Zaman: 15 Nis 2021, 08:52



Sitemize Hosgeldiniz

Bu foruma yaptiginiz ilk ziyaretiniz ise, lutfen oncelikle [Yardim] kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alisverisinde bulunabilmeniz icin oncelikle Kayit olmalisiniz. uye olmayanlar forumumuzdan hicbir sekilde aktivite uygulayamaz, mesaj yazamaz, konu acamaz, eklenti indiremez. Forumumuzu tam anlamiyla kullanmak icin uye olabilirsiniz.


Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
 Hadis - Sunnet İnkarcısı Hasta Kalpliler 
Yazar Mesaj
Tüm Generel
Tüm Generel
Kullanıcı avatarı
Alıntı ile cevapla
Mesaj Hadis - Sunnet İnkarcısı Hasta Kalpliler



Sünnetin Delil Olmayacağını Söyleyen Hasta Kalpliler:


Peygamber efendimiz, hadislerle amel etmeyecek olan kişilerin nasıl insanlar olacaklarını bizlere tanıtmış ve bu gibi insanlardan uzak olmamızı beyan etmiştir.
Bu hususta Ebu Rafi (Ebu Rafı, Rasulullah'ın azadlı kölesi olup, İsmi Eslem'dir) Rasulullah'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:
"Sakın sizden birinizi koltuğuna yaslanmış otururken, kendisine emrettiğimiz veya yasakladığımız hususlardan bir husus geldiğinde "biz bunu bilmiyoruz. Biz Allah'ın Kitabında ne bulduksa ona tabi oluruz" diyen biri olarak görmeyeyim. "
(Ebû Dâvûd, Kit. Sunnet, bab: 6 hn: 4605; Tirmizî, Kit. İlim, bab: 10 hn: 2663; İbn Mace, Kit. Mukaddime, bab: 13)

Mikdam b. Mâdi Kerib ise Rasulullah'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Dikkat edin! Bana kitap, bir de onun kadarı (vahy-i gayri metluv) verilmiştir.” Yakında karnı tok olan ve koltuğuna yaslanan bir kişi: "Siz sadece bu Kur'an'a sarılın. Siz onda neyin helal olduğunu görürseniz onu helal sayın ve neyin de haram olduğunu görürseniz onu haram sayın" diyecektir. Dikkat edin! Ehlî eşeklerin etleri size helal değildir. Köpek dişi bulunan yırtıcı hayvanların etleri de helal değildir."
(Ebû Dâvûd, Kit. Sünnet bab: 6, hn: 4604; Tirmizî, Kit. İlim, bab: 10 hn: 2664; İbn Mace, Kit. Mukaddime, bab: 12; Müsned, İmam Ahmed, c. IV, sh. 131.00)

Diğer bir rivayette şöyledir:

"Dikkat edin olabilir ki, koltuğuna yaslanan bir kimseye benim hadisim ulaşır.” O da der ki: "Bizimle sizin aranızda Allah'ın kitabı bulunmaktadır. Onda neyin helal olduğunu görürsek onu helal sayarız. Neyin de haram olduğunu görürsek onu haram sayarız." Dikkat edin. Allah'ın rasulunün haram kıldığı, Allah'ın haram kıldığı gibidir."
(Tirmizî, Kit. ilim: bab: 10 hn: 2664)

Bütün bunlardan sonra Peygamberi hafife almayı ve onun sünnetini red etmeyi, bir modernlik sayan, kendilerinin de aydın ve ileri görüşlü oldukları vehmine kapılan bir kısım zayıf iradeli taklidçilere şunu hatırlatmada fayda vardır:
Sizler Rasulullah'ın sünnetini reddederek biryere varamazsınız. İslâm'a hizmet etmeniz yerine ona şubheler sokmuş oluyorsunuz. Rasulullah'ı devre dışı bırakarak, Kur'an'ı felsefi görüşleriyle açıklamaya çalışan şımarıklara zemin hazırlıyorsunuz. İçinizden kâfirlere şirin görünme hastalığına yakalananlar da şunu iyi bilsinler ki, bu halleriyle onlara yaranamazlar. Müslüman olduğunuzu söylediğiniz müddetçe sizler onların nezdinde gericisiniz. Örümcek kafalısınız. Yobazsınız. Murtecisiniz. O halde nedir sizin bu haliniz? Kimlere hizmet ediyorsunuz? İyi niyetli olmanız yeterli değildir. Biraz da kafanızı çalıştırıp bilgisizliğinizi anlayınız. Aczinizi itiraf ediniz. Allah'ın elçisinin önüne geçmekten haya ediniz ve şu âyetin sesine kulak veriniz:
"Ey iman edenler! Allah'ın ve Rasulünün önüne geçmeyin. Allah'dan korkun. Şüphesiz ki Allah, işiten ve bilendir." (Hucurat 1)
Diğer yönden başka bir takım mu'minler de "Orta yolu tutalım. Hadisleri ne tamamen reddedelim. Ne de sahih denen her hadisi alalım. Hadislerin mutevatir olanlarını alalım. Diğerlerini yedek bir kaynak kabul edelim. Aklımıza ve mantığımıza uyarsa onları alırız. Şayet uymazlarsa almayız. Mutevatir hadisler de parmak sayılarını geçmez" şeklinde iddialarla ortaya çıkmaktadırlar.
Aslında bunlarla hadisleri tamamen reddedenler arasında pratikte pek fark yoktur. Çünkü bunlar da yalnız kendi ölçülerine göre mutevatir saydıkları bir kaç hadisi kayıtsız şartsız kabullenmekte, diğer sahih hadislerin kabullenilmesinde akıllarını hakem kılmaktadırlar. Bunlara şunu sormak yerinde olur:
"Sizler mutevatir olmayan sahih hadislerin kabul edilip veya edilmeyeceği hususunda aklınızı hakem kılıyorsunuz. Ancak sizlerin her biriniz diğerinden farklı düşünüyorsunuz. Şimdi müslümanlar peygamberlerinin hadisini bırakıp da sizlerden hanginizin aklını esas alsınlar. Çünkü her biriniz kendi aklının daha üstün olduğunu iddia ediyor. Yoksa sizler, müslümanların ittifak içinde olmalarından rahatsız mı oluyorsunuz? Müslüman olmanız dolayısıyla hakkınızda böyle bir kanaate varmak istemiyoruz. Fakat davranışlarınız insanları buna sürüklüyor. Bırakın bu meseleleri de akıllarınızın enerjilerini müslümanlara faydalı olacak meselelere harcayın. Zira İslâm dini, akılların mahsulü bir din değil, nakillerin ortaya koyduğu bir dindir. Akıllarınızı nasları anlamada kullanınız. Onları yargılamada kullanmayınız. Çünkü akıllarınız nasları yargılayacak güçte değildir. Âyette buyurulduğu gibi:
"Size ilimden sadece az bir pay verilmiştir.”

_________________
Resim


22 Haz 2013, 01:49
Profil
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Geçiş yap:  
cron

Powered by phpBB © phpBB Group.
Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye