eğer 3’lü puanlama kullanılıyor ise, riskler 1-9 puan arasında dağılmış olacaktır. Burada örnek olarak 1 ve 2 puanlar kabul edilebilinir riskleri, 3-5 puanlar gerekli iyileştirmeler yapıldıktan sonra kabul edilebilir riskleri, 6-9 kabul edilemez riskler şeklinde düşünülebilir. 1 seviyesindeki puanların karşılığı olan riskler için değerlendirme yazılmayabilir. Puanlama ve puanların karşılığı olan değerlendirmeler her işyerine göre değişebilir. Bu aşama bir final olup daha sonra alınacak tüm kararlara, eylemlere rehberlik edecektir. Bu açıdan bakıldığında, ayrıntılara boğulmuş bir risk değerlendirmesi hedefleri iyi belirleyemediği için, çok yüzeysel yapılmış bir çalışma ise var olan riskleri gözden kaçırdığı için işletme açısında emek ve para kaybıdır. Bir kez risk değerlendirme sonuçları alındıktan sonra işletmenin hangi riskleri ne düzeyde ve ne zaman azaltacağı veya ortadan kaldıracağına karar vermesi gereklidir. Bu karar, yolun başında, risk değerlendirmesi çalışmasından beklenenlere, bir diğer ifade ile risk değerlendirmesinin amaçlarına, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin yakın ve uzak hedeflerine, bu iş için ayrılan bütçeye ve insan gücüne bağlı olarak değişecektir. Riskleri kontrol altına alma yöntemlerine gelince elimizde yine geleneksel işçi sağlığı yöntemleri var. Daha az tehlikeli maddeyi kullanma, süreci değiştirme, yalıtma, havalandırma, ıslak çalışma, mühendislik ve idari önlemler, ergonomik yaklaşımlar, kişisel koruyucular gibi. Riskleri kontrol etme aşamasında bazı iş süreçleri geçici veya sürekli olarak durdurulabilir, gerekli iyileştirmeler yapılabilir veya değiştirilebilir.
Tüm riskler 6 veya daha düşük risk puanı seviyesine çekilmelidir. |
|||||||||||||||||||||||||
İŞ GÜVENLİĞİ MÜHENDİSLİĞİİnşaat sektörü gerek toplam yatırımlar ve ulusal gelir içindeki sayısal payı gerekse yatırılan işgücü olanaklarının boyutu itibarıyla ekonomimizin en canlı ve en önemli sektörlerinden biridir. Her yıl inşaat sektöründe çalışanların bir kısmı, iş kazaları sonucunda ölüm ya da daimi iş görmezlikle işini sürdürememektedir. Özellikle ölümle sonuçlanan kaza sayısının çokluğu ve her iş gününde 3-4 kişinin iş kazasının sonucu kaybedilmesi bu alanda iş güvenliği çalışmasının yapılmasını zorunlu kılmaktadır. İnşaat sektöründe meydana gelen iş kazalarının bir önemli özelliği de ölümle sonuçlanan kaza sayısının çokluğudur. Türkiye'de tüm iş kazalarının %17.2 'si sürekli iş göremezlikle sonuçlanmıştır. İnşaat sektöründe sürekli iş görmezlikle sonuçlanan kazalar %18.3 iken ölümle sonuçlanan iş kazalarında bu oran %38.7'ye çıkmıştır. Türkiyedeki tüm iş kazalarının %0.7'si ölümle sonuçlanırken, inşaat sektöründeki iş kazalarının %1.5'i ölümle sonuçlanmaktadır .İş kazası ve meslek hastalığının işyerine ve ulusal ekonomiye yüklediği işgücü kaybı, üretim kaybı gibi maliyetlerinin yanında ayrıca bir çok yan maliyetten söz edilebilir. Bu yüzden işçi sağlığı ve iş güvenliği konusuna özelikle önem verilmeli, diğer lkelerdeki standartların yakalanabilmesi için kanun ve tüzüklerde gerekli revizyonların biran önce yapılması gerekir. İŞ GÜVENLİĞİ KAVRAMIDünyada ve ülkemizde sanayileşme ve teknolojik gelişmelere paralel olarak özellikle işyerlerinde çalışan kişilerin güvenliği ile ilgili birtakım ortak sorunlar gündeme getirilmiştir. Gelişen teknolojiyle çalışanlar yeni risk ve tehlikelerle karşı karşıya kalmışlardır. Başlangıçta fazla önemsenmeyen bu sorunlar; işletmelerin çalışmasını tehlikeye sokup, iş verimini etkilemesi sonucu sağlık ve güvenlikle ilgili tedbirlerin alınmasını gündeme getirmiştir. Her geçen gün iş kazalarıyla maddi ve manevi kayıpların büyük boyutlara ulaşması konunun önemini daha da arttırmaktadır. Bu bağlamda amaç, yalnız çalışanları tehlikeden korumak degil, daha iyi bir iş ortamında uzun süre çalışmalarını sürdürmelerini sağlamaktır.İş kazalarını ve bunların neden olduğu kayıpları, en aza indirmek amacıyla bilimsel araştırmalara dayalı, güvenlik önlmelerinin saptanması ve uygulanması doğrultusundaki çalışmalar yıllardan beri süre gelmektedir. Genel anlamda iş güvenliği kavramı, çalışanların, işletmenin ve üretimin, her türlü tehlike ve zararlardan korunmasını içermekle birlikte literatürde birçok kez, sadece çalışanların korunmasına yöneliktir. Bu konuda alınması gereken önelmelerden önce iş güvenliği terimini incelemek gerekir. “İş yerinde çalışma koşullarının meydana getirdiği, çalışanlara, makina ve tesislere veya üretime yönelik tehlike, zarar ve aksaklıkların araştırılması ve önelenmesi bakımından yapılan planlı ve metodlu çalışmaların tümüne “İş Güvenliği ” denir. “ İş yerinde, çalışma koşullarının meydana getirdiği, çalışanlara yönelik tehlikelerin araştırılması ve önlenmesi amacı ile yapılan yöntemli çalışmaların tümüne iş güvenliği denir. İş güvenliği, gelişi güzel alınmış önlemler dizisi olmayıp, bilimsel esaslara dayalı, planları ve programları içerir.” Bu konuyla ilgili bir başka tanımsa şu şekildedir: “ İş yerlerinde işin yürütülmesi ile ilgili olarak oluşan tehlikelerden, sağlığa zarar verebilecek koşullardan korunmak amacıyla e daha iyi bir iş ortamı yaratmak için yapılan sistemli ve bilimsel çalışmalara “İş Güvenliği” denir.” Buna göre iş güvenliği; teknik bir bilim olup temel amacı insanı korumaktır. Bunun yanında iş yerinde mevcut bina, makina, hammadde ve tesisatın korunması zarar görmesininin önlenmesi de iş güvenliğinin kapsamındadır.İş güvenliğinin temel unsuru insan olduğundan, her işyerinde ve her sanayi kolunda farklı farklı önlemler almak suretiyle uygulanmalıdır..Bu nedenle iş güvenliği çok yönlü bir çalışmayı gerektirir.Çalışmalar sırasında Tıp, Hukuk, Ekonomi, Psikoloji, Sosyal Bilim Dalları, Ergonomi ve Mühendisliğin birçok koluyla İstatistik, Fizik, Kimya ve Matematik gibi bilim dallarından yararlanılır. İş güvenliği kapsamındaki iş kazası ise olaylar zincirinde beklenmedik ve hatalı bir davranış veya teknik bir arıza nedeniyle meydana gelen, sonucunda her zaman bir sakatlanma, ölüm veya tahrip görülmese bile belirli bir faaliyetin tamamlanmasını engelleyen bir olaydır. .İş kazaları, kazaya uğrayan kişinin sosyal, psikolojik ve ekonomik özellikleri ile birlikte değerlendirilmeli ve aile yaşamının insan ilişkilerinin ve geleneklerin de bu kazaları etkilediği gerçeği gözönünde bulundurulmalıdır.Bu da iş kazalarını neden olduğu maddi ve manevi problemleri oldukça önemli bir boyuta taşımıştır. Dünyada her üç dakikada bir çalışan iş kazası veya meslek hastalığı sonucunda ölmektedir.Ülkemizde ise SSK verilerine göre 1999 yılı istatistiklerinde toplam 77995, 2000 yılı istatistiklerindeyse 74847 kaza meydana gelmiştir. 1999 yılında 1165 kişi iş kazasından, 168 kişi ise meslek hastalığından ölmüştür.2000 yılında ise bu sayı iş kazalarında 731’e meslek hastalıklarında da 6 ya gerilemiştir fakat konuyla bağlantılı bilnmeyen nedenlerle ölen kişi sayısı da 436’dır. İş kazaları ve meslek hastalıkları vakalarında bir önceki yıla göre % 15 azalma görülürken, ölüm vakalarında % 6 artma olduğu görülmektedir. 1997 ILO “iş kazası insidans hızı” verilerine göre Türkiye (0.29), Kore (0.33) ve Hindistan (0.34) gibi ülkelerle benzerlik göstermekte, özellikle Avrupa Birliği ülkelerine göre olumsuz bir tablo sergilemektedir. Ülkemizde iş güvenliği kavramı çoğu zaman sosyal güvenlik kavramıyla karıştırılmaktadır, halbuki iş güvenliği tanımı genel anlamda, yalnızca çalışanların değil tüm işletmenin ve üretimin de güvenliği düşünülerek üç ayrı alandaki çalışmaların birşemi olarak kabul edilmektedir. Bu üç unsur henüz yeteri kadar uygulanmasa da, çalışana yönelik iş güvenliğinin temelini oluşturur.
1. İş Güvenliği (Arbeitssicherheit) : İşin devamlı ve çalışanlara zararlı olmamasıdır. 2. İşletme Güvenliği (Betriebssicherheit) : İşyerinin çalışma şartlarına uygun şekilde düzenlenmiş, yapılan işe göre gerekli güvenlik önlemlerinin alınmış olması halidir. 3. Üretim Güvenliği (Produktionsichherheit) : İş yerinde üretilen maddelerin satışının devamlı olması, ürünün de çalışana ve topluma zarar vermeyecek şekilde muhafaza edilmesidir. Yukarıdakilerden anlaşılacağı gibi bir işletme, ancak bu üç çeşit güvenliğin birlikte mevcut olması halinde başarılı olabilir ve çalışanların güvenliği deancak o zaman tam olarak sağlanır.Çalışma alanı ise fabrikalar, atölyeler, madenler, inşaatlar yani üretim faaliyeti bulunan tüm iş kollarını kapsar, her iş kolunda bazı farklılıklar gösterir. İŞ GÜVENLİĞİ ÇALIŞMALARININ AMACI İş güvenliğinin ilk amacı yaşamımızı tehdit eden kaza ve hastalık gibi tehlikelerden tüm insanları korumak, zarar verici olayları en alt düzeye indirmek ve insanların yaşamlarında daha güvenli ve mutlu olmalarını gerçekleştirmektir. Her insanın çalışma koşulları, rahat ve tehlikesiz bir iş düzeni tüm hayatını bedensel ve ruhsal sağlığını etkiler. Bu durumda iş güvenliğinin sağlanması mutlu bir toplum için temel koşullardan biridir. Bu sosyal amacın yanı sıra, iş güvenliğinin sağlanması maddi kayıpları azaltacağından da hiç küçümsenmemesi gerekir. Manevi kayıpların yanında milli servet kaybının da bilincine varılmıştır. Daha önceki sayfalarda bahsedildiği gibi iş güvenliği konusunda yapılması gereken çalışmalar üç yaklaşımla ele alınmaldır.Bunlar: 1. İş Güvenliği : İşin devamlı ve çalışanlara zararlı olmamasıdır. İş güvenliğinin ana amacı çalışanları işyerinin olumsuz etkilerinden korumak, rahat ve güvenli bir ortamda çalışmalarını sağlamak, başka bir ifadeyle çalışanları iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı koruyarak ruh ve beden bütünlüklerini sağlamaktır.Avrupa Birliği iş sağlığı (OSHA) departmanı tarafından üye ülkelerdeki çalışma sağlığı profilini yansıtmayı amaçlayan pilot bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada örneklem grubu üzerinde çalışma ortamından kaynaklanan maruziyetler konusunda görüşmeler yapılmış ve örnek bir profil çıkarılmıştır. Buna göre çalışanların maruziyet ifade ettikleri indikatörler şunlardır:Gürültü % 28, Vibrasyon % 24, yüksek sıcaklık % 20, % 23 düşük sıcaklık, % 34 ağır kaldırma, % 58 tekrarlayan hareketler, % 45 postür bozuklukları, % 14 kimyasallar, % 54 yüksek hızlı - stresli çalışma, % 67 zorlayıcı – buyruğa dayalı iş ortamı, % 4 fiziksel şiddet, % 45 monoton iş ortamı. 2. Üretim Güvenliğini Sağlamak : Bir iş yerinde üretim güvenliğinin sağlanması, veriminde artmasını sağlayacağından özellikle ekonomik açıdan önemlidir. İş yerinde çalışan işçilerin korunmasıyla meslek hastalıkları ve iş kazaları sonucu ortaya çıkan iş gücü ve iş günü kayıpları azalacak, üretim korunacak dolaysıyla da şi veriminde artma olacaktır.
3.
İşletme Güvenliğini Sağlamak :
İş yerinde alınacak tedbirlerle, iş kazalarından veya güvensiz çalışma
ortamından dolayı ortaya çıkabilecek makina arızaları , patlama, yangın gibi
olaylar ortadan kaldıralacağından işletme güvenliği sağlanmış olur. Herhangi bir
iş yerinde çeşitli amaçlarla kullanılan bir makinanın bakımı, testleri zamanında
ve gerektiği gibi yapılmayıp işyerinde güvenli bir şekilde muhafaza edilmediği
takdirde, bu makinanın yol açabileceği kaza öncelikle o işyerinde çalışanların
hayatını tehlikeye sokacaktır. İşyerinde patlama ile meydana gelecek hasar ve
yangın da işletmeyi büyük bir zarara sokacaktır. İşyerinin tekrar çalışabilecek
duruma gelmesi için geçen süre içinde ise üretim kısmen veya tamamen duracaktır.
Bu durum ise iş verimliliği büyük oranda olumsuz bir şekilde etkileyecektir. İŞ GÜVENLİĞİ ÇALIŞMALARINDA PLANLAMA
İnşaat şirketlerinin ortak politikası, tüm şirket faaliyetlerininde , personelin ve diğer çalışanların sağlık ve emniyetlerini korumak, maddi varlıkların zarar görmesini önlemek, şirketin mal ve bilgilerini korumak gibi etkinlikler faaliyet alanı içerisindedir. İnşaat şirketleri emniyetli bir ortamı yaratmak için iş sırasında meydana gelebilecek yaralanmaları önlemek ve çevreyi korumak konusunda aktif çaba harcamalıdır. Doğrudan denetimleri altında çalışan taşeronlardan, inşaat şirketleri sağlık- emniyet-çevre koruması konularındaki standartlarına tam anlamıyla uyan standartları benimsemelerini ve uygulamalarını istemelidirler. Donanım, hizmet, v.b satın aldıkları kuruluşların da aynı tutumu uygulamaları gerekir.Personelin, taşeronların ve inşaat şirketi grubuna bağlı şirketlerin, gerek kendilerine, gerekse halka ya da çevreye gelebilecek zararların bilincinde olmaları sağlanmalıdır. Çalışma sırasında çevrede emniyet ve sağlığı koruyucu pratik ve ekonomik önlemlerin geliştirilimesi amacıyla devlet kuruluşları, iş ve çalışma örgütleri, akademik ve mesleki kuruluşlarla işbirliğine gidilmelidir. r İş Güvenliği Programının Hazırlanması:Planlama; inşaat işlerinde çok önemlidir.İşletme açısından planlama istenilen sonuca ulaşmak için önceden yapılması gereken işlerin kararlaştırılması sürecidir.İnşaatta plansız çalışmalar sürekli tesadüfi değişmelere bağlı kalma sorununu yaratır.Belli bir plan olmadan inşaat sürecinin denetlemesi yapılamaz. İş güvenliği ile ilgili yapılan çalışmalar aşağıdaki gibidir: İnşaat yerinin düzenlenmesi, özellikle şantiye binalarının, kule vinçlerinin ve ağır makinaların yerleştirme durumları, elektrik, su tesisatları, giriş ve çıkış noktaları ve yol düzenlemeleri, park yerleri, malzeme depoları ve işçilerin yatma ve kafeterya binalarına ilişkin konularda iş güvenliği göz önüne alınarak en uygun düzenlemeler yapılır.Güvenlik kontrolleri için bütün ışıkları, çitleri, koruyucuları, uyarı işaretlerini ve gözetimin özel ve kamunun güvenliği ve rahatı için sağlamak ve bakımını yapmasını öngörülür. Şantiye içinde güvenlik sınırları çok iyi işaretli olmalıdır.bariyerlerin, konilerin ve uyarı işaretlerinin kullanılması her ne kadar gerekliyse de yeterli değildir, fiziksel bariyerler de oluşturulmalıdır.Şantiyelerde kullanılan mekanik araç ve gereçlerin yeterli şekilde kontrol edilmemesi, araç ve gereçlerin olması gereken koşullarda olmaması yani bozuk veya kırık olması ya da olmaması gereken yerde bırakılmış bir alet kazaya sebep olmaktadır. Güvenli olmayan bir bina planı ve yapı basınçlı hava borularının çok zayıf olması, zararlı atmosfer, havada toksik maddelerin oldukça yoğun olması, havalandırmanın yeterli derecede çalışmaması, elemanları koruyucu alet ve araçların olmaması veya çok yetersiz durumda bulunması kaza risklerini arttırır. Ayrıca çalışan kişilerin giriş muayenelerinin ve periyodik tıbbi kontrollerinin yapılası da son derece önemlidir. r Makina, araç ve gereçlerin planlanması: İnşaatta en uygun makinaların seçimi ve bunların uyum içinde olması önemlidir. Makinaların nerede, ne zaman ve ne kadar süreyle gerektiği ayrıntılı olarak belirtilmeli ve kesin iş programları hazırlanmalıdır.Ayrıca bu makinalar, donatım ile diğer araçlar alınan önlemlerle korunmalıdır.İnşaat sektöründe makine araç ve gereçlerin planlanmasında pazar durumu, fiyat eğilimleri, satıcı ve üreticilerle ilişkiler, teslim alma koşulları, stok politikası gibi konular önemli olmaktadır.Malzeme planlamasında özellikle stok planlaması önemlidir.Planlarda, gerekecek malzemelerin cinsi, toplam miktarları, parti teslim alma tarihleri, minimum olarak elde tutulacak olan miktarlar özellikle belirlenmiş olmalıdır. r Koruyucu malzemenin planlanması: Her işveren, işçisine yaptığı işe uygun kişsel koruyucu malzeme vermekle yükümlüdür.Ancak bu koruyucular amaca hizmet edecek, yani yapılan işe uygun özellikte olmalıdır. Kişisel koruyucu malzemenin işçiler tarafından kullanılıp kullanılmadığı, kullanılanların ise işin niteliğine uygun olup olmadığı devlet tarafından denetlenmekte, dolaysıyla devlet adına iş güvenliği müfettişlerince hangi işte hani nitelikte ve özellikte koruyucuların kullanılması gerektiği konusunda öneride de bulunmamaktadır. Çünkü ilgili tüzüklerde kişisel koruyucu malzemelerin ayrıntılı olarak nitelikleri ve özellikleri bulunmadığından sadece uygun koruyucular verilecektir denmektedir.İşveren işgördürdüğü kişilere zamanında yeterli ve uygun malzemem sağlamak zorundadır.İşveren maksada uygun koruyucuyu temin etmek ve eskidiğinde yenilemek zorundadır.Kişisel koruyucunun kullanılmasının cezai hükümleri uygulanmakta olup bunun belgelendirilmesi ve kullanılmasıyla yükümlüdür. r İşgücü planlaması: İşgücü planlaması yapılmadan önce kesin olarak iş akışının bilinmesi gerekir. Bu akışa göre sırasıyla gerekli usta, yardımcı işçi sayısı ve çalışma süreleri belirlenir.İşçiler işçilik sınırlarına göre ayrılır ve ekip çalışmaları düzenlenir. Mevcut işçi sayısı ve gereken işçi sayısı belirlendikten sonra eğer gerekiyorsa yeni işçi sağlama yoluna gidilir. Her işle ilgili olarak ustabaşı ve nezaretçiler belirlenir. İş güvenliği planlaması için özet olarak iş çeşitleri, işlerin başlama ve bitiş tarihleri, her iş için gereken nitelikli ve niteliksiz işgören sayısı, her gün işlerin gerektirdiği toplm işçilik değerlerine (sayısal ve niteliklerine göre) gereksinim duyulur. Kayıtlar işçiler tarafından tutulmalı ustabaşı ya da şantiye şefleri tarafından kontrol edilmelidir. Ayrıca yapılan işler ustabaşı ya da mühendisler tarafından ölçülmeli, prim uygulaması varsa işçi performansları hesaplanmalıdır.
İŞ GÜVENLİĞİ MÜHENDİSLİĞİTürkiye’de iş güvenliği mühendisliği kavramı henüz yeterince gelmemiştir. Bu nedenle iş güvenliği mühendisliği kavramının tanımı yapılırken yurt dışı kaynaklar esas alınmaktadır. İş güvenliği mühendisleri iş güvenliği ile ilgili ekibin bir bölümünü oluşturur. Bu ekibin önemli görevleri: - İş kazalarından korunmak ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli çalışmaları yapmak - Etkin bir ilk yardım sağlamak - Kazaya uğrayanların tedavilerini yapmak, iş ve meslek edinmeleri için gerekli olanakları sağlamak - Yaralanların kendilerine, ölenlerin geride kalanlara gerekli parasal yardımın yapılmasını sağlamaktır. İşveren yazılı sözleşme yapmak suretiyle güvenlik mühendisleri veya iş güvenliği ile ilgili diğer işgücünü görevlendirmelidir. İş güvenliği mühendisi olabilmek için bazı artların sağlanması gerekmektedir. Bunlar: · Mühendis ünvanını almaya hak kazanmış olmak · Bunun üzerine mühendis olarak en az iki yıl pratik olarak görevde bulunmak · Bu konuda yeterliliği kabul edilen bir kuruluşun eğitim programını başarıyla tamamlamak gerekmektedir. İşveren; a) İşletme cinsi ve dolaysıyle çalışanlara bağlı olan kaza ve sağlık tehlikeleri b) Aktif ve toplam çalışanlar c) İşletme organizasyonundaki iş korumaları ve kazaların önlenmesinden sorumlu personelin söz konusu olduğu durumlarda yazılı sözleşme yapmak suretiyle iş güvenliği mühendislerini görevlendirmeli ve bu görevlerini yerine getirmelerini sağlamalıdır. Gerekli ise, yardımcı personel, odalar,aletler ve ihtiyaç duyacakları diğer maddeler sağlanmalıdır.İşveren görevlerini yerine getirebilmeleri için o işletmenin gerektirdiği şekilde yetiştirilmelerini sağlamalıdır. İş güvenliği mühendisi, işverene,iş güvenliği ve kazaların önlenmesi ile ilgili bütün konularda ve işin insancıl koşullaraltında yapılmasında yardımcı olmalıdır.Ayrıca, 1. İşveren ve iş güvenliği ve kazaların önlenmesinden sorumlu personele her türlü tavsiyede bulunmalıdır.Özellikle: a) İşletme tesisleri ve sosyal ve sııhi yapıların planlanması, kurulması ve bakımında b) Teknik malzemenin tedarik edilmesinde, iş metodları ve ham maddelerin dağıtımında c) Vücut temizlemem maddelerinin seçilmesi ve denenmesinde d) İşyerinin, iş sürecinin ve işyeri çevresinin kurulması ve diğer ergonomi konularında 2. Üretim yerlerinin, teknik malzemenin( işletmeye alınmadan) ve iş metodlarının (uygulanmadan önce) teknik güvenirliğini kontrol etmelidir 3. İş güvenliği ve kazaları önleme metodlarının uygulanışını ncelemek ve bununla bağlantılı olarak, a) Çalışma yerlerini düzgün aralıklarla muayene maksadıyla dolaşmalı, saptadığı eksiklikleri işveren ya da sorumlu personele bildirmeli, eksikliklerin giderilmesi için çözümler üretmeli ve bu çözümlerin uygulanmasında etkili olmalıdır. b) Vücut temizleme maddelerinin kullanımında dikkat edilmesini sağlamalıdır. c) İşten kaynaklanan hastalıkların, sebeplerini incelemeli, inceleme sonuçlarını derlemeli ve değerlendirmeli , işverene bunlardan korunmanın yollarını göstermelidir. 4. İşletmede çalışan herkesi, iş güvenliği ve kazaların önlenmesi ile ilgili yaptırımlar hakkında bilgilendirmeli, özellikle çalışırken maruz kaldıkları kaza ve sıhhi tehlikleri ve bunlardan nasıl korunacaklarını göstermeli, ilk yardım yapacakları ve yardımcı tıbbi personeli oluşturmalıdır. İş Güvenliği Mühendis Yetki Belgesi almak için mühendisler kayıtlı oldukları odalara başvurabilirler. Mühendis yetki belgelerinin geçerlilik süresi her yıl onaylanmak kaydıyla alındığı tarihten itibaren 5 yıldır. Belgelerin yıllık onaylarında, belgenin geçerliliğini sürdürebilmesi için belge sahibi İş Güvenliği Belgelendirme Kurulu tarafından belirlenen meslek içi eğitimleri tamamlamak zorundadır. Gerekli meslek içi eğitimi tamamlayamayan belge sahibinin belgesi yukarıda tanımlanan koşulu sağlayıncaya kadar geçerliliğini yitirir. İş Güvenliği Mühendis Yetki Belgesi almak için mühendisler şu konularda eğitim almalıdırlar: İş Güvenliği Tanımı, Temel Kavramlar Ve Önemi,İş Güvenliğinde Yasal Mevzuat, Uluslararası Sözleşmeler,İş Kazaları, Meslek Hastalıkları ve İlk Yardım, İş Hijyeni, Koruyucular ve Kullanımı, Güvenlikli bir işyeri ortamı,İş Güvenliği Yönetim Sistemi
Ülkemizde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın öncülüğünde, Bakanlar Kurulunca hazırlanan tüzüklerde , iş güvenliğini doğrudan ve dlaylı olarak ilgilendiren maddeler bulunmaktadır.İş güvenliği konusunda, işverenin sorumluluğunu belirten önemli yasa ve tüzük maddeleri şunlardır: İş Kanunu madde73: Her işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu hususta şartları, araçları noksansız bulundurmakla yükümlüdür.İşçiler de, bu yoldaki usullere ve şartlara uymak zorundadır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü madde 2: İşverenler, işyerinde, işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak zorundadırlar. Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü Madde 3: her işveren, yapı işlerinde, işçilerin sağlığını sağlamak için bu tüzükte belirtilen koşulları yerine getirmekle ve gerekli araç gereçleri eksiksiz bulundurmakla yükümlüdür.İşçiler de bu yoldaki usul ve koşullara uymak zorundadırlar. Madde 4: Her işveren, yapı işlerini fenni yeterliliği bulunan kişilerin, teknik gözetimi ve sorumluluğu altınbda yürütecektir. Ayrıca işveren işyerinde iş güvenliğini sağlamak amayla “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kurulları” oluşturmakla yükümlüdür.Bu kurullar işveren veya vekili, işyeri güvenlik şefi, sosyal işler danışmanı, varsa sivil savunma uzmanı, işyerinde görevli formen, ustabaı veya usta, sendika temsilcilerinden oluşur. Bu kurulun görevi: · O işyerinde, işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin tedbirleri tespit etmek ve buna ilişkin iç yönetmelik hazırlayarak, işverene imzalatmak · İş yerlerinde, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda her türlü önlemi alabilmek için işverene teklifte bulunmak · İş kazası ve meslek hastalığı ile ilgili bir tehlikede, gerekli araştırma, inceleme ve soruşturmayı yapmak, alınması gereken tedbirleri rapor etmek, · İş yerinde, işçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimi ve öğretimi sağlamak · İşçi sağlığı ve iş güvenliği konularında yayınlar yapmak, konferanslar verdirmek · İş yerlerinin periyodik sağlık, muayene ve kontrollerinin yapılıp yapılmadığını denetlemek · İş yerlerinde yangın ile ilgili tedbirlerin yeterliliğini, ekiplerin çalışmalarını izlemek ve buna ilişkin işverene teklifte bulunmak · Sağlık ve güvenlik konusu ile ilgili rapor hazırlamak ve bunu baz alarak sonraki yılın programını yapmaktır. İnşaat sektöründeki uygulamalarda şantiye şefi olarak tanımlanan eleman, işveren tarafından görevlendirilen, işverenin şantiyedeki temsilcisi ve bazen yasal vekili olan, şantiye yönetiminden, yapılan uygulamalardan ve buarada iş güvenliğinin sağlanmasından birinci derecede sorumlu ve yetkili kişi konumundadır. Ancak, yasalar ve iş güvenliği mevzuatında “şantie şefi” kavramıyla ilgili açıklamalara, şantiye şeflerinin görev, sorumluluk ve yetkileriyle ilgili herhangi bir düzenlemeye rastlanmamaktadır. Fenni mesuulerin görev ve sorumlulukları İmar Kanunu’nun 28. Maddesinde açıklanmıştır.Bu maddede, yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, yapıyı ruhsat ve eklerine uygun olarak yaptırmaya, ruhsat ve eklerine aykırı yapılması halinde durumu üç iş günü içinde ruhsatı veren belediyeye veya valiliklere bildirmek zorundadır. İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusu ise fenni mesuliyet kavramı dışında bir konudur.Sonuçta teknik uygulama sorumlusu projeyi, iş güvenliği kurallarına uygun yönetmelidi.Fakat, işçi sağlığı ve iş güvenliği ayrı bir uzmanlık konusu olduğundan teknik uygulama sorumlusunu kapsamaz. İşyerinde çalışan ustabaşı, teknisyen, formen ve mühendisler, iş güvenliği ile ilgili sorumlu tutulmadan önce, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili eğitim programları uygulanmalı ve işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uymanın gerekliliği ve yararları konusunda ikna edilmelidirler. İş güvenliğinde eğitim son derece önemlidir. Ancak tarife dönük ve sadece anlatım şeklindeki eğitimden kaçınılarak, göze ve kulağa hitap eden uygulamalı bir eğitim sistemi tatbik edilmelidir.Önlemler yerine getirilmediği zaman doğabilecek sonuçların ekonomik, hukuki ve cezai yönleri bu kişilere yeterince vurgulanmalıdır.
SONUÇÜlkemizde “İş Güvenliği Mühendisliği” kavramı henüz uygulamaya geçirilmemiş durumdadır. İş güvenliği mühendisliği uygulamasında, iş yerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliğine yönelik tüm önlemlerin alınması ve eğitimlerin verilmesi yer almaktadır. Ülkemizde henüz uygulamada kabul görmemiş bu kavram, gelişmiş ülkelerde iş kazalarının en aza indirilmesinde büyük bir rol oynamaktadır. Ayrıca işletmelerde uygulamaların tarafsız kamu kurumu niteliğindeki kuruluşların denetiminde uzman mühendislerince yapılmasının sağlanması için ivedilikle önlem alınmalı ve konuyla ilgili gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı, kontrollerin uzman olmayan teknik elemanlarca yapılması engellenmelidir. İş güvenliğinin temel amacı, işyerlerinde ve çevresinde toplumun sağlığını tehdit eden/edecek olan tüm zararlı etkilerin ortadan kaldırılması ve güvenli bir işyeri ortamının sağlanmasıdır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği konusu çok yönlü bir çalışmayı gerektirmektedir. Bu çalışmalar sırasında tıp, fizik, kimya, mühendislik, matematik, iktisat, istatistik, sosyoloji, psikoloji, ergonomi gibi bilimlerden yararlanılır. İş güvenliği, çalışma alanlarındaki tüm işkollarında zorunlu olduğundan farklılıklar gösteren işkollarında kapsamlı bilgi birikimini gerektirir. |
Kaldırma ve taşıma makinelerinin rolü, zamanımızda sanayin her alanında gitgide büyümekte ve önem kazanmaktadır. Ağır sanayide, bir yerden bir yere büyük ve ağır yükler kaldırıp taşımak zorunluluğu bu tür makinelerin kullanılmasını gerektirdiği gibi, büyük, güvenlikli ve elverişli bir atölyede de verimi arttırıcı özelliği bulunmaktadır. Bunlardan dolayı da kaldırma ve taşıma ile ilgili tesislerin kurulması ve bu amaçla yapılacak harcamalar haklı ve yerinde harcamalardır. Böylelikle zaman kayıpları azalmış ve personel daha az yorulmuş olur.
Kaldırma makinelerinin bazılarını; vinçler (kule vinçler, mobil vinçler, pergel vinçler, gezer köprü vinçleri, tek kirişli askılı vinçler, monoraylar, iki ayaklı portal vinçler, yarı portal vinçler, seyyar atölye vinçleri, gırgır vinçler, ceraskallar, maçunalar), platformlu kaldırıcı arabalar (forklift), palangalar (elektrikli, pnömatik, hidrolik, zincirli, halatlı), asansörler şeklinde sayabiliriz.
Başta da belirttiğimiz gibi sanayin her alanında
karşımıza çıkan bu kaldırma ve taşıma makinelerinde verimli ve sağlıklı bir
çalışma yapabilmek güvenlik konusuna ön planda yer vermekle sağlanır. Yoksa
çok acı, maddi ve manevi kayıplarla karşı karşıya kalabiliriz.
Kaldırma ve taşıma makinelerinde kazalar, imalat, montaj, yetersiz
bakım-kontrol ve kullanım hatalarından meydana gelmektedir. Burada, bu
makinelerde güvenlikli bir çalışma için nelere dikkat etmemiz ve nasıl
çalışmamız konusunda iş güvenliği mevzuatı ve teknik yönden açıklamalara yer
vereceğiz.
İş yasasına bağlı olarak yürürlüğe konulmuş olan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün 373. – 437. maddeleri kaldırma makinelerinde alınacak güvenlik önlemlerini kapsamaktadır.Bu güvenlik önlemlerini şu başlıklar altında açıklayabiliriz.
Kaldırma makine ve araçlarında, tamburlar kaldırılacak yüke ve halatın çap, nitelik ve sarım sayısına uygun olarak yapılmalı ve iki yanı gerekli yükseklikte faturalı olmalıdır.
Kaldırma makinelerinin çelik halat uçları, tambur içine sağlam bir şekilde bağlanmalı ve halat üzerindeki kaldırma kancaları en aşağı seviyede olduklarında, tambur üzerinde en az iki tam devir yapacak boyda halat sarılı kalmış bulunmalıdır.
Elektrikli veya basınçlı hava ile çalışan ve yerden kumanda edilen kaldırma makinelerinin manevra halatlarında dolaşmaları önleyecek gerekli önlemler alınmalıdır.
Kaldırma makineleri ve araçları her çalışmaya başlamadan önce operatörleri tarafından kontrol edilmeli, çelik halatlar, zincirler, kancalar, sapanlar, frenler ve otomatik durdurucular, yetkili bir teknik eleman tarafından her üç ayda bir bütünüyle kontrol edilerek bir kontrol belgesi düzenlenmeli ve iş yerindeki özel dosyasında saklanmalıdır.
Kaldırma araç ve makinelerinde meydana gelen bazı iş kazaları, halat, zincir ve sapanların kopmaları, yüklerin kancalardan kurtularak düşmeleri, frenler ve otomatik durdurucuların arızalanması sonucu olduğundan dolayı bu periyodik kontroller kesinlikle ihmal edilmemeli ve kontrol sırasında saptanan aksaklıklar giderilmeden makine tekrar çalışmaya başlatılmamalıdır.
Kaldırma makinelerinde yüklerin kaldırılmaları, indirilmeleri veya taşınmaları, yetiştirilmiş manevracılar tarafından verilecek el ve kol işaretlerine göre yapılmalıdır. Bir kaldırma işlemi sırasında birden çok işçinin görevli olduğu durumlarda, kaldırma makinesi operatörü, bağlayıcı, sapancı veya diğer görevlilerden yalnız birinden işaret almalı ve işaretçi, operatör tarafından kolayca görülebilecek yerlerde durmalıdır. Operatör, her kim tarafından verilirse verilsin, her dur işaretini yerine getirmelidir.
Yükler dik olarak kaldırılmalıdır. Bunların eğik olarak kaldırılması zorunlu olduğu durumlarda manevralar, sorumlu bir elemanın gözetiminde yapılmalı, yük salınımlarına ve yükün tehlikeli durumuna karşı gerekli önlemler alınmalıdır.
İndirilen bir yükün altından sapan halatların çekilmesi için işaret vermeden önce işaretçi, işçilerin güvenliğini sağlamalıdır. Operatörler, kaldırma makinelerinde bir yük asılı bulunduğu sürece makinelerinin başından ayrılmamalıdır.
Elektrikli mıknatıslı vinç, dinlenme durumunda iken, mıknatıslar vinç üzerinde asılı olarak yüksekte bırakılmamalıdır. Bunlar ya doğrudan doğruya yere bırakılmalı veya bu iş için yapılmış platformlar üzerine indirilmelidir. Mıknatıslar kullanılmadıklarında vinç üzerinden çıkarılmalıdır.
Hareket halindeki vinç kabinleri içindeki veya vinç arabaları üzerinde, yalnız görevli kimseler bulunmalı ve vinç operatörleri, hiç kimsenin yük üzerine binmesine, boş halat veya kancalara asılmasına izin vermemelidir. Açık havada ray üzerinde çalışan vinçlerde, rüzgârın etkisi hesaplanmalı ve bunlarda takozlama, bağlama yapılmalı ve sürgü güvenlik sistemi bulunmalıdır.
Ray üzerinde çalışan vinçlerde, vincin ve vinç arabasının üzerinde gidip geldikleri rayların her iki başında ve en az tekerleklerin yarıçapı yüksekliğinde takozlar bulunmalı, köprülü ve asma vinçlerin, köprü ve vinç arabası tekerlerinde, uygun el, kol ve ayak koruyucuları bulunmalıdır.
Köprü ayaklı gezer vinçlerin geçtiği yol boyu ve rayların her iki tarafı serbest olarak tutulmalı ve buralar en az 75 cm eninde olmalıdır. Raylı vinçlerin kabin kapılarının sahanlık veya geçit seviyesinden 30 cm. daha yüksekte bulunduğu durumlarda, bu kapıların önüne uygun basamaklar yapılmalı ve kabinlerde, elektrik akımı iletmeyen madde ile doldurulmuş bir yangın söndürme cihazı bulundurulmalıdır.
Aynı yükü kaldırmak için, iki vincin çalışması durumunda, her iki vinç operatörüne, yalnız bir işaretçi tarafından kumanda verilmeli ve vinçlerin hareketlerinde uyumu sağlayacak özel önlemler alınmalıdır.
Yüklerin vinçlere asılı olarak taşınmasında görevlendirilen işaretçi ve işçiler, yüklerin önünde giderek ray makaslarını kontrol etmeli ve yüklerin bir kimseye veya herhangi bir engele çarpmayacak bir yükseklikte taşınmasını sağlamalıdırlar.
Motorlu vinçlerde yük kaldırılırken veya vinç yer değiştirirken sesli ve ışıklı uyarı yapılmalı, bunların gece çalışmalarında farları ve arkalarında stop lambaları yakılmalı, kabinler uygun şekilde aydınlatılmalıdır.
Raylı vinçler üzerinde herhangi bir onarıma başlamadan önce, bütün kumanda sistemi stop durumuna getirilmeli ve iki şalter açılarak bunlardan biri sıkıca bağlanmalıdır.
Vinç üzerinde ve uygun yerlere, onarım veya bakım yapıldığına ilişkin uyarı levhaları konulmalıdır. Aynı ray sistemi üzerinde başka vinçler çalıştığında, bunları uygun uzaklıkta durduracak takozlar konulmalı veya aynı işi görecek başka önlemler alınmalıdır.
Halat tamburlarının ve millerinin veya motor bobinlerinin sökülmesinden önce kaldırma halatları, tamburlar üzerinden çıkarılmalıdır. Ancak, bunun sağlanamadığı durumlarda, tamburun ani olarak dönmesi önlenmelidir.
Raylı vinçlerde yapılan onarımın bitiminde, bütün koruyucuları yerlerine takılmalı ve vinç harekete geçirilmeden önce, onarımda kullanılan bütün araç, gereç ve malzemeler kaldırılmış olmalıdır.
Seyyar vinçlerin, platformlu kaldırıcı arabaların tekerlekleri korunmalı, bunlarda el ile çalışan sesli uyarma sistemi bulunmalıdır. Elektrikli olanları uygun ve yeterli şekilde topraklanmalıdır.
Geçme (teleskopik) platform tipi kaldırıcı arabalarda, yükselen üst kısmın birdenbire inmesini engelleyecek otomatik sürgülü veya benzeri uygun bir sistem bulunmalı ve bunlar elektrikle çalıştıklarında, platformun yükselmesini ve inmesini sınırlayacak bir sistem, yüklerin indirilmesini ayarlayan elektrikli ya da mekanik bir fren bulunmalıdır.
Burada büyük bir bölümünü açıklamaya çalıştığımız İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün "Kaldırma Makinelerinde Alınacak Güvenlik Tedbirleri" bölümündeki bu hususları iş yerlerindeki kaldırma makine ve araçlarında uygulamak birçok üzücü ve kaybı büyük olan kazaların önlenmesini sağlar.
Eğer, kaldırma makine ve araçlarından amaçladığımız verimi tam olarak almak istiyorsak ilk sloganımız "ÖNCE GÜVENLİK" olmalı ve hiç kimse, belirtilen kullanma ve güvenlik talimatları aksine davranmamalı, talimat vermemelidir.
İş kazalarının oluşmasında ergonomik, fizyolojik, psikolojik, fiziksel, kimyasal ve mekanik birçok etmen etkili olmaktadır. Yapılan işin niteliğine, üretim araçlarının özelliğine ve işyeri ortamının yapısına göre değişen birçok yönetim ve denetim eksikliği sonucunda iş kazaları oluşmaktadır. İş kazalarının çok değişik nedenleri olmasına karşın bunları iki temel etmene indirgemek olasıdır. Bunlar çalışan insanın yaptığı güvensiz davranışlar ile işyerinden, üretim araçlarından, üretim teknolojisinden, işyeri ortamından kaynaklanan güvensiz koşullardır. İş kazalarının oluşmasında birinci dereceden etkili olan işyerindeki güvensiz koşulların arasında ise elektrik önemli bir yer tutmaktadır. Elektrik görülemediğinden ve etkisi kısa sürede ortaya çıktığından gizli bir potansiyel tehlike olarak işyerlerinde ağır iş kazalarına neden olmaktadır. Aşağıda elektriğin insan üzerindeki etkileri ile elektrik çarpmalarına karşı alınacak başlıca güvenlik önlemleri ana başlıklar altında özetlenmiştir.
Elektrik akımının akış yönü üzerinde canlının kalbi bulunuyorsa, kalp atışları hızlanır, düzenliliğini yitirir ve bunun sonucu olarak kalp hareketleri durur.
Kalbin durmasına bağlı olarak solunum ve kan dolaşımı kesildiğinden ölüm olayı baş gösterir.
Elektrik kazalarının etkisi, gerilim taşıyan parçalara dokunma anında vücuttan geçen akımın şiddetine bağlıdır. Elektrik akımının yönü kalp üzerinden geçtiğinde, kesin ölüm hali için 50mA'lik bir akım şiddeti yetebilir.
Vücuttan geçen akımın şiddeti, gerilime ve vücudun direncine bağlıdır. Vücut direnci, gerçekte küçük olan vücut iç direnci ile elektrik akımının girdiği ve çıktığı yerlerin toplam direnci olan geçiş direncinden oluşur.
Ter ve ıslak zemin gibi nemli ortamlarda direnç çok düşüktür. Ayrıca, elektriğe tutulan yerin dokunma yüzeyi ne kadar büyük olursa, geçiş direnci o kadar küçük olur.
50 Hz frekanslı alternatif akım doğru akımdan daha tehlikelidir. Frekans yükseldikçe Skin efekti nedeni ile akım, dış yüzeyden geçme eğilimi gösterir, Bu yüzden yüksek frekanslı akımların öldürme tehlikesi azalır.
1000 Voltun altındaki şebeke gerilimlerinde ölüm hali, solunum felci ve boğulma sonucu ortaya çıkar. Yüksek frekanslarda ölüm hemen gerçekleşir.
Parlayıcı, patlayıcı ve yangın tehlikesi olan yerlerde seyyar lamba kullanılmalıdır. Bu tür yerlerde tam kapalı sızdırmaz tipte özel expruf lambalar kullanılmalıdır. Alternatif akımda 42 Volt, doğru akımda 100 Volt geçirilmemelidir, bunun üzerindeki gerilimlerde çalışmanın zorunlu olduğu durumlarda özel güvenlik önlemleri alınmalı ve çalışanlar tehlikelere karşı uyarılmalıdır.
65 Voltun üzerindeki gerilimlerde çalışan tüm cihaz ve tesisatın ve gerilim altında bulunan kısımların, dokunmalara karşı güvenlik altına alınmış, yani korunmuş olması gerekir. Koruma olarak emaye, boya gibi maddeler dokunmaya karşı yalıtkan kabul edilemez.
Yalıtkan malzemenin izolasyon direnci faz-toprak arasında volt başına 1000 Ω dan az olamaz. El ile ulaşılabilen yerlerdeki akım taşıyan kablo ve tesisat kısımları, çıplak uç ve bağlantıları, kapalı buat, motor klemens kutusu veya şalterin içine tamamen girmiş ve metal aksama temas etmeyecek şekilde bağlanmış ve düzenlenmiş olmalıdır.
Elektrik makinelerine ilişkin bağlantılar, çalışma sırasında meydana gelebilecek titreşimlere dayanıklı biçimde seçilmeli ve yapılmalıdır. Özellikle sürekli olarak denetim altında bulundurulamayan elektrik makineleri aşırı ısınmalara karşı korunmuş olmalıdır. Bu koruma, uygun bir yapımla ya da otomatik koruma düzenleri (motor koruma anahtarı) kullanılarak yapılır.
Anahtarların bir ucuna birden fazla iletken bağlanamaz. Anahtarlar dağıtım kutusu olarak kullanılamaz.
Sanayi kuruluşlarında yapılan çalışmalarda değişik nedenlerle karşı karşıya kalınan elektrik tehlikesine karşı yukarıda belirtilen genel güvenlik önlemleri alınarak, elektrikten kaynaklanan iş kazaları büyük ölçüde önlenebilir. Elektrikten kaynaklanan iş kazalarının önlenmesinde çeşitli güvenlik ilkeleri uygulanmaktadır. Bunların başlıcaları aşağıda belirtilmiştir. Elektriğin kullanım yerine ve şekline göre bu güvenlik ilkelerinden biri veya birkaçı birlikte uygulanarak elektriğin neden olduğu güvensiz durumlar ortadan kaldırılabilir ve iş kazaları önemli ölçüde önlenebilir.
Bir makine gövdesinde elektrik kaçağı zararlı bir düzeye (genellikle 0,030 A'e) geldiği zaman, besleme anahtarını otomatik olarak açarak tehlikeyi önleme yöntemidir.
Özel transformatörler kullanarak alçak gerilim küçük gerilime düşürülür ve makina ve cihazlarda insan için tehlikeli olmayan bu küçük gerilim kullanılır.
Çıkış sargısı ve sargı uçları toprağa karşı yalıtıldığından, çıkış sargısından beslenen makine ve cihaz gövdelerinde kaçak olsa bile, çalışanlar kaçak elektrik akımından etkilenmez.
Bu cihazlar; iç içe iki yalıtkan tabaka içine alınmıştır. Elektrik motoru kısmı bir yalıtkan tabaka içinde bulunur ve ayrıca cihaz gövdesinin iç yüzü de yalıtkan bir madde ile kaplanır.
Elektriğin üretim, iletim, dağıtım ve kullanma aşamalarında tehlikeli elektrik akımlarından zarar görülmemesi için uygulanan bir yöntemdir. Amaç dokunma geriliminin insan vücudundan geçmesini önlemektedir.
İşletme akım devresinin bir noktasının veya bir tesisin akım taşımayan metal kısımları ile toprak arasında iletken bir bağlantı kurmaktır.
Elektrik tesislerinin, elektrik işletme araçlarının veya elektrik tüketim araçlarının elektrik devresine dahil olmadığı için gerilim altında bulunmayan iletken bölümlerinin (gövdelerinin) elektrik şebekesinin doğrudan doğruya topraklanmış sıfır iletkenine iletken olarak bağlanmasıdır.
Elektriğin kullanım yerine ve şekline göre yukarıda belirtilen güvenlik ilkelerinden biri veya birkaçı birlikte uygulanarak elektriğin neden olduğu güvensiz durumlar ortadan kaldırılabilir ve iş kazaları önemli ölçüde önlenebilir.