Cinsellik 4 Oral Sex

Ahhhhh, insanların, özellikle de erkeklerin vazgeçemediği tutku! Hele ağızla başlayıp ağızla boşaltılırsa!

Oral Seks bir sanattır.

Oral Seks, cinsel organların ağız yoluyla uyarılması şeklinde yapılan bir seks tekniğidir ve insanlık kadar eski bir tarihi vardır. Eski resimlerde, duvar kabartmalarında yani pek çok tarihi eserde bu teknik resmedilmiştir. Bazı insanlar oral seksi iğrenç olarak yorumlarlar. Kesinlikle yanlış. Gerekli temizliğe dikkat ettikten sonra neden iğrenç olsun ki? Üstelik ağız içi sinir uçları bakımından oldukça zengin olduğundan gerek oral seks yapana, gerekse yapılana büyük haz verir. Kadının erkeğe oral seks yapması "saksafon çalmak" olarak da argoda isimlendirilir. Oral seks son derece doğal, bilimsel olarak tarif edilmiş ve kabul görmüş bir eylemdir. Kesinlikle bir cinsel anomali veya sapıklık değildir. Asla!

Aslında seksin her türlüsünde temizlik en çok dikkat edilmesi gereken unsurdur. Ama oral sekste kesinlikle yeterli temizlik olmalıdır. Bir zahmet cinsel organınızın çevresindeki ve koltuk altlarındaki kılları güzelce traş edin. Oral sekten önce özellikle cinsel organlar bol su ve sabunla yıkanmalıdır. Çünkü cinsel organlar günün çok büyük bir bölümünü kapalı, havasız sayılabilecek bir ortamda geçirirler. Dolayısıyla terleme ve sıcak etkisiyle burada bakteri üremesi kolaylaşır. Sabunun yağ çözücü özelliği ve suyun mekanik etkisiyle bu bakteriler akıp gider ve cinsel organınız mis gibi sabun kokar.

Oral seks, bilimsel olarak Fellatio ve Cunnilingus olmak üzere Latince iki isimle adlandırılmıştır.
 

FELLATIO: 

Kadının erkeğe oral seks yapması, yani saksafon çalmasıdır. Şimdi adım adım oral seks sanatının nasıl yapılması gerektiğini anlatalım.

Penisi Seyredin: Evet, penisi seyredin. İçi kan dolarak sertleşmiş, normal halinden çok daha büyük boyutlara ulaşmış, koca bir adamı zevkten kıvrandıran bu doğa muzicesi organa yakından bakın. Damarlarını inceleyin, mantar şeklindeki başına bakın ve buraya küçük bir öpücük kondurun. Sonra geçin testisleri inceleyin. Kadının hamile kalmasını sağlayan spermleri üreten işte bu testislerdir. Yerini daha sonra açıklayacağım Prostat tarafından üretilen meni sıvısı, boşalma esnasında PC Kası tarafından penisin ucuna doğru itilir. Bu sıvıya, testislerden geçerken spermler karışır ve beraberce idrar yolundan dışarı fışkırtılırlar. Erkek için seksin orgazm, yani zevk açısından doruk noktası işte bu boşalma anıdır. Bu boşalma o denli zevk verir ki, erkek sürekli olarak bunu yaşamak ister. Testisler ve burada üretilen spermler ısıya çok duyarlıdır. Normal vücut ısısı zararlı olduğundan vücut dışında bu ince ve hassas torbada bulunurlar. Isı arttıkça torba gevşer ve testisler mümkün olduğu kadar vücuttan uzaklaşır, ısı azaldıkça da torba büzülerek vücuda yaklaşır. Bu sayede testislerin sıcaklığı belirli bir seviyede tutulur. Testislere baktığınızda, torba içerisindeki iki yumurtanın sürekli hareket ettiğini, yer değiştirdiğini göreceksiniz. Heyecan verici değil mi? Çünkü penis sertleşmiştir ve yakında bir fışkırtma operasyonu yapılacaktır. Testisler kendilerini buna hazırlamaktadır.

Penisle Oynayın: Penisi elinizle tutun ve sağa, sola, yukarı, aşağı hareket ettirin. Yanağınızı uzatıp penisle yüzünüze hafif darbeler atın. Bacaklarınıza sürtünen bir kedi gibi yanağınızı penise sürtün. Herif perişan olacak :) Sonra bir arabanın vites kolu gibi penis başını avucunuzun içiyle tutun ve 1, 2, 3, 4, 5 ... vites değiştirin. Boşa alıp sağa-sola sallayarak boşa aldığınızdan emin olun. Penisin üzerine eğilerek göğüs uçlarınızı penise değdirin, sağa sola sallanarak göğüslerinizle O'nu dövün. En sonunda da, eğer saçlarınız uzunsa saçlarınızla penisi okşayın.

Biraz Daha Aşağı İnin: Testislere gelin, bu torbayı avucunuza alarak dikkatlice okşayın. Dikkatlice diyorum çünkü testisler çok hassastır, darbeye ve baskıya gelmez, hemen şiddetli ağrıya neden olurlar. Torbayı olduğu gibi ağzınıza alın ve dilinizle okşayıp tahrik edin. Hava sıcak ve dolayısıyla torba iyice sarkıksa bu iş daha keyifli olur.

Testislerden anüse (göt) doğru kayın. Testis torbasının bitimiyle anüs arasında kalan bölge PC kasıdır. Burayı okşayın, parmağınızla hafif bastırın. Bu hareket prostatı tahrik eder ve yukarıdan bir inilti duymanıza neden olur. Sonra anüse geçip parmağınızla bu deliğe bastırın, daireler çizerek okşayın. Eğer uzun tırnaklarınız yoksa bir adım daha ileri gidebiliriz. Baş parmağınızı tükürükle ve zararsız bir maddeyle (vazelin, bebe yağı vb) kayganlaştırıp yavaşça anüsten içeri sokun. 3-4 cm soktuktan sonra penise doğru olan bölgeye yavaşça bastırıp okşayın. Bu da prostatı tahrik eder.

Penisi Ağzınıza Yerleştirin: Sıra geldi en önemli bölüme. Bir elinizle penisi tutun ve ucunu ağzınıza yerleştirin. Sonra yavaşça penisin köküne doğru ilerleyin. Ne kadarını ağzınıza alacağınıza siz karar vereceksiniz. Bu şekilde ritmik olarak ileri-geri hareket edin, penisin kalan kısmını da bir elinizle uyarın. Dişleriniz penise temas etmemelidir. Ederse, penisin başı kısa bir süre sonra hassaslaşacak ve acı vermeye başlayacaktır. Dudaklarınızla penisi sabit bir şekilde kavrayıp ileri-geri hareket edin. Sonra durun ve içini boşaltmak istiyormuş gibi emmeye başlayın. Bunun için ağızınızın içindeki havayı yanaklarınız yardımıyla geriye doğru çekin. İniltiler geliyor değil mi? Doğru yoldasınız. Penisin tamamını ağzınıza almaya çalışın. Bunun için vücudunuzu, tavanda bir şeye bakarken boynunuzun aldığı şekle getirin. Sirklerde kılıç yutan adam veya kadınları gözünüzde canlandırın. Yavaş yavaş penis köküne doğru ilerleyin. Duruşunuz sayesinde penis yemek borusundan içeri girecek ve daha fazlasını ağzınıza almanızı sağlayacaktır.

Şimdi yöntem değiştiriyoruz, hep ileri geri gitmekle olmaz. Penisi ağzınızdan çıkarın, dudaklarınızı penis köküne yakın bir yerde penise yapıştırın. Hafif aralayın ve dilinizi penise yerleştirin. Bu vaziyette başa kadar gidiyoruz, dönüyoruz ve bu kez karşı taraftan köke kadar iniyoruz. Bunu yaparken arada bir, başa geldiğimiz zaman hop içeri alıyoruz.

Şimdi bir elimizle penisi tutuyoruz ve bunun bir dondurma külahı olduğunu farzederek dondurma gibi yalıyoruz. Her yerini, çünkü dondurma erir. Biraz daha ileri gidip, penisin üzerine tüp çikolata sıkıp bunu yalayarak temizlemek çok daha mükemmel sonuç verir.

Arada penise öpücükler kondurup yanağımızı sürtmeyi unutmuyoruz. Aslında bütün bunları bir karışım olarak uygulamanız gerekir. Tekdüzelik her zaman sıkıcıdır. Arada, bir çocukla konuşur gibi penisle konuşmak da etkili bir yoldur.

Ve Boşaltma: Öncelikle nereye boşaltacağınıza karar vermelisiniz. Bir peçeteye, vücudunuza, yüzünüze veya ağzınıza. Eğer ağzınıza boşaltacaksanız, ileri-geri harekete devam etmeniz yeterlidir. Meninin ağzınıza boşalmasında ve yutulmasında hiçbir sakınca yoktur. Çünkü bu bir vücutsal atık değil, bir salgıdır. Tamamen organik maddelerden oluşmuştur, vücuda hiçbir yararı ve zararı yoktur. Normal koşullarda tadı biraz tuzludur, ancak bu tat beslenmeye bağlıdır. Alkol, sigara, kahve gibi maddeler ile kırmızı et tadını biraz acılaştırır, buna karşılık bol meyve yenildiğinde, alınan doğal glikoz sayesinde tadı güzelleşir. Her gün 1 çinko tableti almayı önerenler de var, denemesi sizin bileceğiniz bir iş. Meninin tadı harikadır, çekinmeyin. Eğer ağzınıza boşaltmayacaksanız, boşalma yaklaştığında elinizle sıkıca tutun derisiyle birlikte hızla ileri-geri hareket ettirin. Sonra büyük bir keyifle patlamayı izleyin. İşte bu kadar, ortağınızın kalbini bir kez daha fethettiniz. Ne kaybettiniz? Hiçbirşey. Ne kazandınız? Sevgi, saygı ve bir kalp.

Eğer adetliyseniz (regl), canınız seks yapmak istemiyorsa, yorgunsanız, kısacası durumunuz soyunup-dökünüp sevişmeye uygun değilse, ortağınıza "hayır" demektense, en kolay kaçış yolu budur. Hem O'nu orgazma ulaştırdınız, hem kalbini kırmadınız, hem de bir sürü işlemden kurtuldunuz. Dolayısıyla en kestirme yoldan O'nun seks ihtiyacını karşılamış olursunuz. "Başım ağrıyor" demeyin, ağzınıza alıverin gitsin.

CUNNILINGUS:

Erkeğin kadına yaptığı oral sekstir. Oral seksin bir sanat olduğunu tekrarlayalım. Beyler: Bir çift dudak yukarıda varsa, sadece bu dudaklarla ilgilenmek yetmez, bir çift dudak ta aşağıda vardır; bu dudaklara da diğerleri kadar ilgi ve şefkat göstermelisiniz. Sadece yukarıdakileri değil, en az onlar kadar aşağıdakileri de öpmek gerekir. Ne mi yapmalısınız? Anlatalım.

Vajinayı Seyredin: Evet, vajinayı seyredin. Ortağınızın bacaklarını yukarı kaldırın ve birbirinden ayırın. O muhteşem vajinayı mümkün olduğu kadar açığa çıkartın. İyice yaklaşarak vajinayı inceleyin, dudaklarına, kıvrımlarına bakın ve küçük bir öpücük kondurun. Bazı kadınlar, ışıklı ortamda soyunmaktan ve özellikle vajinalarının bir erkek tarafından görülmesinden utanırlar. Ailesinden almış olduğu eğitim sonucu çıplaklığı doğal kabul edemezler, "ayıp" lafının etkisini üzerlerinden atamazlar. Hatta cinselliği ayıp, günah olarak yorumlarlar ve cinsel ilişki sonrası kendilerini suçlu hissederler.  Bu durumda birkaç seçenek vardır:

1) İki yetişkin olarak oturup karşılıklı kibarca ve açıkça konuşun. Cinselliğin doğanın canlılara verdiği bir özellik, bir armağan olduğunu anlatmaya çalışın. O yatakta görülen ve yaşananların sadece ikiniz arasında kalacağını, bunu üçüncü bir kişinin asla bilmeyeceğini, öğrenmek gibi hakkının olmadığını söyleyin. Cinselliği sevdiğinizi, sadece O'nunla bunu yaşamak istediğinizi, ikinci bir kadının sizin için var olmayacağını ve var olmasını istemediğinizi, yeryüzünde yaşayan 7 milyar insan içinde, istediğiniz cinselliği size verebilecek tek insanın O olduğunu açıklayın. Bunları konuşurken kesinlikle sesinizi yükseltmeyin, sakin olun. Hele hele hakaret etmek, bağırıp çağırmak, elinizi kaldırmak gibi bir yola sakın ha başvurmayın. Unutmayın ki, karşınızda bir insan duruyor, üstelik karşı cinsten bir insan. Duyguları, hayata ve olaylara bakışı, dünya görüşü, eğitimi, günlük ve aylık fiziksel ve duygusal yaşamı sizden çok çok farklı! Sizin istediğiniz herşeyi yapmasını beklemeyin, en azında bir süre için. Kendi kafasında harmanlayıp, düşünce süzgecinden geçirip kabullenmesi ihtimali çok yüksektir. Bazı şeyleri biraz zamana bırakın.

2) Eğer bütün konuşmalarınıza rağmen hala bu utanma ve dolayısıyla oral sekse yanaşmama davranışı devam ediyorsa, bu konuda ısrar etmeyin. Ara-sıra benzer konuşmaları sürdürün, zaman içerisinde sizin arzularınızı haklı bulacak ve razı olacaktır.

3) Oral seksten vazgeçin ya da ortağınızı değiştirin. Eğer evliyseniz bu çok iyi düşünülmesi gereken bir karardır. Yani bir oral seks uğruna insan hayat arkadaşını gözden çıkarabilir mi? Ben yapamazdım doğrusu.

4) Kesinlikle tavsiye etmiyorum ama kendinize gizli bir sevgili bulun ve ne istiyorsanız onunla yaşayın.

Vajinaya Dokunun: Elinizle vajinaya dokunun, vajina dudaklarını okşayın, elinizi üzerinde gezdirin. Dokunduğunuz şeyin ne olduğunu hissetmeye çalışın. Size en güzel, en şiddetli, en doyumsuz orgazmları yaşatan, günü geldiğinde size çocuğunuzu armağan eden bu muhteşem organı dokunarak tanımaya çalışın.

Dudaklarınızla ve Dilinizle Vajinayı Yalayın: Ortağınızı dudaklarından öpüyormuş gibi vajina dudaklarını öpün. Fazla şiddetli olmamak koşuluyla dudakları emin. Dilinizle vajinayı en altından başlayarak boylu boyunca yalayın. Kendisi kayganlaşıncaya kadar tükürüğünüzle kayganlaştırın, bu sayede hareketi daha kolay hisseder ve daha çok zevk alır. Ağzınızı vajinaya dayayın ve dilinizi mümkün olduğu kadar içine sokup çıkarın, içerde daireler çizin. Vajina dudaklarını ellerinizle ayırdığınızda, üst kısımda nohuttan biraz daha küçük bir çıkıntı göreceksiniz. Bu çıkıntıyı yalayın, parmağınızla okşayın. Bundan müthiş bir zevk alırlar.

G Noktası: İyi bir seks uzmanı erkeğin bilmesi gereken en önemli şey G noktasıdır ve her sevişmede bu noktayı yeterince ve ustaca kullanmalıdır. G noktasını bulmak zor mudur? Kesinlikle hayır, tek parmak bu iş için yeterlidir. Yeterince yalayıp, okşayıp kayganlaştırdığınız vajinaya, tercihan orta parmağınızı yavaşça sokun. Dikkat edin tırnağınız bir yeri yaralamasın, yoksa bir süre çavuşa talim edersiniz, elleriniz nasır tutabilir :) . Parmağınızı soktuktan sonra içeride bir araştırma yapın. Vajina duvarları düz kaygan bir yapıya sahiptir. İleri-geri, sağa-sola iyice baktığınızda, vajina ön duvarında, karın tarafına bakan kesiminde buruşuk bir bölge hissedeceksiniz. Bingo! İşte G noktası. Bu buruşuk bölgeyi nazikçe okşayın. İnlemeler artıp çığlığa dönüşüyor değil mi? Evet, doğru yerde ve yoldasınız. Makul bir süre okşamaya devam edin, çok uzatırsanız sıkıcı olmaya başlar, üstelik tahrişe neden olabilir.

PC Kası: Vajinanın bittiği yer ile anüs arasında kalan bölgedir. Bu kas hem kadınlarda hem de erkeklerde bulunur ve erojen bölgelerden birisidir. Kadında ve erkekte orgazmı sağlayan, bu kasın kasılıp gevşemesidir. Bu bölgeye hafifçe bastırıp okşayarak kası hissetmesini sağlayın. Bir ara da Kegel Exercise sayfamıza göz atmayı unutmayın.

Anüs Oyunları: Dilinizle anüse baskı yapın, deliğin girişini yalayın. Orada farklı bir haz vardır. Anüs girişinde oldukça bol miktarda sinir ucu olduğundan, fiziksel temasa son derece duyarlıdır. Dilinizle bu girişi yalayın, dilinizi içeri sokmaya çalışın (ama sokmayın). Sonra bir parmağınızı vajina salgısıyla kayganlaştırıp anüsten içeri sokun ve 3-4 santimetre soktuktan sonra parmağınızla on duvarı gıdıklayın. Anüse bağlı bağırsaklarda bakteri bulunma riski çok yüksektir. Bu nedenle anüse soktuğunuz parmağınızı, yeterince yıkayıp temizlik yapmadan başka bir yere, özellikle de vajinaya ve ağıza değdirmeyin.

Dikkat! Temizlik şart! Oral Seks ve Ağız Kanseri

İki tarafın da istekli olarak katıldığı bir oral birleşme, her iki taraf için de kolayca orgazmla sonuçlanabilir. Oral seksi diğer tüm cinsel eylemlere tercih eden insan sayısı az değildir.
Ağız, dölyolundan çok daha sıkı kasılabilir. Keza erkeğin dili penisin asla ulaşamayacağı duyarlı noktaları bulup çıkarabileceği gibi, bir yandan da dudaklarıyla klitorisi uyarabilir.

Kadının ağzı da hareketli bir dölyolu gibidir ve emme tekniği açısından dölyolundan daha beceriklidir. Batı dünyasında "Fransız aşkı" olarak anılan fellasyo konusundaki Kinsey raporları (1949 ve 1953) anket uygulanan evli kişilerin yüzde 60'ının oral seksi alışkanlık edindiklerini ve bu yöntemi erkeklerin kadınlardan daha fazla uyguladıklarını göstermiştir.

Oral seksin temizlik gerektirdiği kesin. Aşk yapmadan önce sabunla yıkanmak yalnızca eşlerin birbirine karşı nazik bir davranışı olmayıp, son idrar veya abdestten arda kalmış olabilecek bazı bakterilerin bulaşmasını engelleyecek bir önlemdir de. Sabun ve su, cinsel uyarılma sırasında cinsel organlardan çıkan doğal hoş kokuları asla yok etmediği gibi bunların kötüleşmesini de önler.

Oral seks, ağız tümörlerine yol açabiliyor. Son yapılan bir araştırmaya göre insan papilom (meme başı gibi çıkıntılar yapan selim tümörler) virüsü ağız kanserine yol açabiliyor. Bilim adamları uzun süredir papilom virüsünün ağız kanserine neden olduğundan kuşkulanıyordu. İyi haber bu riskin çok küçük olması. Ağız tümörü her yıl 10.000 kişiden birinde görülüyor. Ve bu vakaların pek çoğu sigara ve içkiye bağlı olarak ortaya çıkıyor.

İnsan papilom virüsü (HPV) cinsel yolla geçen virüslerin en yaygını. Bu virüsün servikal kansere (rahim boynu kanseri) yol açtığı biliniyor. Bazı araştırmalar bu virüsün ayrıca ağız ve anal kanserlerine de neden olabileceğine işaret ediyor.

Fransa, Lyon'daki Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu'nda çalışan bilim adamları ağız kanserine yakalanmış l670 deneği, l732 sağlıklı denekle karşılaştırdı. Hastalar Avrupa, Kanada, Avustralya, Küba ve Sudan'da yaşıyordu. Servikal kanserlerde görülen HPV-l6 olarak bilinen virüs, ağız kanserlerinde de tespit edildi.

HPV-16 virüsü taşıyan ağız kanserli hastaların arasında oral seks yaptığını açıklayanların sayısı, tümörlerinde HPV-16 virüsü bulunmayan hastalara oranla 3 misliydi. Virüsün kanserlere nasıl yol açtığı konusunda kadın ve erkekler arasında bir fark saptanmadı.

Söz konusu araştırmanın sonuçları "Journal of the National Cancer Institute" isimli bilim dergisinin aralık sayısında yayınlandı.. Bu sonuçlar HPV ile ağız kanseri arasındaki ilişkiyi kesinleştirdi.

Jenital (cinsel organ) HPV enfeksiyonu çok yaygındır. ABD'deki 25 yaşındaki kadınların yaklaşık üçte birinde bu virüs mevcuttur. Bu enfeksiyonların yalnızca yüzde 10'u kansere yol açan türdendir. Bu virüsü taşıyan kadınların yüzde 95'i bu enfeksiyondan bir yıl içinde kurtulur. Ancak bu bile niçin bu kadar az sayıda insanda kanserin geliştiğini açıklayamıyor.

Bu son bulgular ağız kanseri tedavisini de kolaylaştıracak. Dolayısıyla virüs kaynaklı ağız kanserli hastalara antiviral ilaçlar vermek iyileşme olasılığını artırabilir. Bu arada önlem olarak aşı üzerinde çalışmalar yapılıyor. Aşıların ağız enfeksiyonunun yanı sıra jenital enfeksiyonlara da iyi geleceği umut ediliyor.