Zaman: 19 Ara 2018, 18:54



Sitemize Hosgeldiniz

Bu foruma yaptiginiz ilk ziyaretiniz ise, lutfen oncelikle [Yardim] kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alisverisinde bulunabilmeniz icin oncelikle Kayit olmalisiniz. uye olmayanlar forumumuzdan hicbir sekilde aktivite uygulayamaz, mesaj yazamaz, konu acamaz, eklenti indiremez. Forumumuzu tam anlamiyla kullanmak icin uye olabilirsiniz.


Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 23 mesaj ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki
 22/07/2008 Gündem !!! 
Yazar Mesaj
Binbaşı
Binbaşı
Kullanıcı avatarı
Duyuru NeleryokkiFM Radyomuz Yayinda..Radyomuz Size Yeter...Yeterki Siz ne istediginizi bilin...


Kayıt: 17 Tem 2008, 20:42
Mesajlar: 328
Konum: İstanbul
Alıntı ile cevapla
Mesaj 22/07/2008 Gündem !!!



Erdoğan'dan net açıklama

22 Temmuz 2008 Salı 19:18
Anayasa Mahkemesi kritik tarihi belirledi. 28 Temmuz AK Parti'nin kaderi olacak. Erdoğan'dan ilk açıklama geldi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesinin AK Parti'nin kapatılması istemiyle açılan davayı 28 Temmuzda görüşmeye başlayacak olmasıyla ilgili, ''Ülkemiz, milletimiz için hayırlı olsun'' dedi.

Başbakan Erdoğan, CHP'nin, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmamasına ilişkin görüşmenin tamamlanmasının ardından, Meclis'ten ayrıldı.

Erdoğan, bir gazetecinin, ''Anayasa Mahkemesi, AK Parti'nin kapatılması istemiyle açılan davayı 28 Temmuzda görüşmeye başlayacak. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna, ''Ülkemiz, milletimiz için hayırlı olsun'' karşılığını verdi.

Aynı gazetecinin, ''Bu kadar mı?'' demesi üzerine Başbakan Erdoğan, ''Bu kadar'' dedi.

_________________
Nedir bela nedir çile Rest çekmişim her engele Nefes nefes aşkın ile Yaşıyorum geri dönmem !!!


22 Tem 2008, 20:06
Profil YIM WWW
Binbaşı
Binbaşı
Kullanıcı avatarı
Duyuru NeleryokkiFM Radyomuz Yayinda..Radyomuz Size Yeter...Yeterki Siz ne istediginizi bilin...


Kayıt: 17 Tem 2008, 20:42
Mesajlar: 328
Konum: İstanbul
Alıntı ile cevapla
Mesaj 

[u]Baykal Ergenekon kuyrukçusu[/u]

22 Temmuz 2008 Salı 19:00
DTP lideri Türk'ün de gündeminde Ergenekon vardı. Türk, CHP'nin Ergenekon politikasının altında birşeyler olduğundan kuşkulu.

DTP Grup toplantısında konuşan Genel Başkan Ahmet Türk, Ergenekon örgütünün bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasının kendileri için çok önemli olduğunu ifade etti.

Ergenekon'un demokratik sistemi sonlandırmaya yönelik bir çaba içinde olduğunu, TBMM'nin 'Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir' ilkesini ortadan kaldırmaya yönelik bir girişimde bulunduğunu dile getiren Ahmet Türk, Ergenekon'un iktidarı hedef olan ve demokratik siyaseti bitirmek isteyen bir çaba içinde olduğunu kaydetti.

Son zamanlarda birilerinin Ergenekon soruşturmasını sulandırma çabası içine girdiğini vurgulayan Ahmet Türk, işi sulandırmaya çalışan, Ergenekon'un kuyrukçuluğunu yapan kesimlerin ve siyasetçiler olduğunu söyledi.

Siyasilerin, 'Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir' ilkesini korumaya yemin ettiğini hatırlatan Ahmet Türk, buna rağmen Ergenekon'un kuyrukçuluğuna soyunan siyasetçilerin bulunduğunu söyledi.

Gözaltına alınan bir emekli generalin, bir CHP milletvekilini arayarak telefonla bilgi verdiğini hatırlatan Ahmet Türk, bu süreçte CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın tavrına da dikkat çekti.

BAYKAL, KRİTİK KONULARDA TARTIŞMAK İSTEMEYEN VE KAÇAN BİR YAPIYA SAHİP

Baykal ile 4 yıl aynı partide siyaset yaptıklarını, Baykal'ın kritik konularda sürekli olarak tartışmak istemeyen ve kaçan bir yapıya sahip olduğunu dile getiren Ahmet Türk, "Ama bugün Ergenekon'un kuyrukçuluğunu yapıyor. O zaman halkımız şunu söylüyor; Acaba arada bir ilişki mi var ? Haklı olarak soruyor bunu. Demokratik sistemi ortadan kaldırmaya yönelik bir eylem gerçekleştiriliyor ve gerçekten bunu boşa çıkarmaya yönelik bir arayışın içinde olduğu söyleniyor" şeklinde konuştu.

CHP - ERGENEKON POLİTİKASI ALTINDA BİRŞEYLER VAR

Hrant Dink cinayeti azmettiricisi olarak gözaltına alınan Yasin Hayal'in mahkemeye sevkedilirken "Yaşasın Muhsin Yazıcıoğlu, yaşasın Alperen Ocakları' şeklinde slogan attığını belirten Ahmet Türk, "Acaba sevgisini mi gösteriyordu, yoksa bir mesaj mı vermeye çalıştı. Bununla 'bize sahip çıkın' mesajı veriyordu" dedi. Ahmet Türk, CHP'nin Ergenekon konusundaki politikasının altında da birşeyler olduğuna inandığını söyledi.

TÜRKİYE ÇETELERDEN ARINDIRILMALI

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Türkiye'nin çetelerden arındırılmasının önemine işaret ederek, Ergenekon zanlılarının ne kadar ceza alacaklarının çok da önemli olmadığını kaydetti. Türkiye'de binlerce faili meçhul cinayetin işlendiğini, Türk ve Kürt halklarının bu yolla birbirine düşman hale getirilmeye çalışıldığını dile getiren Ahmet Türk, "Bizim temennimiz bunların kirli çamlaşırlarının ortaya çıkarılmasıdır. Türk halkının da, Kürt halkının da çektiğini acıların anlaşılmasıdır" şeklinde konuştu.

_________________
Nedir bela nedir çile Rest çekmişim her engele Nefes nefes aşkın ile Yaşıyorum geri dönmem !!!


22 Tem 2008, 20:08
Profil YIM WWW
Binbaşı
Binbaşı
Kullanıcı avatarı
Duyuru NeleryokkiFM Radyomuz Yayinda..Radyomuz Size Yeter...Yeterki Siz ne istediginizi bilin...


Kayıt: 17 Tem 2008, 20:42
Mesajlar: 328
Konum: İstanbul
Alıntı ile cevapla
Mesaj 

KEY'den para alacaklar dikkat!

22 Temmuz 2008 Salı 17:35
Bankalar haciz kuyruğuna girdi. KEY parasını alanın, eğer bankalara borcu varsa banka ensesine yapışacak.
Yaklaşık 8 milyon 500 bin kişiye 28 Temmuz’dan itibaren ödeneceği açıklanan toplam 2.8 milyar YTL’lik Konut Edindirme Yardımı (KEY) ödemeleri öncesinde bankalar da kredi kartı alacaklarını bu paralardan tahsil için harekete geçti.

Bankalar, kredi kartı alacağını bir türlü tahsil edemediği müşterilerin KEY hesaplarına haciz koyma yarışına girdi.

Birkaç bankaya kredi borcu olan kişilerin KEY ödemesi, haciz belgesini Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’ne ilk ulaştıran bankaya yapılacağından bankaların hukuk büroları sabahlara kadar mesai yapıyor. Bankalar, kendilerine mal beyanında da bulunmayan alacaklılarının sigorta ve vatandaşlık numalarını çıkartıp hemen icra işlemi uygulatarak avukatları veya hukuk büroları aracılığıyla Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’ne gönderiyor.

Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü, ilk hacizi koydurana ödeme yapacağı için, ilk sırayı alamayan alacaklı bankanın KEY parasından haciz işlemiyle alacağını tahsil etmesi riske giriyor.

En yüksek ödeme tutarının 1391 YTL olacağı belirtilen KEY ödemelerinde bankalara kredi borcu olarların yanı sıra onlara kefil olanları da büyük bir hayal kırıklığı bekliyor. Çünkü bankalar, asıl borçluya kefil olanların KEY paralarına da haciz işlemi uygulatıyor.

Bankaların, avukatları aracılığıyla Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’ne biran önce ulaştırmak için yarışa girdiği haciz işlemi belgelerinde, alacaklı banka ve avukatın adı, İcra Müdürlüğü’nün adı ve imzası, bankaya borcu olanın veya kefilin kimlik bilgileri, TC kimlik numarası ile SSK sicil numarası yer alıyor.

_________________
Nedir bela nedir çile Rest çekmişim her engele Nefes nefes aşkın ile Yaşıyorum geri dönmem !!!


22 Tem 2008, 20:09
Profil YIM WWW
Binbaşı
Binbaşı
Kullanıcı avatarı
Duyuru NeleryokkiFM Radyomuz Yayinda..Radyomuz Size Yeter...Yeterki Siz ne istediginizi bilin...


Kayıt: 17 Tem 2008, 20:42
Mesajlar: 328
Konum: İstanbul
Alıntı ile cevapla
Mesaj 

atırla Sevgili başa bela oldu
22 Temmuz 2008 Salı 17:15
TV'den izledi, heyecan olsun diye İzmir sokaklarına sol bir örgütün ismini yazdılar. Başları da beladan kurtulmadı tabi...
İzmir'in Karşıyaka ilçesindeki İnsan Hakları Anıtı'na, 12 Eylül öncesi faaliyet gösteren yasa dışı sol bir örgütün adını yazan 15 yaşındaki lise öğrencisi M.İ. göz altına alındı.

Herhangi bir örgütle bağlantısı olmadığı anlaşılan M.İ, bir televizyon kanalında yayımlanan diziden etkilenerek anıta yazı yazdığını iddia etti.

Alınan bilgiye göre İzmir'de çalışan kimya mühendisi babasını ziyaret için Ankara'dan İzmir'e gelen kolej öğrencisi M.İ, Karşıyaka'daki İnsan Hakları Anıtına, yasa dışı örgüt adı yazdığı gerekçesiyle gözaltına alındı.

Hiçbir terör örgütüyle bağlantısı bulunmadığı anlaşılan M.İ, yasa dışı örgütün adını özel bir televizyon kanalında yayınlanan ve 1960-1970 dönemini anlatan dizide gördüğünü anlattı. Siyasetle ilgilenmediğini söyleyen M.İ, şunları söyledi:

''Kuzenim Z.D ile Karşıyaka'da dolaşırken duvarlara çeşitli yazılar yazıldığını gördüm. Canımız sıkılıyordu. Biz de yazmaya karar verdik. Sprey boya aldık. Dev-Genç'in ne olduğunu tam olarak bilmiyorum. Televizyonda izlediğim dizide bu ibareyi görmüştüm. Duvara yazdım. Bu sırada polisler geldi. Benim siyasi konularla ilgim yoktur. Siyasetle ilgilenmiyorum. Kuzenimle sıkılmıştık. Biraz heyecan yaşayalım diye yazdım. Şu anda faaliyette bulunan terör örgütleriyle bağlantılı olduğunu bilseydim kesinlikle yazmazdım. Örgütün adını ilk defa dizi filmde duydum. Başka herhangi bir yerde duymadım.''

Gözaltına alınan Z.D. de kuzenini uyardığını, ancak kendisini dinlemediğini öne sürerek, ''Çevreyi kirletmesini istemediğim için yazı yazmasına karşıydım. Ancak beni dinlemedi'' şeklinde konuştu. Gençler serbest bırakılırken olayla ilgili soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi.

_________________
Nedir bela nedir çile Rest çekmişim her engele Nefes nefes aşkın ile Yaşıyorum geri dönmem !!!


22 Tem 2008, 20:09
Profil YIM WWW
Binbaşı
Binbaşı
Kullanıcı avatarı
Duyuru NeleryokkiFM Radyomuz Yayinda..Radyomuz Size Yeter...Yeterki Siz ne istediginizi bilin...


Kayıt: 17 Tem 2008, 20:42
Mesajlar: 328
Konum: İstanbul
Alıntı ile cevapla
Mesaj 

AK Parti için kritik karar
22 Temmuz 2008 Salı 16:22
Anayasa Mahkemesi, AK Parti'nin kader gününü belirledi. Kapatma davasının görüşme günü toplantıyla belirlendi.
İlgili Haberler
Zafer gecesinden dava gününe

Anayasa Mahkemesi heyeti, AK Parti hakkında açılan kapatma davasını 28 Temmuz 2008 tarihinden itibaren görüşmeye başlayacak.
AK Parti hakkındaki kapatma davasını, 11 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi Heyeti karara bağlayacak. Asıl üyelerden herhangi birinin bulunmaması veya emekliye ayrılması durumunda 4 yedek üyeden en kıdemlileri heyete katılacak.

Anayasa'ya göre bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranacak. Buna göre, kapatma kararı için Anayasa Mahkemesinin 11 asıl üyesinin en az 7'sinin oyu gerekecek.

Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can, Yüksek Mahkeme'ye sunduğu raporunda, AK Parti'nin kapatılması istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşünü savunmuştu.

HAŞİM KILIÇ NELER SÖYLEDİ?

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, AK Parti'nin kapatılması istemiyle açılan davayı 28 Temmuz Pazartesi günü görüşmeye başlayacaklarını belirtti.


Kılıç, Anayasa Mahkemesi'nden ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladı.


''Müzakereler aralıksız devam edecek mi?'' sorusu üzerine Kılıç, ''Bunu o kadar çok soruyorsunuz ki bunları defalarca size söyledik. Tabi ki devam edecek. Başlandığı zaman, görüşmelerimiz, müzakerelerimiz devam eder. Sonuç alındığında da her zaman olduğu gibi size kısa bir açıklama yapılacak'' dedi.


''Dosyanın kapsamlı olması, sürecin uzamasına sebep olabilir mi?'' sorusuna karşılık da Kılıç, ''Onu şu anda bilemeyiz. Müzakerelere pazartesi günü başlarız. Artık 3 gün mü sürer, 5 gün mü sürer, 10 gün mü sürer onu bilemeyiz. Onu bilemem. O, o andaki müzakerelerin seyrine göre şekil alacaktır. Onunla 'şu gün biter, şu kadar sürede biter, şu kadar zamanda sonuçlanır' şeklinde bir değerlendirme yapmak oldukça zor'' yanıtını verdi.


Anayasa Mahkemesi heyetinin yapması beklenen Rusya gezisinin ne zaman gerçekleşeceğinin sorulması üzerine Kılıç, ''Bizim için ülkenin sorunları önemlidir. Eğer bu konuda bizim gitmememizi gerektiren bir durum olursa biz bu seyahate gitmeyiz. Bizim için öncelik ülkemizin sorunlarıdır. Ona biz takılmayız'' dedi.


Heyetin pazartesi gününden itibaren başlayacağı müzakerelerin hafta sonları da yapılıp yapılmayacağına yönelik bir soruyu da Kılıç, ''Görüşmelerin nasıl bir seyir izleyeceğini şu anda bilmek mümkün değil. O nedenle o konularda bize çok fazla bir şey sormayın'' diye yanıtladı.

_________________
Nedir bela nedir çile Rest çekmişim her engele Nefes nefes aşkın ile Yaşıyorum geri dönmem !!!


22 Tem 2008, 20:10
Profil YIM WWW
Binbaşı
Binbaşı
Kullanıcı avatarı
Duyuru NeleryokkiFM Radyomuz Yayinda..Radyomuz Size Yeter...Yeterki Siz ne istediginizi bilin...


Kayıt: 17 Tem 2008, 20:42
Mesajlar: 328
Konum: İstanbul
Alıntı ile cevapla
Mesaj 

FORD: Temmuz ayı için pazarlama programlarını açıklayan Ford Otosan Pazarlama Müdürü Serhan Turfan, geçen günlerde başladıkları "Vakti Geldi" kampanyasından iyi dönüş aldıklarını belirterek, "Bu nedenle bu ay içinde, Fiesta'da 24.6 bin YTL' den, Focus'da 32.8 bin YTL'den, Mondeo'da 45.3 bin YTL'den başlayan kampanyaya devam ediyoruz. Ayrıca Ford Focus ve C-MAX lerde 10 bin YTL, Mondeo'larda ise 24 bin YTL ye 12 ay yüzde 0,99 faiz sunuyor ve müşterilerin bu indirimlerle birlikte düşük faiz olanağından yararlanmasını sağlıyoruz" dedi.

_________________
Nedir bela nedir çile Rest çekmişim her engele Nefes nefes aşkın ile Yaşıyorum geri dönmem !!!


22 Tem 2008, 20:10
Profil YIM WWW
Binbaşı
Binbaşı
Kullanıcı avatarı
Duyuru NeleryokkiFM Radyomuz Yayinda..Radyomuz Size Yeter...Yeterki Siz ne istediginizi bilin...


Kayıt: 17 Tem 2008, 20:42
Mesajlar: 328
Konum: İstanbul
Alıntı ile cevapla
Mesaj 

Türkiye sıcaktan kavrulacak!
22 Temmuz 2008 Salı 16:05
Meteoroloji uyardı, cehennem sıcakları geliyor! Sıcaklar bazı bölgelerde 42 dereceye kadar yükselecek!

Türkiye yeni bir sıcak hava dalgasının etkisine daha giriyor. Cehennem sıcaklıkları son bir yılın en yüksek seviyesine çıkacak! Bazı bölgelerdeki sıcaklıklar 42 dereceye kadar yükselecek!

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, önümüzdeki iki gün boyunca günün en yüksek sıcaklık değerlerinin İç Anadolu Bölgesi'nde 34-41, Akdeniz Bölgesi'nde 35-40, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 38-42 ve Doğu Anadolu Bölgesi'nin batısında 35-41 derece arasında gerçekleşmesinin beklendiğini bildirdi.

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünden yapılan ''yüksek sıcaklık uyarısı''nda, son meteorolojik değerlendirmelere göre yüksek hava sıcaklığının çarşamba ve perşembe günleri güney ve iç bölgelerde etkili olmaya devam edeceğinin tahmin edildiği belirtildi.

Önümüzdeki iki gün boyunca günün en yüksek sıcaklık değerlerinin İç Anadolu Bölgesi'nde 34-41, Akdeniz Bölgesi'nde 35-40, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 38-42 ve Doğu Anadolu Bölgesi'nin batısında 35-41 derece arasında gerçekleşmesinin beklendiği kaydedilen açıklamada, güney ve iç bölgelerde yüksek sıcaklığın oluşturabileceği olumsuz şartlara karşı ilgililerin ve vatandaşların tedbirli olmaları istendi.

_________________
Nedir bela nedir çile Rest çekmişim her engele Nefes nefes aşkın ile Yaşıyorum geri dönmem !!!


22 Tem 2008, 20:10
Profil YIM WWW
Binbaşı
Binbaşı
Kullanıcı avatarı
Duyuru NeleryokkiFM Radyomuz Yayinda..Radyomuz Size Yeter...Yeterki Siz ne istediginizi bilin...


Kayıt: 17 Tem 2008, 20:42
Mesajlar: 328
Konum: İstanbul
Alıntı ile cevapla
Mesaj 

Bu cinayet dehşete düşürdü!
22 Temmuz 2008 Salı 16:03
O bir iç mimardı. Kaçırıldı ve işkence gördü. Gözleri oyuldu, çenesi kırıldı. Ardından bir varile konup, üstüne beton döküldü.
Güngören'de kaçırdıkları bir iç mimarı işkenceyle öldürdükten sonra cesedini bir varile koyarak üzerine beton döktükleri ileri sürülen 3 şüpheli yakalandı. Bu kişilere yardım ettikleri öne sürülen 1'i kadın 8 kişi de gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göde Eyüp Cumhuriyet Savcılığına dilekçe veren Hakverdi Şahin, bir süredir haber alamadığı iç mimar oğlu Cevat Şahin'in (28) bulunmasını istedi.

Savcılığın talimatıyla 12 Temmuz 2008 tarihinde harekete geçen Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliğine bağlı polis ekipleri, baba Hakverdi Şahin ile arkadaşlığı olan ve ortaklaşa iş yapmak isteyen elektronik mağazası sahibi Abdülkadir E. ile bu kişinin kardeşlerini izlemeye aldı.

Güngören'deki bir muhtarlıkta şüphelilerle ilgili kimlik araştırması yapan görevliler, kayıp iç mimar Şahin ile irtibatlı olabileceği düşünülen mahalle arkadaşlarını da araştırdı.

İÇ MİMARIN CESEDİ VARİLDE BULUNDU
Polisin çalışması sürerken, Silivri ile Gümüşyaka arasındaki boş bir arazide, 15 Temmuz günü bir varil bulan bekçinin ihbarıyla olay yerine giden Silivri jandarma ekipleri, varili kimyasal sızıntı tehlikesine karşı incelemeye götürdü. 2 gün sonra açılan betonla kapanmış varilin içinde, kayıp iç mimar Cevat Şahin'in cesedi bulundu.

Şahin'in işkenceyle gözlerinin oyulduğu, burnu ile çene kısmının kırıldığı tespit edildi. Cesedin bulunması üzerine araştırmalarını genişleten Gasp Büro Amirliği görevlileri, 18 Temmuz günü, şüphelendikleri Abdülkadir E. ve kardeşlerine ait Güngören Ahmet Nafiz Gürgen Mahallesi Sırpsındığı Sokak'taki otomobil garajına operasyon düzenledi.

Operasyonda, 14 Temmuz günü iç mimar Cevat Şahin'i bu garajda işkenceyle öldürdükleri, aynı akşam cesedi bir varile koyarak üzerine beton döktükleri ve varili boş bir araziye attıkları ileri sürülen Çelik D, Süleyman E. ve Serdar Y. adlı şüpheliler yakalandı. Polis ayrıca, bu kişilere yardım ve yataklık ettikleri iddia edilen 1'i kadın 8 kişiyi daha gözaltına alındı.

Cinayet emrini verdiği iddia edilen, Süleyman E'nin ağabeyi Abdülkadir E'nin ise yakalanması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.

OLAYIN DETAYLARI
Mobilyacı Hakverdi Şahin ile ortak iş yapmak isteyen Abdülkadir E'nin, Şahin'in oğlu Cevat Şahin ile sorunlar yaşadığı ve bu yüzden kaçırılarak gözünün korkutulması emrini verdiği ileri sürüldü.

Buluşma vaadiyle Güngören'deki bir restorana çağrılan Cevat Şahin'in, buradan Abdülkadir E'nin adamları tarafından zorla kaçırılarak götürüldüğü garajda işkence yapılarak öldürüldüğü, cesedin aynı akşam kimyasal madde bulunan bir varile konularak üzerinin betonla kapatıldığı ve daha sonra boş bir araziye atıldığı iddia edildi.

Yetkililer, mahalle muhtarlığında çalışan Ruken T. (32) adlı kadının da muhtarlıkta yapılan incelemeleri Abdülkadir E'ye ilettiği ve bu kişinin operasyondan önce kaçmasına yardımcı olduğu gerekçesiyle gözaltına alındığını dile getirdi.

Abdülkadir E'nin kaçtıktan sonra kardeşlerine kendisiyle ilgili kayıp başvurusu yaptırttığı da ifade edildi.

BABASINDAN KİRALADIKLARI GARAJDA OĞLUNU ÖLDÜRMÜŞLER
Cinayetin işlendiği garaja yapılan operasyonda, olayla ilgili kan lekeleri ve delillerin temizlenmeye çalışıldığının belirlendiğini anlatan yetkililer, Abdülkadir E'nin garajı, oğlu öldürülen Hakverdi Şahin'den kiraladığı ve cinayeti işleyenlerin gayrimenkul zengini olan babanın mal varlığını ele geçirmeyi amaçladığını belirtti.

Bu arada, aranan Abdülkadir E'nin, kendisini arkadaşı olarak gördüğü için oğlunun kaybolduğunu anlatan baba Hakverdi Şahin'e, savcılığa başvurması yönünde telkinde de bulunduğu dile getirildi. Öldürülen iç mimar Cevat Şahin'in, henüz 45 günlük evli olduğu kaydedildi. Gözaltına alınan 11 kişi, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

_________________
Nedir bela nedir çile Rest çekmişim her engele Nefes nefes aşkın ile Yaşıyorum geri dönmem !!!


22 Tem 2008, 20:11
Profil YIM WWW
Binbaşı
Binbaşı
Kullanıcı avatarı
Duyuru NeleryokkiFM Radyomuz Yayinda..Radyomuz Size Yeter...Yeterki Siz ne istediginizi bilin...


Kayıt: 17 Tem 2008, 20:42
Mesajlar: 328
Konum: İstanbul
Alıntı ile cevapla
Mesaj 

Bahçeli'den Ergenekon uyarısı
22 Temmuz 2008 Salı 15:37
MHP, Ergenekon konusundaki sessizliğini bozdu! Bahçeli, soruşturma gizliliğinin açıkça ihlal edildiğini söyleyerek...

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ergenekon konusundaki sessizliğini bozdu. Bahçeli, soruşturmanın gizlilik esasının ayaklar altına alındığını söyleyerek, "kimse suç işleme imtiyazına sahip değildir" dedi.

MHP lideri Bahçeli, grup toplantılarına verdiği üç haftalık aradan sonra ilk kez suskunuluğunu bozdu. Bugün konuyla ilgili yaptığı açıklamada Ergenekon Soruşturması'yla ilgili sızdığı iddia edilen iddianameyi eleştiren Bahçeli, "Bu tür iddalar hazırlık soruşturmasının gizliliği ilkesi ayaklar altına almıştır" dedi.

Konunun bağımsız Türk adaletinin önünde olduğunu söyleyen Bahçeli, "Şimdi yargı süreci hukuk içinde yürütülecek ve gerçekler ne ise mahkeme kararıyla ortaya çıkacaktır.Herkes bu sürecin sonucunu beklemeli ve çıkacak karara saygı göstermelidir. Hazırlık soruşturmasının gizliliği ilkesi ayaklar altına alınarak bazı basın organlarına sızdırılan bilgilerinin kaynakları da süreçte mutlaka açığa çıkartılmalıdır. Bu konu, bilgi kirliliğine yol açtı gibi basit bir tespitle geçiştirilemeyecek kadar önemlidir.Görevi, konumu ve yetkileri ne olursa olsun, hiç kimse suç işleme imtiyazına sahip değildir." dedi.

Açıklamasında AK Parti'nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi'ne açılan davanın da bir an evvel sonuca bağlanması gerektiğini ifade eden Bahçeli, yargı önündeki hukuk süreçleri arasında pazarlık denklemi kurulduğu yolundaki imalarında Türkiye'nin hayrına olmadığını söyledi.

_________________
Nedir bela nedir çile Rest çekmişim her engele Nefes nefes aşkın ile Yaşıyorum geri dönmem !!!


22 Tem 2008, 20:12
Profil YIM WWW
Binbaşı
Binbaşı
Kullanıcı avatarı
Duyuru NeleryokkiFM Radyomuz Yayinda..Radyomuz Size Yeter...Yeterki Siz ne istediginizi bilin...


Kayıt: 17 Tem 2008, 20:42
Mesajlar: 328
Konum: İstanbul
Alıntı ile cevapla
Mesaj 

Rektörleri bu dosyalar yaktı!
22 Temmuz 2008 Salı 15:00
YÖK Genel Kurulu, üç rektörü tırpanladı! Bu üç isim için YÖK'te çok önemli dosyalar var. İşte tırpanlanan rektörler;

İNTERNETHABER

YÖK Genel Kurulu, Yusuf Ziya Özcan başkanlığında dün 21 üniversitenin rektör adaylarını belirlemek için bir araya geldi. Toplantıda üç rektörün ismi, gizli oylamayla Köşk'e gönderilecek isimler arasından çıkarıldı.

YÖK Genel Kurulu, 21 üniversitenin rektör adaylarını belirlemek için girdiği toplantıda üç aday tırpanlandı. YÖK'ün tırpanladığı ilk isim Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fikri Canoruç! Üst üstü iki kez rektörlük yaptığı için aday gösterilemeyen ve bu nedenle eşini aday göstererek en yüksek oyu almasını sağladığı iddia edilen Canoruç hakkında bugüne kadar iki önemli soruşturma açılmıştı.

Danıştay yargılansın dedi!
Dicle Üniversitesi Rektörü Fikri Canoruç ile ilgili ilk iddia lojman yapımlarında yaşandı. Rektör hakkında arazi karşılığı lojman yapımı ihalesinde mevzuata aykırı olarak kum çıkarılmasına izin verdikleri ve özel şirket yararına haksız çıkar sağladıkları öne sürülerek ihbarda bulunuldu. İhbarı değerlendiren Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyayı Yükseköğretim Kurulu'na gönderdi. Kurulun men-i muhakeme kararı sonrası dava dosyası Danıştay'a gitti. Danıştay, Rektör Çanoruç'un ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olarak üniversite arazisinden kum alınmasına izin verildiği belirterek, işletilmesi il özel idaresine ait malzemenin özel bir şirketin menfaatine kullandırılması suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle dava açılmasına karar verdi.

Üniversite hanedanlık mı?
YÖK Genel Kurulu'nun aday listesine koymadığı bir diğer isim ise iki dönemdir yürüttüğü Uludağ Üniversitesi (UÜ) rektörlük görevi Ağustos ayında sona erecek olan Mustafa Yurtkuran'ın eşi Prof. Dr. Merih Yurtkuran oldu. Merih Yurtkuran'da Dicle Üniversitesi'nde olduğu gibi eş desteğiyle seçilen rektör adayları arasındaydı. Özellikle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e yönelik sert eleştirileriyle tanınan ve bazı mahkeme kararlarının uygulamamakla suçlandığı iddia edilen Yurtkuran'ın eşini aday göstermesi, diğer adaylar tarafından sert bir dille eleştirilmişti.

Gazi'de işler arapsaçı!
YÖK'ün aday listesine koymadığı bir diğer isim ise "muhalif üyelerin bile şerh düştüğü isin olan" Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kadri Yamaç! Düşük oy almasına rağmen Sezer tarafından 2004 yılında Rektör atanan Prof. Dr. Yamaç konusunda, üniversite arazi üzerinde haksız uygulamalar yaptığı ve mahkeme kararlarını uygulamadığı konusunda çeşitli iddialar bulunuyordu.


Gazi Üniversitesi Rektörü Kadri
Yamaç (solda), hakkındaki iddialar
üniversitede tartışmalara neden
olmuştu. İşte o iddialar TIKLAYIN

İşte Yamaç ile ilgili bazı iddialar;

Keyfi uygulamalara göz yumdu!
Prof. Dr. Kadri Yamaç'a yönelik en ciddi eleştiriler 2005 yılının sonbaharında yaşandı. Aralarında Prof. Dr. Mehmet Küçükkurt, Prof. Dr. Nurettin Güz, Yrd. Doç. Cengiz Anık gibi isimlerin de aralarında bulunduğu çok sayıda öğretim üyesi, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kormaz Alemdar ve Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kadri Yamaç'ı demokratik davranmamakla suçlamış ve kadrolaştıkları iddia edilmişti. Seçimlerde Yamaç'ın yüksek oy almasının üç yıl önce gündeme getirilen kadrolaşma iddialarını doğrulandığı; ancak Sezer'in herhangi bir işlem başlatmadığı Rektör Yamaç için hukuksuzluğu göz yumduğu da iddiaları da YÖK'e giden dosyalar arasında.Öte yandan Prof. Alemdar, mahkeme kararlarını uygulamamak ve sınav evrakında sahteçilik yaptığı iddia edilen bir araştırma görevlisi konusunda ise herhangi bir yasal işlem yapmamakla suçlanmıştı.

_________________
Nedir bela nedir çile Rest çekmişim her engele Nefes nefes aşkın ile Yaşıyorum geri dönmem !!!


22 Tem 2008, 20:12
Profil YIM WWW
Binbaşı
Binbaşı
Kullanıcı avatarı
Duyuru NeleryokkiFM Radyomuz Yayinda..Radyomuz Size Yeter...Yeterki Siz ne istediginizi bilin...


Kayıt: 17 Tem 2008, 20:42
Mesajlar: 328
Konum: İstanbul
Alıntı ile cevapla
Mesaj 

Belçikalı'dan ürküten iddia
22 Temmuz 2008 Salı 07:49
Bizden sayılır. Tam 10 yıldır Türkiye'de iş yapıyor. Belçikalı yatırımcı ilginç siyasi ve ekonomik değerlendirmeler yaptı.
KOBİ'lerin büyümesinden rahatsız olan büyük firmalar sırf bu yüzden AK Parti'nin kapanmasını istiyor. Bu sözler 10 yıldır Uşak'ta halı üretim fabrikasının müdürlüğünü yapan Belçikalı Chiristopher Vanderbauwhede'e ait.


Avrupa'nın en büyük halı üreticisi, Belçikalı Balta Orient'in Türkiye Genel Müdürü Chiristopher Vanderbauwhede, AK Parti'ye açılan kapatma davası konusunda ilginç değerlendirmelerde bulundu.

HÜKÜMET KOBİ'LERE DESTEK VERİYOR

Genel Müdür, hükümetin son dönemde KOBİ'lere büyük destek verdiğini, bunun da bazı uluslararası şirketleri rahatsız ettiğini belirtirken, büyük firmaların bu yüzden iktidar partisinin kapatılmasını istediğini söyledi.

Vanderbauwhede, "Ben 1998'de geldiğimde Türkiye'de bir televizyon, Avrupa'dakinden 3 kat daha pahalıydı. Çünkü kapalı bir piyasa vardı ve insanlar gerçek fiyatları bilmiyordu." dedi. Cumhurbaşkanlığı seçimleri, AK Parti'ye açılan kapatma davası ve Ergenekon gibi gelişmelerin peş peşe gel- mesine rağmen Türkiye'de ekonomik krizin olmadığına da dikkat çeken Vanderbauwhede, Başbakan Tayyip Erdoğan'ı başarılı buluyor.

KRİZ HER YERDE VAR

Uşak'ta halı üretimi yapan Belçikalı Balta Orient'in Genel Müdürü Chiristopher Vanderbauwhede, "Hükümet, KOBİ'lere büyük destek verdi. Şu anda Türkiye'ye dış yatırım daha önceki döneme göre fazla. Sistem daha istikrarlı oldu." dedi. Hükümetin yüksek enflasyonu da dizginlediğini söyleyen Vanderbauwhede, ABD'de yaşanan krizin doların değerini düşürdüğünü, bunun da sanayiciyi olumsuz etkilediğini anlattı. Krizin, dünyanın her yanını etkilediğine dikkat çekti ve, "Belçika'da da var, Türkiye'de de, Amerika'da da var. Aklınıza gelecek her yerde kriz var. Eskiden olsa Türkiye yaşanan gelişmelerden daha olumsuz etkilenirdi." diye konuştu.

TÜRKİYE KRİZLERE DAYANIKLI

Daha önce büyük krizler atlatan Türkiye'nin artık daha dayanıklı olduğunu vurgulayan Chiristopher Vanderbauwhede, "Beklenen ekonomik kriz patlak vermedi. Cumhurbaşkanlığı krizi, e-muhtıra, seçimler, türban, kapatma davası ve son olarak Ergenekon soruşturması peş peşe geldi. Eski dönemlerde olsa Türkiye hemen krize girerdi." açıklamasını yaptı.

10 YILDIR BURADAYIZ

Yabancı şirketler siyasi istikrarsızlıktan endişe duyuyor, bu da ekonomiye yansıyor. Avrupa'da böyle şeyler yaşanmaz." değerlendirmesinde bulundu. Yabancı yatırımcının dışarıdan Türkiye'ye bakarak yanılgıya düştüğünü, bugünü analiz ederken ülkenin yakın tarihinde yaşanan tüm gelişmeleri değerlendirmek gerektiğini belirten Vanderbauwhede, konuşmasına şöyle devam etti: "Biz 10 yıldır buradayız, artık kendimize yabancı olarak bakmıyoruz. Dışarıdan bakanlar ise 'bir tarafta Müslüman tehlikesi var, diğer tarafta ise asker darbe yapmak istiyor' diyor. Fakat biz içeride kaldığımız için böyle tehlikelerin olmayacağını çok iyi biliyoruz. Son dönemlerde çok fazla siyasi kriz yaşandı ve bunların hiçbiri olmadı. Türkiye büyük krizleri atlattı ve beklenen ekonomik kriz hiçbir şekilde patlak vermedi."

_________________
Nedir bela nedir çile Rest çekmişim her engele Nefes nefes aşkın ile Yaşıyorum geri dönmem !!!


22 Tem 2008, 20:19
Profil YIM WWW
Binbaşı
Binbaşı
Kullanıcı avatarı
Duyuru NeleryokkiFM Radyomuz Yayinda..Radyomuz Size Yeter...Yeterki Siz ne istediginizi bilin...


Kayıt: 17 Tem 2008, 20:42
Mesajlar: 328
Konum: İstanbul
Alıntı ile cevapla
Mesaj 

Sırp kasabı nasıl yakalandı?
22 Temmuz 2008 Salı 07:12
Bosna trajedisinin baş mimarlarındandı. Tam 13 yıldır saklanıyordu. Sırp kasabı yakalandı, Bosna bayram etti.
İlgili Haberler
Bosna'da bayram var
Herkes derin bir oh çekti

Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra işlenmiş en büyük savaş suçlarının elebaşısı olarak görülen Bosnalı Sırp lider Radovan Karadziç'in Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da bir belediye otobüsünde yakalandığı bildirildi.

Başta 8 bin Bosnalı yetişkin ve erkek çocuğun öldürüldüğü Srebrenitsa katliamı olmak üzere Bosna'da on binlerce kişinin öldüğü şiddet olaylarını organize etmekle suçlanan 'Tilki' lakaplı Karadziç, eski Yugoslavya Federasyonu'nda işlenen savaş suçlarını yargılamak için kurulan BM'ye bağlı uluslararası savaş suçları mahkemesinin en çok arananlar listesinin de başında bulunuyordu.

Sırbistanlı bir polis kaynağı, Karadziç'in yabancı bir istihbarat servisinin verdiği bilginin ardından saklandığı evde haftalarca izlendikten sonra Belgrad'ın bir banliyösünde yakalandığını söyledi.

Karadziç'in avukatı Sveta Vuyaciç de müvekkilinin Cuma günü 09.30'da bir belediye otobüsünde yakalandığını, mahkemeye çıkarıldığı düne kadar gözaltında tutulduğunu ifade etti.

MAHKEME BİNASI SARILDI

Sırbistan jandarmasının ağır silahlı özel birlikleri Belgrad'daki savaş suçları mahkemesinin etrafında geniş güvenlik önlemleri alırken, mahkemenin önünde bekleyen Karadziç'in kardeşi Luka Karadziç kardeşinin teslim olmadığını, bunun onun tarzı olmadığını söyledi.

Mahkeme binası yakınlarında toplanan Karadziç yanlısı onlarca kişi "Kahraman Karadziç" ve "Vatan Haini Tadiç" sloganları atarken, mahkeme binası önünde bekleyen gazetecilere saldıran bazı kişiler ise tutuklandı.

Belgrad'ın merkezinde bazı noktalara güvenlik güçleri yerleştirilirken, Kosova'nın bağımsızlığını ilan etmesinden sonra saldırıya uğrayan Amerikan Büyükelçiliği önünde de geniş güvenlik önlemleri alındı.

RADOVAN KARADZİÇ KİMDİR?

Eski Yugoslavya'da şimdi Karadağ topraklarında kalan Savnik bölgesinde doğan Karadziç, 1990'da Bosna-Hersek'te Sırbistan Demokrat Partisi'nin kurucu üyeleri arasındaydı.

Karadziç, 2 yıl sonra BM tarafından bağımsız devlet olarak tanınan Bosna'daki Sırp cumhuriyetinin başkanlık konseyinin üç üyesinden biri oldu.

Karadziç aynı yıl Bosna Sırp Cumhuriyeti'nin tek başkanı oldu ve 1996 yılına kadar silahlı kuvvetler başkomutanı ve devlet başkanı olarak görevlerini sürdürdü.

Karadziç'in hayatı 1992'de başlayan Bosna Savaşı'nın 1995 yılının sonunda bitmesiyle değişti. 250 binden fazla insanın öldüğünün tahmin edildiği ve 1.8 milyon kişinin evlerinden sürüldüğü Bosna Savaşı'nın bitmesinden sonra uluslararası savaş suçları mahkemesi Bosnalı Müslümanlar ve Hırvatlara karşı savaş suçu işlediği gerekçesiyle Karadziç'i resmen suçladı.

NASIL BU KADAR ZAMAN KAÇABİLDİ?

Suçlamanın ardından kayıplara karışan Karadziç'in bazen Sırp Ortodoks kilisesi manastırlarında, bazen Bosna'nın doğusunda dağlık bölgelerdeki mağaralarda saklandığı iddia edildi. Bazı gazeteler, Karadziç'in bazen rahip kılığına girdiğini yazarken, bazıları da kadın peruğu takarak dolaştığını öne sürdü.

Karadziç, BM'nin en son 2000 yılının Mayıs ayında güncellediği iddianameye göre, 1992-1996 yılları arasında soykırım, savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlemek gibi birçok ithamın aralarında bulunduğu 15 suçtan yargılanacak.

_________________
Nedir bela nedir çile Rest çekmişim her engele Nefes nefes aşkın ile Yaşıyorum geri dönmem !!!


22 Tem 2008, 20:20
Profil YIM WWW
Binbaşı
Binbaşı
Kullanıcı avatarı
Duyuru NeleryokkiFM Radyomuz Yayinda..Radyomuz Size Yeter...Yeterki Siz ne istediginizi bilin...


Kayıt: 17 Tem 2008, 20:42
Mesajlar: 328
Konum: İstanbul
Alıntı ile cevapla
Mesaj 

Türkiye'yi üzecek karar
22 Temmuz 2008 Salı 00:07
Fransa'da parlamento, Türkiye'yi de doğrudan ilgilendiren anayasa değişikliği paketini kılpayı onayladı.
Parlamentodaki oylamada, 539 ''evet'', 357 ''hayır'' oyu çıktı. Anayasa değişikliği paketinin onaylanması için parlamento üyelerinin beşte üçünün oyu gerekiyordu. Oylamada, 538'in altında ''evet'' oyu çıksaydı, Fransa'da uzun süredir yoğun tartışmalara yol açan paket reddedilmiş sayılacaktı.

Anayasa değişikliği paketinin kıl payıyla da olsa kabul edilerek onaylanması, ''Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy'nin başarısı'' olarak yorumlanıyor.

Anayasa değişikliği paketi, gerek iktidar gerekse muhalefet partisi içinde derin görüş ayrılıklarına yol açmıştı.

Parlamentodaki bugün düzenlenen oylamayla, 1958 yılında kurulan 5. Cumhuriyet tarihinde 24. kez anayasa değişikliğine gidilmiş oldu.

TÜRKİYE'Yİ İLGİLENDİREN MADDE

Parlamentoda kabul edilen anayasa değişikliği paketinin 33. maddesinde, AB'ye yeni üye olacak ülkeler için doğrudan referanduma gidilmesi şartı korundu. Ancak meclis ve senato üyelerinin beşte üçünün talep etmesi halinde cumhurbaşkanının, söz konusu ülkenin üyeliğinin onaylanmasına parlamentonun onay verip vermeyeceğine karar vermesi koşulu getirildi.

Cumhurbaşkanının parlamentoyla ilişkilerini belirleyecek "kurumların reformuna" ilişkin anayasa değişikliği paketindeki Türkiye'yi ilgilendiren madde, uzun zamandır meclis ile senato arasında tartışmalara yol açmıştı.

Mecliste daha önce kabul edilen maddede, "AB nüfusunun yüzde 5'inden fazla nüfusu olan ülkeler için doğrudan referandum şartının" korunması istenmiş, ancak Senato bu maddeyi "Türkiye gibi müttefik bir ülkeyle ilişkileri yaralayacağı" gerekçesiyle reddetmişti.

Eski Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, AB'nin Türkiye ile tam üyelik müzakerelerine başlamasına onay vermesinin ardından, üzerindeki yoğun siyasi baskıyı giderebilmek amacıyla 2005 yılında AB'ye yeni üye olacak ülkeler için doğrudan referandum yapılmasına olanak sağlayan bir anayasa değişikliğine gitmişti.

Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy, özellikle küçük Balkan ülkelerinin AB üyeliklerinin referandumla engellenmemesi için, referanduma ya da parlamentonun onayına gitme kararının, cumhurbaşkanına verilmesini istemişti.

Anayasa paketi, cumhurbaşkanının parlamento genel kurulunda da konuşma hakkına sahip olmasını öngörüyor. Yeni değişikliğe göre, cumhurbaşkanı üst üste en fazla iki dönem seçilebilecek.

Bakanların, aynı zamanda büyük kentlerde belediye başkanı veya bölge konseyi başkanı olmasına da sınırlama getirilecek. Parlamentoya, anayasa mahkemesi veya önemli kamu kuruluşlarına yönetici olarak aday gösterilecek kişileri veto hakkı tanınıyor.

_________________
Nedir bela nedir çile Rest çekmişim her engele Nefes nefes aşkın ile Yaşıyorum geri dönmem !!!


22 Tem 2008, 20:21
Profil YIM WWW
Binbaşı
Binbaşı
Kullanıcı avatarı
Duyuru NeleryokkiFM Radyomuz Yayinda..Radyomuz Size Yeter...Yeterki Siz ne istediginizi bilin...


Kayıt: 17 Tem 2008, 20:42
Mesajlar: 328
Konum: İstanbul
Alıntı ile cevapla
Mesaj 

Gümüş Arap dünyasını karıştırdı
21 Temmuz 2008 Pazartesi 22:12
Arap dünyasında Gümüş fırtınası esiyor. Dizinin gösterildiği ülkelerde boşanmalar artıyor mu? Dizi El Ezher'in gündeminde.
Mısır’da din adamı yetiştiren El Ezher Üniversitesi’ndeki din adamları, Kıvanç Tatlıtuğ ile Songül Öden’in başrollerini oynadığı "Gümüş" dizisinin etkisiyle ülkede boşanmaların artığını savundu.

Hürriyet'in haberine göre Dubai’de bulunan MBC kanalında yayınlanan "Gümüş" dizisi sayesinde Türkiye, Arap ülkelerinde popüler hale geldi.

İstanbul'a turist sayısı arttı

İnternet gazetesi Saudi Gazette’de yer alan habere göre, geçen yıl Suudi Arabistan’dan 2007 yılında 30 bin turist Türkiye’ye gelirken bu rakamın bu yıl 100 bini bulması bekleniyor. İnternet gazetesine konuşan Türkiye’nin Riyad Büyükelçisi Naci Koru, daha önce İstanbul’a haftada iki olan sefer sayısının dörde çıktığını, uçakların tam kapasite uçtuğunu söyledi. Türkiye tanıtımında küçümsenemeyen tanıtım etkisi olan iki dizideki Türkiye ve özellikle İstanbul görüntülerinin turist sayısını büyük ölçüde arttığı belirtildi.

El Ezher uyardı

Mısır’da din adamı yetiştiren El Ezher Üniversitesi’ndeki din adamları, Kıvanç Tatlıtuğ ile Songül Öden’in başrollerini oynadığı "Gümüş" dizisinin etkisiyle ülkede boşanmaların artığını savunuyor.

Arap kadınları romantizm bekliyor

Arap kadınların diziden etkilenerek eşlerinden kendilerine daha fazla ilgi gösterip, romantik davranmasını bekledikleri ifade edildi.


MBC’nin web sayfasında Mısırlı din adamlarının diziye "Muhannad (Kıvanç Tatlıtuğ) çiftler arasında duygusal şizofreni zehrini yaydı" diyerek karşı çıktıkları belirtildi.

_________________
Nedir bela nedir çile Rest çekmişim her engele Nefes nefes aşkın ile Yaşıyorum geri dönmem !!!


22 Tem 2008, 20:22
Profil YIM WWW
Binbaşı
Binbaşı
Kullanıcı avatarı
Duyuru NeleryokkiFM Radyomuz Yayinda..Radyomuz Size Yeter...Yeterki Siz ne istediginizi bilin...


Kayıt: 17 Tem 2008, 20:42
Mesajlar: 328
Konum: İstanbul
Alıntı ile cevapla
Mesaj 

sker askeri öldürdü
22 Temmuz 2008 Salı 14:25
Olacak şey değil. Askerlik ocağında kan aktı. Akşam tartışan iki askerin kavgası gece daha da alevlenince olanlar oldu.

Şanlıurfa'nın Bozova İlçesi’ndeki Askerlik Şubesi’nde askerler arasında çıkan tartışmada Er Yasin Ayman, G-3 piyade tüfeğiyle arkadaşı Er Ömer Orman’ı öldürdü.

Şanlıurfa Valisi Yusuf Yavaşcan, Bozova ilçesindeki Askerlik Şubesindeki iki asker arasında kavga yaşandığını belirterek, ''Bir asker diğerini silahla vurarak, arkadaşının hayatına son vermiş'' dedi.

Alınan bilgiye göre, Askerlik Şubesi'nde nöbet tutan erler Ömer Orman (21) ile Yasin Ayman (21) arasında dün gece geç saatlerde henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma meydana geldi.

Kavgaya dönüşen olayda; elindeki tüfekle ateş eden Ayman, Orman'ın ölümüne neden oldu. Askerlik şubesindeki diğer askerler tarafından etkisiz hale getirilen Ayman, gözaltına alındı.

Yavaşcan, ziyaretin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Askerlik Şubesinde güvenlik hizmetlerinin normalde özel güvenlikçiler tarafından sağlandığını ancak bu konudaki ihale henüz sonuçlanmadığı için Şanlıurfa, Suruç ve Birecik'ten toplam 5 askerin, 20 gün önce geçici olarak ilçeye gönderildiğini söyledi.

Olayın bu askerlerden ikisi arasında meydana geldiğini belirten Vali Yavaşcan, iki askerin dün akşam saatlerinde kavga ettiğini, ancak gece geç saatlerde olayın biraz daha alevlendiğini aktardı. Vali Yavaşcan, ''Bir asker diğerini silahla vurarak, arkadaşının hayatına son vermiş. Olayı gerçekleştiren asker mahkemeye çıkarıldı, sanırım tutuklanacak. Hayatını kaybeden askerimizin cenazesi de Ankara'da yaşayan ailesinin yanına gönderilecek'' dedi.

_________________
Nedir bela nedir çile Rest çekmişim her engele Nefes nefes aşkın ile Yaşıyorum geri dönmem !!!


22 Tem 2008, 20:30
Profil YIM WWW
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 23 mesaj ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
cron

Powered by phpBB © phpBB Group.
Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye