R İ Z E

Rizenin Tarihçesi

Yerleşim&Geleneksel Mimari

Rize Tanıtım Videosu için Tıklayın
Eski Rize Resimleri için Tıklayın !!
Şirin ilçelerimiz ve Tarihi Yerler !!
Rize Köyleri , Nüfusları

Rize Mahalle ve Muhtarları

Rize Halk Otobüs Hareket Saatleri

Rize Bedduaları, Duaları ve Kocakarı ilaçları Rizede Eğitim

Türküler, Maniler, Geleneksel Giyim

Nufus ve Önemli Günler

Turizm ve Görülecek Yerler
 
Rizeye Ulaşım, Konaklama  ve Haritalar
Yaylalarımız 

Hava Durumu, 2.link
Bölge Yol Durumu
Ekonomik ve Sosyal Göstergeler

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü

KISACA RİZE

Anadolu'nun topografyasına ve bitki örtüsüne bakarak Rize'yi tahmin etmek olanağı yoktur. Rize Anadolu'ya oranla daha engebeli sarp ve haşindir.

Bitki örtüsü yer karası görülmeyecek kadar gürdür. Kıyı şeridi ve iç kesimler değişik tonuyla adeta yeşile boğulmuştur. Rize flora olarak da dünyada ün yapmıştır. 20 civarında endike bitki Rize'de yetişmektedir. Kıyı şeridi yanında iç kesim, o arada dağ ve yaylalar apayrı bir görüntü ile bu tabloyu tamamlamakta geleneksel köy ve yayla ev mimarisi doğayı etkileyici bir zenginlik katmaktadır.

Rize'yi gezip görenler umduklarından daha zengin ve her yönüyle büyüleyici doğa ile karşılaşırlar. Rize'ye gelen dağcılar Doğu Karadeniz'in yüksek zirvesi "KAÇ KAR' lara çıkabilmekte, dünyanın en ünlü balını "ANZER"de tadabilmekte "AYDER" kaplıcalarından yararlanabilmektedir.

Kısaca tüm bu özellikleri ve güzellikleri görebilmek için duyan ilgi herkese "RiZE GEZiSi'ni öneriyoruz.

 

RİZE’NİN KRONOLOJİSİ

 İ.Ö 700-180 Koloniler Dönemi İ.Ö 180-65 Pontos Krallığı Dönemi İ.S 10-395 Romalılar Dönemi 395 Bizans Dönemi’nin Başlaması 646 Arapların Rize’nin Bazı Kesimlerini Vergiye bağlaması 737 Rize’nin kısa bir süre için Araplar’ın eline geçmesi 1075 Türkmen beylerının kısa süren işgalinden sonra Bizanslılar’ın Rize ve yöresini geri almaları 1079 Yöreye saldırı düzenleyen Türkmen beylerinin Bizanslılar’ca kılıçtan geçirrilmesi.

1098 Danişmentliler’in yörede kısa süren egemenlikleri ,1143 Bizans İmparatoru I. Manvel Komnenas’un Kostantin Gobras’ı Doğu Karadeniz yöresinden atması ve buraya vali olarak Mihail Gabras’ı ataması. 1204 Trabzon Rum Pantus İmparatorluğunun Kurulması ve Rize’nin bu imparatorluk sınırları içinde kalması.

1456 Trabzon Rumlarının Osmanlılar’a vergi vermeye başlaması, 1461 Rize’nin bir bölümünün Osmanlılar’ca alınması, 1509 Şehzade Selim’in Rize’nin fethini tamamlaması, 1571 Pazar’ın Abazarlar’ca basılıp yağmalanması, 1622 Çayeli’nin korsanlarca basılıp yağmalanması ve halkın tutsak edilmesi.

1817 Tuzcuoğlu Memiş Ağa’nın ayaklanması. 1818-1821 Memiş Ağa’nın damadı, Kalcıoğlu Osman Bey ile Oğlu Ahmet ağa’nın isyanları. 1832-1834 Tuzcuoğullarından Tahir, Abdulkadir ve Abdülaziz’in isyanları 1834 Tuzcuoğullarının Rumeli’de isyanı.

1878 Rize’nin Lazistan Sancağına merkez olması. 5 Mart 1916 Atina’nın (Pazar) Ruslar’ca işgal edilmesi. 9 Mart 1916 Rize’nin Ruslar’ca işgali 2 Mart 1918 Rize’nin kurtuluşu.

T A R İ H Ç E

1.Haçlı Seferinde (1096-1099) tüm Karadeniz kıyıları gibi Rize'de önce Bizans, daha sonra da Trabzon Rum Pontus imparatorluğu'na katıldı.1461'de Fatih Sultan Mehmet tarafından Trabzon ile birlikte Osmanlı sınırları içine alındı.Bu yıllarda, Rize'nin Trabzon eyaleti Batum Gonya sancağı içinde yer aldığı biliniyor.19 yy'ın ikinci yarısında Trabzon eyaletinin bir sancak merkezi olan batum, Rusya2ya bırakılınca Rize sancak merkezi oldu.1. Dünya Savaşı'nda ruslar tarafından işgaledilen Rize, 2 Mart 1918'de işgalden kurtuldu ve 1924'de il merkezi oldu.

Türkiye'nin kuzeydoğusunda eşsiz tabiat güzelliklerine sahip ilde, yeşil örtülü vadiler, karlı dağlardan çağlayarak Karadeniz'e akan dereler, dört mevsim değişik renkte ormanlar, çiçeklerle çevrili yayla yolları, çay bahçeleri, mısır tarlaları; Rize'nin tabiat güzelliklerini oluşturur.

ilin Adının Kaynağı

Rize'nin tarihi öncesi hakkında bilgilerimiz sınırlıdır. Yöreye hakim olan orman dokusu nedeniyle Rize'nin tarih çağları ile ilgili bilgilere ışık tutacak arkeolojik bulgular da bu güne kadar ortaya çıkarılamamıştır. Rize'nin tarihi ancak komşu illerin ve bölgelerin tarihleri ile bağlantılı olarak ele alınabilmiştir.Pontus Krallığı döneminde 'SANNİKA' Roma İmparatorluğu döneminde 'Pontus Polemoniacus olarak anılan Rize'nin bugünkü adının nereden geldiği yönünde farklı rivayetler vardır.Bir görüşe göre Yunanca'da pirinç anlamına gelen 'Rhizos' ya da Rumca da dağ eteği anlamına gelen 'Rhiza' sözcüklerini değişime uğrayarak rize olduğu şeklindedir. Rize adının, M.Ö. 7. yüzyılda başlayan kolonizasyon döneminde, yörede bol pirinç yetiştirilmesinden ötürü kent yakınlarından geçen çaya verilen “Rhizios” veya sonraki dönemlerde verilen “Rhizaion” dan geldiği söylenmektedir.Bir görüşe görüş ise Osmanlıca'da kırıntı,döküntü anlamına gelen 'Rize' kelimesinin aynen kullanımıyla ilin adını aldığıdır. İlk çağlarda Pontus krallığı'nın egemenliğine giren Rize yöresi, 11.yy'a kadar islami akınların etkisi dışında kaldı.11.yy'da Büyük Selçuklular'ın yükselme döneminde Melikşah'ın (1072-1092) hakimiyeti altına girdi.
Rize ilinin adı ile ilgili olarak değişik görüşler ileri sürülmüştür; Yunanca pirinç anlamına gelen Rhisos Rumca'da "RIZA" olarak dağ eteği anlamında kullanılmıştır. Osmanlıca'da ise "RİZE" ufak kırıntı döküntü anlamındadır. Ayrıca Erzincan'ın Sakalar dönemindeki "Eriza" olan adının başındaki "e" sesinin düşmesi ile adaş olarak Rize için de kullanıldığı ifade edilmektedir.

ilk Tarihi İzler

Rize ili ve çevresinin bilinen ilk hakim ahalisi bitişken dilli ve Asya kökenli kavimlerdir. Bunlar Rize ve çevresinde tarım ve hayvancılıkla geçinen yerleşik topluluklarıdır. Bu topluluklardan "KULKU-KULKHA"ların adına Erzurum yöresini kendi ülkesinin topraklarına katan URARTU kralı II. SARDUR (M.Ö. 765-735) 'un Çıldır gölünün güneyinde Taşköprü köyünün üstündeki kayalıklara kazdırdığı çivi yazılı kitabede rastlanmıştır.

M.Ö. 2000'lerde Kafkas dağları ile Karadeniz'in kuzeyinde yaşayan Kimmerler'in Ülkesi M.Ö. 720 yıllarında Sakalar tarafından işgal edildi. Kimmerler'in Azak denizi ile Kafkaslar arasında yaşayan kolu Sakalar'ın baskısı ile M.Ö. 714 yıllarında yurtlarını bırakarak Aras ve Çoruh nehri boylarınca yayıldılar. Kimmerler'in bu ilk göçleri en eski destani Gürcistan tarihi olan "Kartlis-Çkhovrebe"da kartli (Gürcistan) ve komşularını esarete aldıkları ilk seferi diye anılmaktadır.

Daha sonraları Kızılırmak ve Adana Bölgesine kadar hakim olan Kimmerler'den Trabzon-Bayburt arasındaki Kemer dağı Rize Çayeli İlçesi çıkışındaki Kemer köyü Kızılırmak boyundaki Gemerek ile Kars'ın doğusunda yer alan Ümrü gibi coğrafya adları günümüze kadar gelmiştir. Aşağı Tuna ve Karpatlara kadar Doğu Avrupa'ya hakim olan Sakalar M.Ö. 680 yılında kendilerine itaat etmeyen son Kimmerler'i de yenerek Azerbaycan ve Gürcistan'a yayıldılar. Saka Kralı MADOVA'nın M.Ö. 626'da Medler'ce hile ile öldürülmesi üzerine Heredot'un andığı "Asya'da 28 yıl süren Sakaların hakimiyetleri" sona erdi.

Saka göçleri sırasında Aşağı Çoruh ve Rize-Batum arasına "Kalaç" adlı bir Türk boyu yerleşmiştir. Bu boyun yerleştiği bölgeye M.S. 150 yıllarında yazılan PTOLEMEUS'un coğrafyasında Kalarzen Gürcü kaynaklarda ise Klarc-et (=Klarç yurdu) denmektedir. BAtom -Rize arasında güneyden Karadeniz'e esen sıcak rüzgarlar hala "Kalaş yeli" olarak anılmaktadır. Ayrıca Rize yöresindeki Türkmen/Oğuz topluluğu içinde yer alan Askur Boyunun Rize'nin doğusundaki Askoroz çayı diye bilinen çaya adını vermiş olması gerektir. Yine Sakaların Horosan kolunun gelen Arşaklar ve Balkarlar Bayburt çevresi Çoruh vadisi boyunca yerleşmişlerdir. Bu yüzden Bayburt ve İspir'in kuzeyindeki sıra dağlara günümüze kadar ve hece kaymasıyla "Balkal" ve buradan güneye doğru esen yağmur getiren rüzgara da "Balkal yeli" denile gelmektedir. Rize'de Hemşinlilerin en güzel yaylaları Baykal dağlarındadır.

Koloni Dönemi

M.Ö. 670 yılında Ege'de yaşayan Milletoslu denizciler Marmara ve Karadeniz kıyılarında Plinius'un tarihine göre 10 kadar empeion (Pazar yeri) adı verilen ticari nitelikle liman şehirleri kurmuşlardır. Bu arada Rize'nin de Kolonize edilmiş olması kuvvetle muhtemeldir. Tarihi akış içerisinde M.Ö. 7 YY sonlarında Kimmer akınlarının Anadolu'yu kargaşaya sürüklemesinden faydalanan Medler'in yöreyi istila girişimleri M.Ö. 550'de Med krallığını yıkan Pers kralı II. Kiros'un aynı şekilde ki istila hareketleri yöredeki savaşçı kavimlerin karşı koymaları nedeni ile Rize çevresinde başarılı olamamışlardır.

Büyük İskender'in Pers kralı III. Darius'u kesin bir yenilgiye uğratması ile eline geçirdiği Anadolu Hakimiyeti M.Ö. 323 senesine kadar sürmüştür. Büyük İskender'in ölümü ile İmparatorluğun devamı niteliğinde olan Pontos Koppodkida Bithynia gibi krallıklar kurulmuştur. Ancak Trabzon Rize gibi bir takım serbest şehirler bu krallıklara bağlı olmadan varlıklarını sürdürmüşlerdir.

Pontos Ve Selçuklular Dönemi

İskenderin ölümünden sonra Komutanları ve Satraplar arasında çıkar egemenlik savaşlarında bağımsızlığını ilan eden Mitridates Kitistes Karadeniz kıyısında Sinop dolaylarına doğru genişleyen Pontos krallığını kurdu. Pontos kralı Farnakes M.Ö. 180'de Rize'yi İşgal ederek krallığı topraklarına kattı.

M.Ö. 5. Yüzyılda Karadeniz'in kuzeyini gezen Herodot sakaların "Alazon" (+Alazlar) boyundan söz eder. M.S. 23-79 yılları arasında yaşayan Romalı PİLİNUS aynı yörede "Laz'lar" (Laz'oi) adlı bir kavim yaşadığını bildirir. 131 yılında Karadeniz kıyılarını gemi ile dolaşan Romalı ARRİANOS Karadeniz'in doğusunda hakim olan Lazlardan bahseder. Rize M.S. 10-395 yılları arasında Roma 395 yılından itibaren de Bizans hakimiyeti altında yer almıştır.

Sakaların Kars Iğdır kesimine yakın Gökçegöl ile Alagez dağı arasında yaşayan bir boyu olan Amadunuler 626 yılında İranlıların baskısından kurtulmak için Boy Beyleri Hamam'ın öncülüğünde Çoruh ırmağını aşıp Rize'nin Dampur adlı ıssız yerini şenlendirerek ve bu yöreye HAMAM-A ŞEN (Hamamın şenliği) adını vererek yerleşip yurt tuttular. Bu yöreye bu gün Hemşin denmektedir. 646 yılında yöre Araplar tarafından vergiye bağlanmış olup 737 yılında da kısa bir süre Araplar'ın eline geçmiştir.

XI. Yüzyıldan itibaren Rize'ye Türkmenlerin akınları yoğunlaşır. 1071 Malazgirt zaferi ile birlikte Bizans'tan feth edilen bölgelerde Türk emirlikleri kurulurken Erzurum-Saltukluları da Çoruh nehri boyları ile birlikte Rize bölgesini hudutları içine aldılar. Alpaslanoğlu Sultan Melikşahın emirlerinden Ebu Yakup ile Emir İsa Böri adındaki Komutanlar 24 Haziran 1080 Posof-Kol zaferi ile Apkaz-Gürcistan krallığını yenerek Giresun'un batısına kadar olan Doğu Karadeniz bölgesinde Bizans'ın Hakimiyetine son verdiler. Böylelikle Büyük Selçukluların yükselme devrinde tüm Anadolu ile birlikte Rize de Selçukluların hakimiyetine girmiştir.

Bu gelişmelerden sonra 100 bin nüfuslu Çepni'ler ile Kürtünler Doğu Karadeniz kıyılarına ve Rize'nin İkizdere kesimine yerleştirildiler. 1098 yılında Danışmenlilerin yöreye kısa bir dönem hakimiyetleri söz konusudur. Ancak Haçlı seferleri yüzünden canlanan Bizanslar 1098'de Trabzon ve Rize kesimini Emirüssevahil Sülübey'den aldılar. Çoruh vadisinde yerleşmiş olan Kıpçak boyundan Kubasar ailesi ve taraftarları 1195 tarihinde doğudan yeni-Kıpçakların gelişinden rahatsız olarak Bizans idaresindeki Rize ve Trabzon bölgesine gelip yerleşmişlerdir. İkizdere ve Sürmene'deki 60 aileden çok Kumbasar oymağı bunların torunlarıdır. IV. Haçlı seferinde Frenklerin İstanbul'u işgali üzerine baskıdan kaçan KOMMENLER soyu 1204 yılında Rize'yi de içine alan TRABZON PONTOS RUM imparatorluğunu kurmuşlardır.

Osmanlılar Dönemi

Trabzon Rumları 1456 yılından itibaren Osmanlı devletine vergi vermeye başlamış 1461 yılında Trabzon'u feth eden Fatih Sultan Mehmet 1470 yılında Ali Paşa ismindeki Komutan tarafından Rize ve çevresi Türk egemenliği altına alınmıştır. Böylece Anadolu Türk birliğine katılan Rize bölgesine 1461 yılı ve sonrasında Çoruh Amasya Samsun ve Tokat'tan; 1466 yılında yıkılan Karamanoğlu Beyliği bir daha canlanmasın diye Konya yöresinden; 1501 yılında Şil Şah İsmail'in yıktığı Sünni Akkoyunlulardan Tebriz ve öteki bölgelerden kaçanlardan; 1515 yılında Dulkadırli beyliği kaldırılınca Mara-Elbistan Türkmenleri Trabzon ve Rize yöresine yerleştirildiler.

Yavuz Selim devrinde Trabzon'un doğusundaki dirliklerden bazıları ünlü Oğuz boyu Çepniler'in elinde idi. Fakat Çepnilerin Trabzon'un doğusundaki yerlere ve bilhassa Rize bölgesinde yerleşmeleri sonraki yüzyıllarda olmuştur. Gerçekten Çepniler karada ve denizde yiğitçe mücadele vererek oralarda kalabalık topluluklar halinde yurt tutmuşlardır. Bilhassa Rize şehri ve bölgesinde Çepniler yoğun bir şekilde yerleşmişlerdir. Şimdi Rize şehri ve bölgesinde sadece Türkçe konuşulmasının sebebi bu yoğun Çepni yerleşmesidir. Zamanımızda Rize bölgesindeki köylerde Çepni adlı ailelere rastlandığı gibi Çepni bu yörede "yiğit" "gözü pek" "cesur ve çetin" adam manasına geliyor.

Yavuz Sultan Selim'in sancak beyliği sırasında Annesi Gülbahar Hatun Sultan Rize'ye gelerek kendi adı ile anılan camii yaptırmıştır. 19. Yüzyılın başlarından itibaren Rize'de Tuzcuoğullarının isyanı değişik tarihlerde birkaç kez tekrarlanmıştır. 1834 yılında bu isyanlara son verilerek Tuzcuoğulları Rumeli de iskan edilmişlerdir.

Rize 1867 Vilayet Nizamnamesine göre Trabzon Vilayetinin merkez sancağının 6 kazasından biri durumundadır. 1877 yılında merkez sancağa bağlı nahiye olmuştur. 1877-1878 Osmanlı Rus savaşının ardından Lazistan sancağı kurulunca Rize hem kaza hem de bu sancağın merkezi oldu. Birinci Cihan savaşında 9 Mart 1916 tarihinde Rize Rusların işgaline uğramış 2 Mart 1918 de bağımsızlığına kavuşmuştur.

Cumhuriyet Dönemi

Cumhuriyet dönemine kadar sancak merkezi olan Rize 20 Nisan 1924 tarihinde Vilayet olmuştur. 2 Ocak 1936 tarihinde yürürlüğe giren 2885 sayılı Kanunla Erzurum'dan Yusufeli ilçesi Rize'de Pazar ilçesinden sonraki arazi parseli ilçe ve bucaklar alınmak sureti ile bugünkü Artvin ili Çoruh adı ile vilayet haline getirilmiş ve Rize ili de tek ilçesi olan Pazarla kalmıştır. Bugün ise Pazar ilçesi ile birlikte 12 ilçesi bulunmaktadır.Atatürk'ün Rize'yi ziyareti "Atatürk'ün Sonbahar Seyahatleri" adlı kitapta şöyle anlatılmaktadır

Atatürk 17 Eylül 1924'te saat 17 sıralarında Hamidiye Kravüzörü ile Rize'ye gelmiştir. Vali kumandanlar ve halk motorlar ve kayıklarla karşılamaya çıktılar büyük ve coşkun halk tabakaları karşılama için her türlü hazırlıkları yapmışlardı. Silah sesleri ve coşkun alkışlarla büyük misafir selamlandı.Çeşitli heyetler karaya ayak basmış bulunan Reisi Cumhuru büyük bir coşkunlukla karşılamışlardır.

Her tarafı bayraklarla donatılmış olan Rize bir bayram yeri haline döndü Reisicumhur hazretleri hükümet konağına ve bunu takiben belediyeye halk fıkrası ve kumandanlığa teşrif etti. Görüşmek için gelen heyetler de kurbanlar keserek kendilerine büyük sevgi gösterilerinde bulunmuşlardır. Geceleyin fener alayları düzenlenerek bu sevinç devam ettirilmiştir.

Reisicumhur ayrıca bir hoca heyetini de kabul etmiştir. Bu heyet sunmuş oldukları dilekçede kapatılmış bulunan medreselerin açılmasını arz etmişlerdir.Gazi Paşa Hazretleri memleket ve millet için nelerin tehlikeli olacağını ihtar ederek bu heyete özet olarak aşağıdaki sözleri söylemiştir.: "Mektep istemiyorsunuz halbuki millet onu istiyor bırakınız artık bu zavallı millet bu evladı memleket yetişsin medreseler açılmayacaktır millete mektep lazımdır." Gazinin bu açıklamaları "Bravo" sesleri ile alkışlanmıştır.

17 Eylül 1924 tarihinde Atatürk'ün Rize'ye teşrif ettiklerinde misafir kaldığı ev bu gün Atatürk Müzesi olarak halkın ziyaretine açıktır.

NÜFUS VE ÖNEMLİ GÜNLER

Rize'de nüfusun dağılışını belirleyen temel faktör yer şekilleridir. Yerleşmeye elverişli düz alanların az bulunması, yerleşme merkezlerinin sahil şeridinden ve akarsu vadilerinde kurulmasını zorunlu kılmıştır. Nitekim merkez ilçe de dahil olmak üzere 12 ilçenin 6 tanesi sahil şeridinde, diğer ilçelerin tamamı ve köylerin önemli bir kısmı da akarsuların taraça düzlüklerinde kurulmuştur.

Ayrıca içerilere doğru engebenin çok artması iç bölgenin tenha olmasına yol açmıştır. Bunun sonucu olarak ortalama 86 olan nüfus yoğunluğu sahil şeridinde 100'ü geçmektedir. Bir başka deyişle Rize'nin sahil şeridi Türkiye'nin en yoğun nüfuslu yerleri arasında olduğu gibi ortalama nüfus yoğunluğu bile Türkiye ortalamasının (69) çok üzerindedir.

Yüzölçümü: 3.920 km²  
Denize Uzaklığı=
0

Nüfus:365.938 (2000)  
Rakım(Deniz Seviyesinden yüksekliği):
6 mt

İl Trafik No: 53  ve Telefon Kodu: +90 464
İlçeler: Rize (merkez), Ardeşen, Çamlıhemşin, Çayeli, Derepazarı, Fındıklı, Güneysu, Hemşin, İkizdere, İyidere, Kalkandere, Pazar
Turistik yerler: Andon ve Çamlık orman içi dinlenme yerleri , Ayder , Cimil , Çat , Başhemşin , Ovit ve Palovit yaylaları , Ayder kaplıcası , Andon ve Şimşirli içmeleri , Rize , Çayeli ve Pazar (kızkulesi ) kaleleri , Kale- i Bala , İslam Paşa , Gülbahar ve Cafer Paşa camileri
Komşuları: Bayburt, Erzurum, Artvin, Trabzon

İl Kültür Müdürlüğü
Tel: (464) 213 04 26 - 213 04 28
Faks: (464) 213 04 28

Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürlüğü
Özel İdare Tesisleri Müftü Mah./RİZE
Tel: (0 464) 213 06 34
Faks: (0 464) 213 04 28

Müzeler
Rize Müzesi, Adres: Rize Tel: (464) 214 02 35
Etnografya Müzesi, Adres: Müftü Mah. Kirazlık Sok. No:2 - Rize,Tel: (464) 213 04 29

ŞENLİKLER & FESTİVALLER ve ÖNEMLİ GÜNLER

Mahalli Kutlama Adı : Rize Çay ve Turizm Festivali
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Rize - Merkez
Başladığı İlk Tarih : 1978
Kutlama Tarihi : Haziranın 3. haftası ,Süre : 3 Gün

Mahalli Kutlama Adı : Pazar Kültür Sanat ve Spor Festivali
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Pazar
Kutlama Tarihi : 1 - 30 Ağustos ,Süre : 1 ay

Mahalli Kutlama Adı : Geleneksel Boğa Güreşleri
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Çamlıhemşin
Başladığı İlk Tarih : 1995
Kutlama Tarihi : 20 Haziran ,Süre : 1 Gün

Mahalli Kutlama Adı : Yeşil Altın Gümüş Deniz
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Fındıklı
Başladığı İlk Tarih : 1980
Kutlama Tarihi : Ağustosun 4. Haftası ,Süre : 2 Gün

Mahalli Kutlama Adı : 4. Çayeli Kültür ve Sanat Festivali
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Çayeli
Kutlama Tarihi : 27 - 29 Ağustos ,Süre : 3 Gün

Mahalli Kutlama Adı : Atmaca 53
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Ardeşen
Başladığı İlk Tarih : 1990
Kutlama Tarihi : 2 - 4 Eylül ,Süre : 3 Gün

Mahalli Kutlama Adı : 3. Hemşin Bal, Kültür ve Turizm Şenlikleri
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Hemşin
Kutlama Tarihi : 12 - 13 Ağustos ,Süre : 2 Gün

Mahalli Kutlama Adı : İkizdere Güneyce Varda Yayla Şenliği
Kutlamanın Yapıldığı Yer : İkizdere
Başladığı İlk Tarih : 1993
Kutlama Tarihi : Ağustosun 3. Haftası ,Süre : 2 Gün

Mahalli Kutlama Adı : Anzer Balı Şenlikleri
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Anzer
Başladığı İlk Tarih : 1993
Kutlama Tarihi : Ağustosun 4. Haftası Süre : 2 Gün

Mahalli Kutlama Adı : İyidere Deniz Şenlikleri
Kutlamanın Yapıldığı Yer : İyidere
Kutlama Tarihi : 8 - 10 Temmuz ,Süre : 3 Gün
Dünya Rizeliler Günü:
Başladığı İlk Tarih : 2007
Kutlama Tarihi : 25-26 Ağustos Süre : 2 Gün

Mahalli Kutlama Günleri:
Atatürk'ün Rize'ye Gelişi,Rize 17 Eylül

Mahalli Kutlama Adı : Dağcılık ve Turizm Şenliği
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Çamlıhemşin
Kutlama Tarihi : Temmuzun 2. Haftası

Mahalli Kutlama Adı : Han Düzü Yayla Şenlikleri
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Güneysu
Kutlama Tarihi : 15 Ağustos ,Süre : 1 Gün

KURTULUŞ GÜNLERİ

Mahalli Kutlama Adı : Rize'nin Kurtuluşu
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Rize - Merkez
Başladığı İlk Tarih : 1918
Kutlama Tarihi : 2 Mart
Süre : 1 Gün

Mahalli Kutlama Adı : Çayeli'nin Kurtuluşu
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Çayeli
Başladığı İlk Tarih : 1918
Kutlama Tarihi : 9 Mart
Süre : 1 Gün

Mahalli Kutlama Adı : Pazar'ın Kurtuluşu
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Pazar
Başladığı İlk Tarih : 1918
Kutlama Tarihi : 10 Mart
Süre : 1 Gün

Mahalli Kutlama Adı : Ardeşen'in Kurtuluşu
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Ardeşen
Başladığı İlk Tarih : 1918
Kutlama Tarihi : 10 Mart
Süre : 1 Gün

Mahalli Kutlama Adı : Fındıklı'nın Kurtuluşu
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Fındıklı
Başladığı İlk Tarih : 1918
Kutlama Tarihi : 11 Mart
Süre : 1 Gün

1997 Yılı Genel Nufüs Sayım sonuçları

YILLARA GÖRE NUFÜS

2007 316.252

2000

365.938

1997

333.569

1990

348.776

1985

374.206

1980

361.258

1975

336.278

1970

315.700

1965

281.099

1960

248.930

Rize Köylerinin (353 Köy) merkeze uzaklıkları ve nufüs sayım sonuçları (2000) ve ilçelere göre seçim sonuçları , Tüm İller ve İlçeler

Yerleşim ve Geleneksel Mimari

Yerleşim Türü
Rize’de yerleşim bütün Karadeniz’de olduğu gibi dağınıktır. Maksat; arazide gidiş geliş zor olduğundan,  mümkün olduğunca mesafeyi azaltmak yani araziye yakın olmaktır. Bu nedenle  evler arazinin üstüne kurulmuştur. 

Rize dik yamaçlı vadileri,doruklara ulaşılabilir dağları, buzul gölleri,zümrüt yeşili yaylaları,tarihi kemer köprüleri ve kaleleri,çoşkun akan dereleri ile çok özel bir turizm beldesidir. kano, deltaplan, dağ,kayak,terkking gibi bir dizi hobi turizm etkinliğine uygun doğaya güvenilir ve içtenlikli bir ortama sahiptir.

Doğuda Artvin, Güneyde Erzurum ve Bayburt, Batıda Trabzon ve Kuzeyde Karadeniz ile sınırlı olan rize çok engebeli olan bir arazi yapısına sahiptir.deniz kenarlarındaki dar vadi ağızları hemen hemen hiç yoktur. Yüksek rakımlı tepeler arasındaki en yüksek nokta olan Kaçkar (3932 m) yaz kış kar tutar.Kaçkar dağının doğal yapısı bir çok kış sporu yanında trekking ve dağcılık için de topografyaya sahiptir. Dağ kayağı için Kaçkarlar doğal bir pist görünümündedir.

Rize ili toprakları Kuzey Anadolu kıyı dağlarının yüksek kesimlerinden doğarak Karadeniz'e dökülen irili ufaklı bir çok akarsu ile bölünür.En önemlileri Fındıklı deresi, Büyükdere,Pazar Deresi,Karadere,İyidere ve Fırtına Deresi'dir.Bu dereler çeşitli yerlerde,şelalerle süslenir, Alabalık cinsinin en iyileri bu derelerde yetişir.Rize'deki göller,dağların yüksek kesimlerinde buzulların aşındırması neticesinde oluşmuş buzul göllerdir.bu göller Çamlıhemşin ve İkizdere'nin sahip olduğu doğa harikalarıdır

Konut:
Ev yapımında taş ve ağaç kullanılmaktadır. Aile imkanlarına göre değişmekle birlikte genelde evler iki  katlıdır. Alt kat taş üstü ahşap ve yerli kiremitle örtülüdür. Burada nemden kurtulmak  için en iyi malzemeye yapı türü seçilmiş durumdadır. Zemin taşla örüldükten sonra üst kısım “dolma taş” da denen bir teknikle  ağaç ve taş birlikte kullanılarak örülür. Dıştan sıvasız olmakla birlikte içten sıvalı ve tahta  kaplıdır. Kullanılan ağaç bu bölgeye en dayanıklı olan kestane ağacıdır. 

Zemin kat depo veya ahır olarak  kullanılabilir. Üst kat ilk giriş ocağın bulunduğu mutfaktır. Yiyecekler burada bulunan ocakta hazırlanır, zemin  topraktır. 

Buradan diğer odalara açılan salona geçilir. Yatak veya misafir odalarına dışarıdan bir  başka giriş daha vardır. Kimi konaklarda tekrar bir üst kat ve yatak odaları vardır. Oda içleri çok güzel düzenleme ve  süslemeyle göz alıcıdır.

<< SERENDER (NAYLA)

Nayla yada serender denilen ve mısır ambarı olarak kullanılan küçük yapılar eski evlerin vazgeçilmez komşularıydılar. Her evin yanında görülen küçük, zarif, ahşap yapılar, eski mimarinin en güzel mümessilleri ve ağaç oyma bölümleri ile, en güzel ağaç oyma eserleri idiler.

Serenderlerin mimari güzelliklerini ve zarafetlerini bir tarafa bırakarak işlevlerine bakalım. Esas maksat, o dönemin ekmek hammaddesi olan mısırı kurutmak ve saklamaktı. Mısırdan başka ceviz ,fındık, hurma ve fasulye de naylalarda kurutulurdu. Bunların çürümeden kuruyabilmesi için naylalar karşıdan karşıya rüzgâr geçecek şekilde yapılmışlardır. Ahşaptan kafes biçiminde delikli olarak yapılan naylanın bir veya iki çeperi içeriye devamlı hava girmesine sebep olur ve kurutma işlemini yerine getirir.Dört direk üzerine kurulan naylanın altı tamamen boştur. Dört adet direk üzerinde birer yuvarlak ağaç tekerlek bulunur ve onların üzerine de nayla yerleştirilmiştir. Bu ağaç tekerleklerin sebebi naylaya fare ve diğer zararlıların çıkmasını engellemek içindir. Yine aynı sebeple sabit bir merdivenleri de yoktur. Naylaya çıkılacağı zaman portatif merdiven getirilerek, naylanın merdiven dayamak için özel olarak bırakılan çıkıntısına dayandırılır ve öylece yukarıya çıkılır.

 

RİZE'DE EĞİTİM

OKUL Öncesi Eğitim
Okul  öncesi eğitim, kreşlerle başlatılabilir. İlimizde Milli Eğitim Müdürlüğü  yönetiminde kreş bulunmamaktadır. Fakat biri Devlet Hastanesine,biri PTT’ye ve biri de Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğüne  bağlı olarak hizmet veren toplam  3 adet kreş faaliyettedir.
İlköğretim
1997-1998  eğitim-öğretim yılına kadar ilköğretim iki kademeden oluşmakta idi. İlköğretimin birinci  kademesi  ilkokul adı altında örgütlenmişti. 5 yıllık olan bu süre zorunlu idi. 5 yılı bitirenlere ilkokul diploması  veriliyordu. İlköğretimin 3 yıllık olan ikinci kademesi zorunlu değildi. Bunlara ortaokul öğrencileri  deniyor ve bu  okulları bitirenlere ortaokul diploması veriliyordu.
Özel Eğitim:
İşitme Engelliler Okulu
1981-1982 öğretim yılında açılan Çaykent İşitme Engelliler Okulu, yatılı olup çevre illerin çocuklarına da hizmet  vermektedir. Bu okula 1987-1988 öğretim yılında orta sanat bölümü ilave edilmiştir.
Zihinsel Özürlü Çocukların Eğitimi
Önemli bir ihtiyacı karşılayan eğitilebilir çocuklar özel eğitim sınıfı ilimizde ilk defa 1992-1993 eğitim ve  öğretim  yılında açılmıştır.
1992-1993 öğretim yılında açılan öğretilebilir çocuklar okulu , 22’si erkek, 27’si kız olmak üzere 49 öğrenci ile  öğretimine devam etmektedir.
Rize’de Okur-Yazarlık Durumu
1927’de okur-yazarlık  oranı %11 iken bu oran 1997’de %85’e ulaşmıştır. Rize genelinde erkeklerin %95’i kadınların  %70’i okuma yazma bilmektedir. Okur yazarlık oranı yaş grubuna göre ele alındığında durum daha  farklıdır. 14-44 yaş grubundaki  erkeklerin %98’i kadınların %86’sı okuma yazma öğrenmişken, 44 yaşın üzerindeki nüfusa erkeklerin  %12’si ve kadınların %60’ı okuma yazma bilmemektedir.
Halk Eğitimi
Halk  eğitim merkezi müdürlükleri, gerek köylerde gerekse kasaba ve şehirlerde her zaman ve her yerde, yaş cinsiyet  ve eğitim farkı gözetmeksizin bütün vatandaşlarımıza hitap eder tarzda eğitim hizmeti vermektedir. Halk eğitim  faaliyetlerine katılanların amaçları çok ve değişik olabilir.
Rize Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
3837 sayılı kanunla kurulan Rize İlahiyat Fakültesi, 1993-1994 Eğitim-Öğretim yılında 32 öğrenci ve 3 öğretim elemanı   ile eğitim-öğretime başlamıştır. 1997-1998 Eğitim-Öğretim yılında 9 kişiyle ilk mezunlarını vermiştir.
Rize Üniversitesi  Su Ürünleri Fakültesi
Fakülte, 3837 sayılı kanunla kurulmuş ve 1993 yılında hizmete açılmıştır. İlk  öğrencilerini 1994-1995 eğitim öğretim  yılında alarak faaliyete geçmiştir. Rize Merkez Çarşı Mahallesi Hacı Eşref Caddesi’nde eski Sağlık Meslek Lisesi binasında faaliyetini halen sürdürmektedir.
Rize  Üniversitesi  Fen- Edebiyat Fakültesi
Fakülte, 3 Eylül 1997 gün ve 23099 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan 1/9/1997 tarih ve 9892 sayılı Bakanlar kurulu  Kararı ile kurulmuş olup, Rize Merkez Engindere Mahallesi’nde hizmete  açılmıştır.
Rize  Üniversitesi  Eğitim Fakültesi
Karadeniz Teknik Üniversitesine bağlı olarak 2809 sayılı Kanunun Ek-30. Maddesine göre Bakanlar Kurulu Kararı ile  1/9/1997 tarihinde Fakültenin kurulması  kararlaştırılmıştır. Fakültenin bölümleri; İlöğretim Bölümü, Eğitim ve Bilimleri bölümleri, Bilgisayar ve Eğitim Teknoloji Bölümü.
Rize Meslek Yüksekokulu Eğitim Bölümleri
Teknik Programlar Bölümü, İnşaat Programı,  Makine Resim Konstr. Programı, Çay eks. Programı, Elektrik Programı, İklim  Soğutma Programı, İktisadi İdari Programlar Bölümü, Muhasebe Programı, İşletme Programı.
Rize Üniversitesi  Fındıklı Meslek Yüksekokulu
Yükseköğretim Genel Kurulunun 23/1/1996 gün ve 96.1.6 sayılı kararı ile kurulun K.T.Ü Fındıklı Meslek Yüksekokulu,  1998-1999 Fındıklı Meslek Yüksekokulu, 1998-1999 öğretim yılında Eğitim-Öğretime başladı